Ödül almak için iş yapmadık, yaptığımız işlerle ödül aldık

TBWA’in son 5 sene içerisinde hem Türkiye’de hem de globalde yaşadığı değişimleri ile uygulanan stratejik modelleri Cem Topçuoğlu ve Burcu Kayımtu ile konuştuk.

Cem Topçuoğlu
Cem Topçuoğlu

 

TBWA\Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanlığı’na atanan Cem Topçuoğlu ve Grup CEO’luğuna yükselen Burcu Kayımtu ile ajansta yaşanan değişiklikleri ve stratejik hamleleri konuştuk. TBWA’in 2019 planlarını ve yeni yeteneklere yaklaşımlarını da yine bu özel röportajda okuyacaksınız.

Campaign Türkiye Hem TBWA\Istanbul’un geçtiğimiz beş sene içerisinde yeniden yapılanmasıyla ilgili uzun dönemli bir proje hem de globalde ajans yapılarının değişikliğiyle ilgili bir model var. Şu an bunların hangi aşamasındasınız?

Cem Topçuoğlu TBWA, 2015 yılında bundan sonra nasıl bir yol izleyeceğimiz konusunda yeni bir vizyon çizdi. Çünkü 2014’te diğer ajanslarda da yeni gidişata ayak uydurmakla ilgili sıkıntılar vardı ama bizdeki sıkıntılar biraz daha büyüktü. Yeni bir vizyon oluşturmaya çalıştık, bunu yaparken de birkaç şeye dikkat ettik. Öncelikle bizim yıllardır sahiplendiğimiz disruption company kimliğimizi yeniden ortaya koymamız gerekiyordu. “Disruption”ı bir daha gündeme getirmeli, anlatmalı ve yeni halini ortaya koymalıydık. İkincisi de, “Mad Men’den Math Men’e…” dediğimiz konu. Daha rakamsal, hesap verilebilir ve ölçülebilir bir dünyaya doğru gidiyoruz. Bunun için nasıl birbirimizi geliştirerek ajansı yapılandırırız? Üçüncüsü, talent. Doğru insanları nasıl bulacağız, yerleştireceğiz ve eğiteceğiz? Nasıl bir grup oluşturmamız gerekiyor, bunun üzerinde özellikle durduk. Dördüncüsü de lokal veya bölgesel yerlerde çok kuvvetli yaratıcı ajanslarımız vardı. Bu ajansların biraz daha iyi aktive edilmesi ve bunun daha iyi anlatılması gerekiyordu. Aslında dünyaya baktığınızda global büyüklükteki sistemlerden çok, daha bölgesel, lokal olanlarda müşteri fazlalığı var. Bölgesel büyümeler artmaya başladı. Bizim de burada ciddi bir gücümüz var, biz klasik bir network ajansı değiliz. Kendimize kreatif kollektif diyoruz. Dolayısıyla burayı daha fazla nasıl güçlendirebileceğimiz konusunda değişiklikler yapmaya çalıştık. Global ekibi de bu diverse talent yapısında, genç,  özellikle teknolojik, inovasyon ve dijital data konusunda çok güçlü bir ana kadro oluşturdu. Bu insanların da neredeyse yarısı TBWA’in içinden çıktı diyebilirim. Kreatif olsun, teknoloji olsun, performans marketing olsun, bunlar Finlandiya – Helsinki’deki ajanslardan arkadaşlar… Ajansı genelde önce merkezden başlayıp ondan sonra da bu değişime açık ana noktalardaki önemli ajans noktalarında bu değişimi aynı talent yapısıyla devam ettirdi. Regional yapılarda da aynı şekilde bizim Orta Doğu ve Afrika kısmında Türkiye’nin dahil olduğu bir dijital data ekibi oluşturduk. Aynı şekilde Singapur, Amerika, Fransa, Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya ve Hollanda Avrupa’nın büyük ülkelerinde bu dönüşüme başladık. Bu dönüşüm neyi başaracaktı? Müşteriler artık şöyle bakıyordu olaya: “Ben bir şeyi yaptım, satıyorum veya servis veriyorum, bunun karşılığını anında görebilmem lazım.

Cem Topçuoğlu

 

Ne yaptım, satış neye döndü, ne kadar trafik geldi?” Amaçları ne ise, bunu anında görmek istiyorlar. Bunu medyada belki birtakım ölçüm sistemleriyle belli miktarda görebiliyorlardı, fakat bunun içine kreatifi de koyduğumuzda her şeyi ölçülebilir hale getirmemiz gerekiyor. Bu da aslında son dönemlerde teknoloji şirketlerinin bizlerle mücadele eder hale gelmesinden sonra başladı. Google, Facebook işin içine girip ölçülebilirliği Google Analytics tarzı yöntemlerle çok netleştirdikleri için ve müşteri buraya koyduğu paranın karşılığını nasıl aldığını çok net görebildiği için aynı şeyi, hizmet veren her yerden beklemeye başladı. Dolayısıyla bütün bunların da reklam ajansları tarafından anlaşılması gerekiyordu. Müşteri bundan sonra bizden ne isteyecek, nereye doğru gidiyoruz ve veriyi nasıl iyi kullanabiliriz, bunu nasıl doğruya çevirebiliriz birinci kısmı ise, bunları nasıl entegre edebileceğimiz de ikinci ve en önemli kısmı.

Bu dönüşümü yapabilmek için öncelikle kafaların değişmesi gerekiyor. Lider olan insanların bu dönüşümü anlayıp, kabul edip ajansın diğer yönetim ekibini, kreatifleri ikna edip yönlendirmesi gerekiyor. Sonra da silolar şeklinde çalışan sistemi, daha entegre ve birlikte çalışan bir hale getirmek gerekiyor. Bunun dışında da birtakım yatırımlar yapıp teknolojik olarak o sistemleri çalışır hale getirmek gerekiyor. Bu da yavaş yavaş medyanın planlama, strateji hatta dijital alandaki alımına kadar gidecek. Bizdeki o eski medyayı yeni kafayla ve yeni çalışma sistemiyle geri getirmek gerekiyor çünkü kreatif olarak ortaya çıkardığınız belki müthiş ve satışları artıracak bir fikir var ve onu medyaya gönderiyorsunuz. Medya onu o günkü koşullarında veya kendi bildiği planlama sistemi içerisinde yapıyor. Doğru kullanıldığı yeri bulup onun üzerine gitmek varken biz biraz kopuyoruz, bence müşteri de kopuyor. Dolayısıyla 3 tane farklı layer oluşuyor: Bir tanesini kreatif taraf yapmış, öbürü ne yapmak istediğini bilen ama oraya gitmek istemeyen taraf ve bu yüzden medya şirketine işi veriyorlar. Bu layerları böyle üst üste çakıştırmak gerekiyor.

Bir de işin içerisinde hız var, siz yapmazsanız da bir başkası sizden daha fazla mal satacak, dolayısıyla biz bunları bir araya getiren bir sistem üzerine çok uğraştık ve şu anda da özellikle Amerika’da bunun ne kadar iyi çalıştığını görüyoruz. Aynı şekilde Nissan United diye bir yapı kurduk, yine 5-6 yıl önce. Şimdi datayı da çok ciddi bir şekilde entegre ettiğimiz son versiyonunu gündeme getiriyoruz. Tüketici yolculuğunu komple görebiliyoruz ve bütün bu söylediğim şeylere müdahale edebiliyoruz. Aynı sistemi Amerika’da McDonald’s için de kurduk. Nissan United’da mesela bütün OMD’ler TBWA’in içine taşınıyor, marka bütün her şeyi ajansın içine konsolide etmeye çalışıyor. Dolayısıyla artık ajans modelini, o modellerden de öğrendiğimiz kadarıyla daha büyük bir ölçekte o hale getirmemiz lazım. Onun için içimizde medyadan, veriden, teknolojiden çok iyi anlayan arkadaşlarla ve ajansların boyutlarına göre dışarıdan partnerlerle çalışmayı seçiyoruz. TBWA bu dönüşümü 4-5 sene önce başlattı, şu anda da bunun meyvelerini toplamaya başladık. Nitekim, 2018 bu anlamda çok iyi bir sene olarak geçti. 2019’da bunun kreatif performansını da artırıp dönüşümün artık tamamlanmış olacağını düşünüyoruz. Sanıyorum senenin sonuna doğru, bu performansı müşterilere daha direkt bir şekilde gösterme şansımız olacak.

Cem Topçuoğlu

 

Campaign Türkiye Yeni modelin ilk uygulandığı ülkelerden bir tanesi Türkiye ve TBWA\Istanbul oldu. Aslında siz bu modeli bir süredir sadece Türkiye için değil aynı zamanda başka coğrafyalarda da uygulama görevini üstlenmiştiniz. Bu global sorumluluklarınız doğrultusunda yeni dönemde TBWA\Istanbul’u ve sektörü neler bekliyor?

Cem Topçuoğlu Aslında iki şey bekliyor. Öncelikle TBWA\Istanbul olarak bu konuda rahatsızdık. Bundan 4-5 sene öncesine giderseniz çok denemelerde bulunduk ama deneyimlerimiz çok da başarılı olmadı. Uğraşa uğraşa, hata yapa yapa öğrendik. Buna kafayı taktığımız için, benim yokluğumda da Burcu ve ekip bunu uyguladı. Dolayısıyla bitmiş diyebileceğimiz bir şey de yok aslında. Bu bitecek bir şey değil. Sürekli yenilenmesi, üzerine bir şeylerin eklenmesi gereken bir model. Burada önemli olan yardımcı olabilen müşteriler bulmamız. Bu sistemin bu şekilde yürüdüğünü müşterilerin de görmesi lazım. Bu biraz genişletilebilir bir iş. Orada hata olacak düzelteceğiz ama bununla beraber çalıştığımız müşteriler buradaki verimliliği görünce zaten buna devam edecekler, dolayısıyla müşterilerin bu konuda ajansa ciddi şekilde destek vererek ufak riskleri beraberinde almaları lazım diye düşünüyorum.

Bu bölgede olan en güzel şey de şu aslında; herkes, herkese yakın çalıştığı için bir sorun olduğu ya da bir şey öğrenmek istediği zaman burada bu işi yapan arkadaşı arayıp ne yapacağını öğreniyor ve çok hızlı hareket edebiliyor. Bürokrasi ve iletişim problemlerini ortadan hemen hemen kaldırdık. Bu bölgede herkes birbiriyle ne yaptığını biliyor ve birlikte modeller geliştiriyoruz. Bu modellerin üzerinde çalışıyoruz, bazı bölgelere uyuyor, bazı bölgelere uymuyor. Ama bence en önce benim bu bölgede ve yeni aldığım sorumlulukta gördüğüm ve gittiğim bütün pazarlarda TBWA\Istanbul’daki yapı, buranın DNA’sı, kültürü, çalışma sistemini aslında transfer ediyoruz diğer ülkelere. Bugün Orta Doğu’nun başarılı olması bu kültür sayesinde. İki sene önce çok farklı bir yerdeydi, şimdi en iyi ajans konumuna geldi. Boyut olarak, yaratıcılık olarak üç sene içerisinde bu böyle benim tamamen kredisini alacağım bir şey değil ama TBWA\Istanbul bunun kredisini alabilir çünkü burada uyguladığımız ne varsa gidip orada aynısını uyguladım, çok farklı bir şey yapmadım yani. Bazı kültürel farklılıkları var ama sonuçta doğru lideri seçip, yanına doğru insanlar koyduğunuzda ve onları motive ettiğinizde, sistemi anlattığınızda, herkes yaratıcılığı nasıl toparlayacağınızı anlattığınızda ve doğru insanları bulduğunuzda formül işliyor her tarafta. Güney Afrika’da da işliyor, İspanya’da da… Bence TBWA\Istanbul’un en gurur duyduğum tarafı böyle bir yapı oluşturulmuş ki, burada ve yeni yönetimde bu yapıyı çok daha ileriye taşıyor bunu dünyanın her yerine yayma imkanımız var. Her yerde de görüyorum burada doğru işler yapılıyor. Doğruları orada uygulayınca özellikle de daha büyük ülkelerde tabi rakamsal yansımaları da büyük oluyor çünkü ülkemizin büyüklüğü belli sonuçta 2 milyar dolar konuşuyoruz. Diğer tarafta 6-10-20 farklı milyar dolarlar var dolayısıyla bir anda işin business tarafı da karışıyor.

Can Yaman, Cem Topçuoğlu ve Demet Özdemir

 

Campaign Türkiye Baktığımızda sizin, burada oluşturulan modeli bir misyoner gibi yayma gibi bir rol üstlendiğiniz görülüyor. Sadece bu modelin geliştirilmesi değil aynı zamanda bu modelin üstlenilmesi noktasında da görev aldınız. Hem bunu öğrenmekten hem de eskiden network’lerle çalışmanın zorluklarından bahsederdik. Siz network tarafında da yönetimde olduğunuz için iki farklı yapıyı değerlendirmek ve karşılaştırma fırsatınız oldu. Bu konularla ilgili neler diyeceksiniz?

Cem Topçuoğlu Bu konuda ben çok korkuyordum. Özellikle network politikaları, finans gözüyle baktığım zaman finans şirketleri oldu biraz. Network’ler de büyüyünce biraz daha kontrollü, denetleme olunca biraz daha bürokrasisi fazla. Fakat bizde TBWA olarak bunlar daha azdır. Zaten öyle bir şansımız vardı. Globalde kurulan yönetimin böyle bir şeyi yok. Tam tersi hız refleksi var. Bizim işleri bir an önce takır takır yapmamız lazım, hata yaparsak da yolda düzeltiriz. Network şapkasıyla baktığımızda finansal kuralların biraz etik misali kuralların dışındaki kuralları esnetebiliyoruz ve çok hızlı hareket edebiliyoruz. Hareket edilmezse de yani itme, kakma kısmımız var. Kimseden onay alalım durumumuz yok. Çok hızlı hareket ediyorum. Buna da karışmıyor kimse, çünkü güven sağlandı, aradan da 3 sene geçti. Ne yapıldığını, nasıl hızlı hareket edildiğini görünce sen bunu da yap, bunu da yap dediğinde işin kötü tarafı daha çok iş yüklüyorlar. Söylediğin gibi o misyonun değerlilik kısmı doğru. Yarın git Brezilya’ya bak diyebilirler. Öyle bir durum var ve onun için öyle bir pozisyon verdiler. Daha geniş bir şeyleri koydular. Beni daha fazla yerlerde kullanabilirler diye korkuyorum.

Cem Topçuoğlu ve Ömer Erdem

 

Campaign Türkiye Hangi ülkeleri konuşuyoruz?

Cem Topçuoğlu Batı Avrupa’da şöyle bir sistem var; Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere zaten 4 ana ülke olarak direkt CEO’ya bağlı, dolayısıyla onda bir değişiklik olmadı. Geri kalan bütün ülkeler bana bağlandı: İrlanda, İtalya, İspanya, Finlandiya gibi… Batı Avrupa, Orta Avrupa, Doğu Avrupa hepsi bu dört ülke dışında ve Ortadoğu, Afrika bende. Coğrafya büyük. Avrupa, özellikle verimlilik ve kar açısından globalde ciddi ve önem verdiğimiz bir yer ve verimliliği çok yüksek. En sevdiğim tarafı o. Altyapı var, bu şirketlerin ve ajansların hepsi sağlıklı ajanslar. Şans bakımından iyi ama yukarı gitme olasılığı çok yüksek. Birkaç katına daha çıkabilir. Öyle potansiyel gördüm gittiğim yerlerde. Onun dışında söylediğim gibi globali şekillendirirken de özellikle yetenek konusunda bu modellemeler ajansın çalışma sistemleri konusunda bizim bölgeden çok ciddi “know how” kişileri transfer ediyoruz. Data ve dijital inovasyon başındaki iki arkadaşımın biri İngiliz ve biri Kolombiyalı. Onları şimdi Avrupa’ya kaydıracağım. Eskiden Güney Afrika’dalardı, onları Dubai’ye taşıdım. Orada kullandığımız know how kişilerini globale de veriyoruz. Globalde bu arkadaşları da kullanıyoruz trailing programlar da thin learning diye bir şey geliştirdik. Tamamen dijital öğrenme üzerine, ajans çalışanları için enteresan bir model. Globale de transfer ettik. Dolayısıyla çok iç içe çalışıyorlar. Biz her yerde medya modüllerini kurmaya başladık. Rusya’da başladık medya satın alma, dijital medya satın alma… Dolayısıyla bunu İtalya’ya ve İspanya’ya da yapacağım. Finlandiya’da zaten yapılıyor. Orada da çok kuvvetli bir ekibimiz var ve ileride bunları bir araya getireceğiz. Dijital data ekibini bir araya topluyoruz, 7-8 kişi Avrupa’da onlarla modüller oluşturacağız. Hem bu bölgeye, genişletilmiş bölgeye hem de dünyaya neler satabileceğimiz üzerine kafa yoracağız.

Cem Topçuoğlu ve ailesi

 

Campaign Türkiye Bütün bunlar olup biterken TBWA Group Istanbul’da aslında sizin devreye girdiğiniz alanlar daha azalacak gibi görünüyor ve bu konu ile ilgili aslında yeni görev ataması da yapıldı. Uzun süredir buradaki operasyonel görevleri yürüten Burcu Kayımtu TBWA\Grup CEO’luğuna atandı. Sizin global görevlerinizini artması ile buradaki görev ve yükümlülüklerinizi Burcu Hanım’a aktaracağınız görülüyor. TBWA\Istanbul’da neler olacak bundan sonra?

Cem Topçuoğlu Aslında bu son üç senedir zaten böyleydi, Burcu zaten bunları yapıyordu. Son üç senedir TBWA’deki bütün bu gelişmeler Burcu ve beraber çalıştığı o yönetim ekibinin yaptığı şeylerdi aslında. Ben tabii ki arkada duruyorum ve gerekli noktalarda destek vermeye çalışıyorum. Hatta Burcu, TBWA\Istanbul dışında diğer bütün şirketlere de hem business hem yeni yetenek hem de kreatif destek yani aklınıza gelebilecek her türlü desteği veriyor, bir şekilde devam ettiriyordu. Benim görev alanlarım biraz daha genişlediği ve bu durumda pek zamanım olmayacağı için tamamen ona devretmiştim ve bunu biraz resmileştirmek istedik. Gruptaki arkadaşların da net olması lazımdı. Onlar sonuçta bana raporladıklarını zannediyorlardı. O dönemde kağıt üzerinde öyleydi ama Burcu da gündelik olarak bunları yürütüyordu. Bundan sonra özellikle son 1,5 sene dijital, veri medya konularında belki son 5 sene içerisinde uğraştığımız şeylerin bir birikimi oldu diyelim.

Bir yanda o 1,5 sene içerisinde 6-7 senede yapamadıklarımızı fazlasıyla yapmaya başladık. Dolayısıyla orada bir momentum var. Özellikle de ‘experience marketing’ ve event kısmında büyüme var. Diğer şirketlerle sağlıklı gidiyor. İyi bir sinerji var şirketler arasında. Ortam malum, Türkiye’nin önümüzdeki bir iki senesi sıkıntılı gibi gözüküyor ekonomik olarak. Dolayısıyla ajansın gelirleri açısından da, bunların yönetilmesi çok önemli. Ekibin birbiriyle uyumlu olarak çalışması da bir o kadar önemli. Mümkün olduğu kadar az ve akıllı insanla iş yapmayı becermeleri gerekiyor. Dolayısıyla bence orada çok iyi bir ekip var. Burcu’dan önce en büyük yardımcım İlkay bugün bana göre dünya çapında bir kreatif.

Dünyanın her yerinde ben İlkay’ı kreatif direktör olarak herhangi bir ülkenin başına koyabilirim. Hani öyle ufak, orta, büyük falan değil bununla ilgili de bir sürü istek de var. Bence de İlkay’ı buradan almak doğru değil ama İlkay böyle bir görevde bana yardım ediyor zaman zaman. Toygun neredeyse 2000’den beri bizimle beraber. Kendini bu kadar yenileyen adam görmedim diyebilirim. Dolayısıyla o da uluslararası konularda hem bana hem de Burcu’ya yardım ediyor. Geçen gün Rusya’da ciddi bir workshop yönetti mesela. Bütün workshop’u o organize etti ve yönetti. Bu tip projelere entegre olması ve globale verdiğimiz destek çok önemli. Onun dışında da CFO açısından baktığımızda Rusya’da benim dikkatimi çeken çok başarılı bir arkadaşımız vardı. O da Türkiye ve Rusya’yı beraber yönetecek ve bu da Burcu için çok önemli bir destek. Ortamda network’ü bilen, uzun yıllardır bu işleri yöneten birisi… Dolayısıyla çok kuvvetli bir ekip var. Onun altında başka bir sekme daha var, onlarda çok ciddi genç arkadaşlar var. Bence Burcu o bakımdan şanslı, iyi bir ekibi var. Müşterilerle olan diyaloğu benden çok daha iyi biliyor. Onlarla sürekli beraber. Biraz ortam zor ve Türkiye’de iş yapmak da zor. 2019 açısından bakınca daha da zorlaşacak gibi ama onun dışında ben pek bir şey görmüyorum, çok rahat eder. Ben yönetim kurulu başkanı olarak kalacağım. Zaten güzel olan taraf, İstanbul’da çalışıyorum yani bu ofiste olacağım. Başka bir yere gitme gibi bir niyetim olmayacak. Şirketin ismini Topçuoğlu koymayıp İstanbul koymamın bir sebebi, İstanbul’u dünyada bir yere taşımaktı. Direkt bunun için kurdum. Bence önemli bir şeydi. Şu an geldiği yer itibarıyla buradan çıkan birisi olarak bence o anlamda İstanbul’u iyi temsil ediyoruz diye düşünüyorum. Bir de burası benim yerim tabii, yönetim kurulunda olmanın iyi bir şey olduğu kanısındayım.

TBWA 2018 yılında globalde de çok iyi bir sene geçirdi. Herkes de objektif bir şekilde bunu iyi bir başarı olarak görüyor. 4-5 yıl önce Troy Ruhanen’in gelip verdiği vizyonun globaldeki ajanslara da doğru bir şekilde penetre edildiğini gösteriyor. Bu başarıda puanlar ve yarışmalar açısından benim bölgemde Güney Afrika ve Orta Doğu’nun verdiği destek çok büyük. Los Angeles’tan sonra en büyük destek burada. 2018’in en iyileri Los Angeles’tan sonra Orta Doğu, Güney Afrika, Avrupa’da da Hollanda, Belçika ve Türkiye. Globaldeki gidişatımızı çok iyi görüyorum. Beni burada tutan da o.

Burcu Kayimtu ve Cem Topçuoğlu

 

Campaign Türkiye Cem Topçuoğlu’nun globaldeki görevlerinin artmasıyla birlikte geçtiğimiz haftalarda TBWA\Istanbul’da yeni bir atama duyurusu da yapıldı. TBWA\Istanbul’un Genel Müdürlüğünden Grup CEO’luğuna yükseldiniz. Bir süredir devam ettiğiniz görev ve sorumluluklarınız resmileşti. Konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Burcu Kayımtu Yaklaşık 2,5 – 3 senedir Cem Topçuoğlu’nun bana yarattığı bu alanda aktif olarak çalışıyordum. Son 1,5 senedir de görev alanlarım ve grup içindeki varlığım biraz daha öne çıkmıştı. Grup şirketlerinin birbiriyle temas halinde olduğunda yaratacağı başarıyı biraz daha kanıtlamış olduk. Bu yeni görevle birlikte burada finansal başarı çok önemli, çünkü herkesin bu dönemde elde edeceği yeni başarılar ve müşterilerin değişen dünyayla birlikte geleceği durum çok önemli. O yüzden unvanım yeni olsa da aslında pozisyonum bakımından benim için çok bir şey değişmeyecek. Ama tabii ki sorumluluklarım artacak, daha çok insandan ve onların gelişiminden sorumlu olacağım. Bu yüzden 2019 benim için önemli bir dönem. 2019 ekonomik olarak biraz daha dikkat etmemiz gereken bir dönem olacak ama benim için ve ekip için büyük başarıların geleceğini, dönüşümün hızını ve başarısını göreceğimiz bir yıl olacak.

Cem Topçuoğlu’nun eğitim yılları

 

Campaign Türkiye Bahsettiğiniz gibi çok yeni bir pozisyon değil. Ama orada bir de çok değerli bir insan kaynakları ekibi, talent pool var. Bu talent pool istediğiniz yapıya ulaştı mı? Daha yeni yetenekler, ekipler deneyimleri bünyeye kazandırmayı düşünüyor musunuz?

Burcu Kayımtu Kesinlikle düşünüyoruz. Çünkü biz reklam ajansıyız ve son 10 yıldır da işimizi çok iyi şekilde yaptığımız için, ödüllerle başarılarla adlandırıldık hep. Bugüne gelirken bu yetenekler birbiriyle sinerji içinde çalıştığı, birbirini iyi anladığı için ve iyi hizmet vermeye odaklandığı için bugünlere geldik. Ama geldiğimiz noktada bizim bu yetenek havuzundaki amacımız şu: Yeni reklamcılık modelini ortaya koymak. Yaptığınız işi yeniden tanımlamanın, yetenek havuzunu yeniden oluşturmanın belki oyunun kurallarını yeniden koymanın zamanı geldi. Onun için şimdiki yeteneklerimiz bizi bugüne taşıyan ekipti ve bu ekip dönüştü. Geleceğe kafasını açtı ve yanımıza da farklı uzmanlık alanlarından yeni yetenekleri katarak yolumuza devam edeceğiz. Yeni dönemde de yetenek havuzumuz genişleyecek. Yaptığımız işin de şekli şemali değişecek. O yüzden daha ölçülebilir, yaratıcılığı kalbinden kesinlikle ayırmayan ama markalara değer katacağı alanları yeniden tanımlayan bir sistem kurmaya odaklanıyoruz.

Cem Topçuoğlu

 

Campaign Türkiye 2018, TBWA’in birçok ödüller kazandığı bir yıl oldu. Onun dışında sizin de bireysel bir ödülünüz var, Stevie Awards for Women in Business’ta EMEA Yılın Kadın Yöneticisi. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?

Burcu Kayımtu Ödül tabii hepimizin motivasyonu, onlar olmasa bu genç yetenekleri gece gündüz burada ajansların içinde markaların gelecekleri için çalıştırmak büyük ve gurur verici bir motivasyon olsa da ödüller de bunların meyveleri oluyor. İkisinin de dengesini iyi tutturmak lazım. Grupta tabii ödülsüz başarı olur mu diye sorgulayan birçok kişi var. Ama ben şuna inanıyorum; dengesini tutturarak ödüllerle birlikte var olmak ve başarımızı onlarla taçlandırmak görevimiz olmalı. Ajans olarak genç arkadaşlara da bunu hediye etmemiz gerekiyor.

Kadınların adının daha çok duyulması ya da başarısının daha çok takdir edilmesi gereken bir dönemdeyiz. Amerika’da bile katıldığım konferanslarda şunları görüyorum: Amerika’da iş görüşmelerinde maaş konusunda pazarlık etmeyen kişiler genelde kadınlarmış ve bunun üzerine uzmanlaşan ve kadınlara pazarlık etmeyi öğreten bir şirket varmış. Onun için hem Türkiye’deki iş kadınlarını hem iş hayatına girecek genç kadınları yüreklendirmek ve desteklemek gerektiğine çok inanıyorum.

Ayrıca, Topçuoğlu’nun başarılı serüvenini yakınlarından dinledik.

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 84. sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.