Ofis Mimarisi: Yemeksepeti

Bu haber Campaign Türkiye’nin Temmuz 2012 sayısında “Her köşesinde bir sürpriz olan Yemeksepeti Kampüsü” başlığıyla ve İç Mimar Selim Şenok imzasıyla yayınlandı.

Mühim olan ofiste sıkılmamak” ilkesiyle tasarlanan Yemeksepeti’nin yeni ofisi tam bir kampüs.

Balmumcu’da bulunan ofisime 14 yıldır  her gün Ortaköy’den Garden74 önünden geçerek gittiğim yol… Buradaki ev tipleri hep aynıdır. 70’ler mimarisinin değişik örnekleri. Tabii arada yıkılıp yeniden yapılan ve hiçbir mimari özelliği olmayan binalar da yok değil. Bu tipik binaların arasında son zamanlarda gözüme takılan modern görünümlü bir bina var. Yeni yeni hareketlenmeye başlamış fakat halen bir tabela yok. Bu yazıyı yazmak için gittiğimizde de yoktu fakat birkaç gün evvel harika bir heykel ile bu sorunu gidermişler ve artık herkes o binanın kime ait olduğunu biliyor: Yemeksepeti.

Birinci şok tavanda

Giriş… Sistine Şapeli’nin Yemeksepeti versiyonu

Mart ayında taşınılan bu binanın iç mimari ve dekorasyonu Erginoğlu & Çalışlar firmasına ait. Tasarım süreci boyunca firmadan bir ekip, mimari ekip ile beraber çalışmış. Daha girişten itibaren insanı etkileyen ve şaşırtan detaylar ve süprizlerle dolu bir bina. Özellikle Yemeksepeti’nin grafik işlerini yapan firmayı kutlamak gerekiyor. Sebebi ise giriş tavanı. Buraya Yemeksepeti’nin çalıştığı tüm firmaların magnetlerinden tek tek yapıştırılarak oluşturulan logo gerçekten inanılmaz… İnsanın aklına Michelangelo’nun Vatikan’daki Sistine Şapeli’nin tavanına yaptığı o muhteşem freskler geliyor.

İkinci şok toplantı salonu

Asansörlü toplantı odası

İkinci şoku ise hemen girişte bulunan toplantı odası ile yaşıyoruz… Sıkı durun!!! Her katta toplantı odası sorununa SON. Bu toplantı odası bir asansörün içine yapılmış. Hangi katta toplantı varsa o kata basıyorsunuz ve içindeki masa, sandalye ve kişiler ile beraber o kata gidiyorsunuz. “Başarılı mimarinin kanıtlarından biri, mimarın amaçladığı gibi kullanılmasıdır” ilkesini destekledikleri ve bu tür değişik fikirlere olumlu baktıkları için Yemeksepeti yöneticilerini de  kutlamak isterim.

Happy hours için ofisten çıkmaya gerek yok

Giriş katı çok haraketli. Satış, finans ve insan kaynaklarının bulunduğu bu kat oldukça kalabalık, ama güzel bir yerleşim ile çok ferah bir ortam yaratılmış. Özellikle aydınlatmaların doğru seçimi de bu ferahlığı destekliyor.

Ofisin her köşesinde kafa dağıtmak için değişik aktiviteler var

Bir alt kata indiğimizde Yemeksepeti’nin kalbi olan server odası karşımıza çıkıyor. Tamamen camdan oluşan bu server odasının ses izolasyonu için oldukça fazla emek harcanmış. Bu katta IT ve grafik bölümleri yer alıyor.

Üçüncü şok masaj alanı

Playstation oynanan koltukların arkası masaj yatağı

Ofis tasarlanırken firma yetkililerinin “Mühim olan ofiste sıkılmamak” ilkesi çok başarılı bir şekilde uygulanmış diye düşünüyorum. Bunu adım adım dolaştıkça daha iyi görüyor ve üçüncü şoku en alt katta yaşıyorum… “Pardon hangi otele geldik” diye sormak geldi içimden. Ama bu katta yer alan call center ve cafe arasındaki masaj alanlarını kim görse aynı soruyu sorardı. Masaj sonrası biraz da kafa dağıtalım derseniz hemen yanıbaşındaki Playstation’ın başına geçebilirsiniz.

Şöyle bir söz vardır: “Akıllıca bir tembellik, budalaca bir çalışkanlıktan iyidir”. Bence Yemeksepeti yöneticileri tam da bu söze uygun şekilde, yaş ortalaması 25-26 olan personele inanılmaz bir imkan sağlamış.

Renkli fikirlerin üretildiği yer

Kayıkta tavla partisi

Gelelim duvarlarında çizgi romanlar bulunan kafeye. Özelliği, çizgi romanların konuşma balonlarının boş olması. Ama balonlar boş kalmıyor, her ay personelden isteyen bunların içine istediği yazıları yazıyor.

Kafeden dışarı çıkınca güzel bir bahçede keyif yapma imkânı buluyorsunuz. Eğer bu arada tavla  oynamak isterseniz, burada bulunan kayığın içinde güzel bir tavla partisi yapabilirsiniz.

Çim üzerinde kayık keyfiyle tavla partisi

Call center ise rengarenk dolapları ile keyifli bir alan haline dönüştürülmüş. Ben de 1-2 defa call center tasarladım. Bizim tasarladıklarımızda minimum yer, maksimum insan mantığı vardı. Burada ise herkese oldukça geniş alan sunulmuş. Özellikle çok aydınlık oluşu büyük avantaj. Rusya, Arap Emirlikleri ve Türkiye’deki Yemeksepeti çağrılarının tümüne buradan bakılıyor. Bu kalabalıkta cep telefonu ile özel konuşma yapmak isteyenler de düşünülmüş. Eskiden Türkiye sokaklarında gördüğümüz sarı-siyah telefon kulübelerinin benzerleri yapılıp her kata konulmuş.

Call center… Çalışanların renkli dinlenme alanı

Bu arada 200 kişinin çalıştığı, resmiyetin minimumda olduğu bu firmada, yazmayı atlamak İstemediğim bir konu daha var; toplantı odalarının isimleri. Hamsi, Kalkan…

Dördüncü şok “dancepool”

Gerçekten her köşesinde şaşırdığımız bu binanın birinci katına çıkarak gezmeye devam ediyoruz. Bu katta yönetici odaları, iş geliştirme ve pazarlama bölümleri bulunuyor. Tamamen açık çalışma alanlarından oluşan bu katta yönetici odalarının da şeffaf camlar ile bölünmesi  büyük sinerji sağlamış. Ama durun dördüncü şoku burada yaşıyoruz… Önce çok sade bir açık bar görüyoruz;  kahve ve çay içmek için ideal… Ama bu sıradan bir bar değil; dikkatli bakıldığında bar tezgahı devam ederek basamak oluyor ve yuvarlak bir podyuma iniyor. Podyumun ortasında da krom bir çubuk… Yoksa bu bir “dancepool” mu? Evet yanılmadınız. Tasarım sırasında bir şaka ile ortaya çıkan bu fikir gerçeğe dönüşmüş. Kullanılmış mı; hayır… Ama ofis daha çok yeni, eminim kullanılacaktır.

Eğitimlerin verildiği hareketli tribün

En üst kat ise bir bilardo masası, hareketli tribün ve büyük toplantı odasından oluşuyor. Sektörel toplantılar ve eğitimler burada yapılıyor. Firma için önemli bir unsur olan “birlikte vakit geçirmek”  için harika bir mekân. Hatta maçlar burada seyrediliyor. Değişik bir tasarıma sahip olan sehpa-odun kombinasyonu görülmeye değer. Daha şimdiden burada yapılacak partileri görür gibiyim.

Spor alanı Telefon kulübesi… Özel cep telefonu görüşmeleri için Kafe… Duvardaki konuşma balonları personel tarafından dolduruluyor Büyük toplantı odası İş görüşmelerinin yapıldığı oda ve Matrix odası Nevzat Aydın’ın odası… Tüm ofisteki şeffaflık yönetici odalarında da devam ediyor Nevzat Aydın’ın odası ‘Kampüs’

Sanki burası ofis değil bir kampüs.

A. Selim Şenok / İç Mimar – SŞ Mimarlık

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.