Ödüller ve ötesi

Her zaman tartışma konusu olacak olan sektörel ödüller, sadece ülkemizde değil yurt dışında da gündemden hiç düşmüyor. Biz kendi endüstrimiz içerisinde tartışmaya devam ederken, diğer sektörlerde de durum farklı değil. Otomotiv, inşaat, tasarım, mimarlık, sinema, tiyatro, magazin, karikatür, fotoğraf kısacası hayatın her yerinde bir ödül platformu karşımıza çıkıyor.

Tartışmanın ana gündem maddeleri ise; bu ödüller hangi amaca hizmet ediyor, ödüller gerçekten sektörel bir fayda mı sağlıyor yoksa organizatörün ticari beklentileri mi öncelikli? Bu konuda ilgili tüm paydaşlara şu soruyu sorduk: ‘Yaratıcı endüstrilerde bir ödül enflasyonu olduğu konusunda artan bir tartışma gündemde ve bu durum yurt dışında da benzerlik gösteriyor. Ödüllerin ticarileşme eğiliminde olduğu, iş sonuçlarına etkilerinin sorgulandığı, marka ve ajans yöneticilerinin jüri toplantılarına ve başvuru süreçlerine ciddi zaman ayırdığı, ödül başvuruları ile ilgili maliyetlerin marka ve ajansları zorladığı, sürekli aynı işlerin farklı yarışmalarda değerlendirildiği, tekrarların oluştuğu, ödüllerin hep aynı marka ve ajanslara verildiği öte yandan yaratıcı ekipleri ve marka çalışanlarını motive ettiği, markaların cesaretli olmalarını destekleyen tekdüze işler yerine inovatif olma ve fark yaratılmasına fayda sağladığı, konkurlarda ajans seçimi için önemli bir referans olduğu, yaratıcı endüstri ve markalardaki başarılı insanların öne çıkmasına fayda sağladığı gibi farklı görüşlerin olduğu ödül ve yarışma organizasyonları için değerli görüşlerinizi rica ediyoruz.’

Ajans, reklamveren, sektörel dernekler, ödül organizatörleri, ajanslar, medya planlama şirketleri, PR şirketleri ve daha birçok isimden bir çok farklı yanıt geldi. Hepsini sayfalarımızda görebilirsiniz ama bir sonuca varabildik mi derseniz, nafile… Bu, hiç bitmeyecek bir tartışma olmaya devam edecek ancak iyi ve kötüyü ayırt edecek, nitelikli olan ve gerçekten fayda sağlayan ödül platformlarının daha çok öne çıkmasını amaçlayan bir kolektif bilinç oluşmaya başladı, bu işaretleri çok net olarak alıyoruz. Özellikle Reklamverenler Derneği Başkanı sevgili Ahmet Pura’nın konuya büyük bir önem ve öncelik verdiğini, dernek bünyesinde bu konu ile ilgili bir komite kurulmasına öncü oluşunu çok yakından takip ediyoruz. Sayfalarımızda da bu komitenin başındaki sevgili Murat Zengin’in açıklamalarını bulabilirsiniz. Ayrıca Reklamcılar Derneği’nin yeni dönem başkanı sevgili Volkan İkiler ile yaptığımız görüşmede ifade ettiği şu cümlenin altını çizerek sektörün dikkatine sunmak istiyoruz: “Farklı yarışmalarda aynı işleri görmenin kimseye bir faydası yok.”

Özellikle ülkemizdeki yarışmaları mercek altına aldığımız bu sayımızda, merakla beklenen Campaign Agency&Brand of The Year listelerinin de açıklanmasına çok az kaldı. 1 Mayıs’ta askıya çıkacak ödül listeleri, 15 Haziran’da PWC incelemesine gönderilecek ve sonrasında düzenleyeceğimiz gece ile bu listeleri sizlerle paylaşacağız. Campaign Türkiye yayıncısı Lift Content Factory olarak bu şeffaf listeyi hazırlıyor olmamız sebebiyle hiçbir sektörel yarışmada jüri davetlerini kabul etmediğimizi, hiçbir yarışma organize etmeyeceğimizi, tüm ödül organizasyonlarına eşit mesafede olacağımızı ve PWC değerlendirme süreci tamamlanmadan hiçbir açıklama yapmayacağımızı bir kez daha hatırlatmak isterim. Campaign Agency&Brand of The Year ile ilgili merak edilen tüm soruları ve metodoloijiyi de sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Yukarıda kısaca belirttiğim Reklamcılar Derneği’nin yeni yönetim kurulunun ve başkanının geçtiğimiz günlerde belli olması sonrasında, yeni dönem başkanı sevgili Volkan İkiler’in de yeni dönemdeki plan ve hedeflerini anlattığı çok samimi bir söyleşi gerçekleştirdik, kendisini bir kez daha tebrik ediyoruz. Oluşturulan yeni yönetim kurulu ve profesyonel ekibin önceki sayılarımızda eleştirdiğimiz yapıdan çok farklı yapıcı ve birleştirici bir anlayışta olduğunu görmek çok sevindirici. Umarım bizlerin de büyük çabası ile muazzam bir 4 yıl geçiren Kristal Elma Festivali de kaybettiği iki yıldan sonra tekrar hak ettiği yere gelerek sektörün en önemli endüstri etkinliği olmaya devam eder. Bu konunun da çok yakından destekçi ve takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Umarım seçimlerden kaynaklanan belirsizlik ortamı dağılır, ülkemiz ve bulunduğumuz sektör tekrar yükselişe geçer.

İyi okumalar dilerim.

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 87. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.