Omar Oakes: Yapay zeka bizden akıllı olabilir mi?

Campaign Global Teknoloji Editörü Omar Oakes, Burger King’in yapay zeka ile yaptığı reklamlara gülmemizin altında büyük bir korkunun yattığını anlatıyor.

Geçtiğimiz günlerde Burger King, yapay zeka ile üretildiğini iddia ettiği televizyon kampanyasını yayına aldı.

Reklamda dış ses anlamsız cümleler kuruyor: “Üzerinde uyumak için marul yatağı ve ekstra uyku için mayonez yatağı.”

Burger King, “Yeni reklamlar yaratmak için bir derin öğrenme algoritması tasarladık” diyor. Bu algoritma, yeni reklamları yaratmak için daha önce çekilmiş reklamların saatlerce süren görüntülerinden yararlanmış (kaldı ki bu reklamlar, markanın reklam ajansı David Miami’nin tamamen insan olan metin yazarları tarafından yazılmıştı).

Reklam filmleri eğlenceli ve bir süredir bu telden çalmaya devam eden Burger King’in karakterine de uygun. Marka bu mantıkla “Whopper neutrality” ve “Google home of the Whopper” kampanyalarını hayata geçirmiş, Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nde Grand Prix kazanmıştı.

Ama bu reklamı komik bulmamızın başka bir nedeni var. Hepimiz, kalbimizin derinlerinde bir yerde yapay zekadan ve teknolojinin bizi lüzumsuz maymunlara çevirme ihtimalinden müthiş korkuyoruz.

Bu, basit bir yaratıcı kibirle bezenmiş kırılgan egolarımıza karşı yapılmış bir güç gösterisinden fazlası değil: Makineler hiçbir zaman gerçek anlamda yaratıcı olmayacaklar ve çıkardıkları gülünç sonuçlar onları başarısızlığa sürükleyecek.

Ne var ki gerçekte yapay zeka, yaratıcı dünyada 10 yıl önce düşünülemeyecek bir kapsama ulaştı. Şu anda sahne sanatları ve müzik alanlarında nelerin başarılabildiğini görmek için “Android Lloyd Webber” ve “Aiva Technologies” araması yapmanız yeterli.

Yapay zeka kullanılarak elde edilen yaratıcı mükemmeliyet, aslında reklam sektöründe yerini aldı bile. J Walter Thompson Amsterdam tarafından hayata geçirilen ve Cannes Lions 2016’nın inovasyon kategorisini silip süpüren “The next Rembrandt”ı hatırlayın. DeepMind’ın yapay zeka programları kullanarak nasıl resim yaptığını gördünüz mü? Peki ya MullenLowe ve Royal Caribbean International’ın fotoğraf galerilerine soundtrack yaptıklarını biliyor musunuz?

Yapay zekanın potansiyeliyle ilgili bilgilerimizi göz önünde bulundurduğumuz zaman, Burger King’in reklamı gibi kaba bir örneğin, her zaman en yeniyi yapmayı hedefleyen bir sektörde nasıl var olabildiğini anlamak zor. Yakın zamanda sektörden ayrılan bir ajans kreatifi, sektörde iki çeşit yaratıcı insan olduğunu söylemişti. Birincisi, kendi “deha”larının yerini hiçbir şeyin tutamayacağını düşünen ve yapay zekayı küçümseyenler; ikincisi ise, kendileri çetrefilli müşteri problemlerini çözmeye zaman ayırırken yapay zekayı daha sıkıcı işlerde kullanmaya sıcak bakanlar.

Ama üçüncü bir kategorinin de varlığından bahsedebiliriz: Yapay zekayı biraz daha keşfedip onun farklı düşünce şeklinden (evet, düşünce) nasıl fikirler çıkabileceğini merak edenler.

“Çoğu zaman bir makinenin yaratıcı olabileceğini düşünmeye isteksiz davranıyoruz ve bu biraz da burnu havada bir tavır bence,” diyor ajans kreatifi. “Ama eğri oturup doğru konuşalım, kreatiflerinin çoğunun zamanı ilan yazmakla veya bir kahve markasını ya da internet hizmetini nasıl sattıracağını düşünmekle heba oluyor. Potansiyel olarak makinelerin yapabileceği pek çok şey var ve bu işimizin tehlikede olduğu anlamına gelmek zorunda değil. Aslında bu, insanları daha üst düzey fikirler ve müşteriler için daha fazla değer yaratmak için özgürleştirebilir.”

Burger King, tam da bir abur cubur markasından bekleneceği gibi, bize iyi hissettirecek noktaya parmak bastı, bize gerçekten faydalı olacak noktaya değil.

Ve her yemekte patates kızartması ve hamburger tüketmek size nasıl uzun vadede zararlı olacaksa, yapay zeka konusunda akılsız davranmak da benzer zararlara neden olacak.

 

Omar Oakes

Campaign Global Teknoloji Editörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 82. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.