Oyuncularla çalışın

Oyuncularla çalışın-campaigntr

Gaming İstanbul için kullandığımız bir slogan var: “Oyunlar, yeni Hollywood.” Gerçekten de öyle. Oyun sektörü, yıllık ciro bazında sinema sektörünü geçtiğimiz yıl geride bıraktı ve dizilerle yarışıyor. Yakında otomotiv, sağlık sektörleriyle yarıştığını göreceksiniz.

Türkiye’de 30,8 milyon aktif oyuncu var. PUBG Mobile gibi bir oyunu ayda 6,2 milyon insan oynuyor, yine PUBG LITE bir haftada 700.000 oyuncuya ulaşıyor. Oyun kavramıyla yeni tanışanlar için şaşırtıcı olabilir, ama benim için değildi. İnsan doğası kendini test etmek ister. Oyunlar, iletişimin yeni hali ve oyun sektörü kendi markalarını, kavramlarını, ünlülerini yaratarak korkunç bir hızla büyüyor. Rakam vermek gerekirse, Türkiye ve Ortadoğu’da sektörün yıllık büyüme hızı %24,7 civarında.

Dünya değişirken, oyuncular da değişti. Oyun sektörüne hizmet veren yan sektörler de dahil, pek çok sektör bu değişimi yakalayamadı. Oyuncuları loş odalarında, neon ışık saçan bilgisayarlarının başında, günde yirmi saat boyunca iletişim kurmadan oyun oynayan genç erişkin tüketiciler olarak gördüler.

Gerçek hiç de öyle değil. Oyuncular artık renkli sosyal hayatı olan, aktivitelere katılan, eğlenmeyi seven, her yaştan insanlar. Oyun etkinlikleri, oyun fuarları da oyuncuların kendileri gibi oyuncularla, oyun profesyonelleriyle bir araya geldikleri dev buluşma noktaları.

Oyuncular gittikçe sosyalleşirken, oyuncu markaları da bu etkinliklere daha etkileyici şovlarla geliyorlar. Bu yıl Epic Games’in Gaming İstanbul’daki Fortnite etkinlikleri bir örnek. Fuar boyunca onbinlerce kişi Fortnite dans yarışmasında yeteneklerini göstermek, Fortnite oynayan internet yayıncılarıyla birlikte olabilmek için oradaydılar.

Oyunlar ve oyun sektörü, dev bir gerçek. İnsan beyninin evrimiyle yakından ilgili bir gelişim bu. İnsan doğası, test edilmek ister. Bazen bilgisayar tarafından, ama çoğunlukla kendisi gibi zeki insanlar tarafından. Battle Royale ve benzeri oyunların yükselişinin sırrı da burada. Oyun etkinliklerinde, oyuncularımıza kendilerini diğer oyuncularla, eşit şartlarda test etme imkanı sağlıyoruz ve büyük ilgi çekiyor. Sayı vermek gerekirse, Gaming İstanbul’un ziyaretçi sayısındaki yıllık artış %30 civarında, ve sadece Türkiye’den değil, 17 ülkeden insan 30 Ocak – 2 Şubat tarihlerinde İstanbul’a akın ediyor.

Tabii, oyuncuları bir markaya, etkinliğe, turnuvaya çekebilmek için, bir şart var: Oyuncuları anlamak. Oyuncular ortalamanın üzerinde zeki, problem çözmeyi seven, genel kültüre sahip, aktif bir tüketici grubu. Bu kültürün içinde doğmadıysanız, ne yazık ki onları anlamanız ve onlarla konuşmanız mümkün değil. Oyuncular, oyunculara saygı duyar ve sizi de test ederler. Kendilerini ettikleri gibi.

Türkiye dünya oyun sektörü için çok önemli bir pazar ve önemi gün geçtikçe artıyor. Doğru adımları atan markaların, 30.8 milyon oyuncunun ilk tercihi haline gelmemeleri için hiçbir sebep yok.

Bizim Gaming İstanbul, Vardiya, Kalkgel ve diğer etkinliklerimizle ilgili sırrımız ne? En çok duyduğum soru bu. Neden oyuncular bizim etkinliklerimize geliyor ve gelmeye devam ediyorlar?

Cevabı, ekiplerimizdeki herkesin oyuncu olması ve oyuncu olarak hayal ettiğimiz etkinlikleri yaratmamız ve markalar için fark yaratan, satışa direkt etkisi olduğunu bildiğimiz, içeriklerini marka dostu üreten başarılı isimlerle çalışmamız. Pintipanda, EasterGamersTV, Can Sungur ve Kalkgel Team gibi.

Oyun sektöründe başarılı olmak isteyen markalara da tek tavsiyem var: Oyuncularla çalışın.

 

Meriç Eryürek,

Gaming İstanbul Marka ve Pazarlama Müdürü, Vardiya “Marka İşçileri” Oyun ve Etkinlik Ajansı Kurucusu, Bahçeşehir Üniversitesi BUGLABS yarı zamanlı öğretim görevlisi

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 89. sayısında yayımlandı.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.