Nerede çalışmak istiyorsunuz?

Craig Mawdsley, sektörümüzün artık yavaş yavaş açık fikirli, parlak ve yaratıcı insanların çalıştığı en çekici yer olmadığının bilincine vardığını düşünüyor.

Üniversiteden ayrılmanın eşiğindeyken, tüm çalışma hayatımı şekillendiren bir fikir edindim: İş sıkıcı gözüküyor.

Birkaç yılı öğrenerek harcadım, ilgi alanlarımı takip ettim ve her gece bara gittim. Standart ofis işi düşüncesi korkunçtu. Lisans eğitimim süresince bu konuda fikir edindim, altı ayımı Stevenage’de bir pazarlama departmanında geçirdim. Daha fazla anlatmama gerek var mı?   

Reklamcılık kariyerine hızlı bir giriş yaptım. Bu öğrenmemi, ilgi alanlarımın ne olduğunu daha iyi anlamamı ve her gece bara gitmemi sağladı. İş hayatındaki çeyrek yüzyıllık geçmişimle ilgili çarpıcı şeylerden biri de reklamcılık ajanslarının ve müşterisi olan şirketlerin farklı yapıdaki insanları etkilediği. Bu da ajansların var olmasının ana nedeni: Farklı kültürlere hitap ediyorlar ve farklı beceri alanları gerektiriyor.

Her seferinde müşteriler, daha az para harcayarak ajanslardaki insanları direkt işe almak yerine neden milyonları ajanslara yatırdığını soruyorlardı. Denediklerinde ise, bu insanların onlar için çalışmak istemediklerini anlayacaklardı. Ofislerini, kültürlerini, şehrin dışındaki lokasyonlarını, giyim tarzlarını, kısacası hiçbir şeyi sevmediler.

Akıllı müşteriler, farklı insan yapılarına ulaşmak gerektiğini bilir ve buna sadece farklı bir şirkette çalışmasına izin vererek ulaşılabilir. Fakat son yıllarda yeni şeyler oluyor.   

Yeni gelişen şirketler parametrelerini değiştirmeye başladı. Rahat kültürleri, merkezi konumları ve açık fikirleri var. Çoğu ajanstan daha havalı ofisleri var gibi gözüküyor.

Son 10 yılda sektörde büyümüş olanlar, bunun ne kadar alışılmadık bir şey olduğunu anlamıyor. Geçmişte müşteri ve ajans tarafında, insanlar ve kültürler arasında oldukça açık bir ayrım vardı. Şimdi ise teknoloji olarak adlandırılan üçüncü bir alan var.

Bu şirketlerin çoğu, korunmuş reklam ajanslarının değerine gerçekten inanmıyor; en iyi proje işini çıkarmaları için ajanslarla çalışıyorlar. Tercihen kendi yaratıcı departmanları da var. Bunu kesinlikle yapabilir durumda olduklarını düşünüyorlar, çünkü bir zamanlar ajansları koruyabilecek üçlüye sahipler: Yüksek maaşlar, cazip ortamlar ve kültürel ayrıcalık.

Eminim ki müşteri şirketlerde çalışan birçok kişi, bu makaleyi okuduğunda benim ajansların çalışmak için daha heyecan verici yerler olduğuna ilişkin değer yargımdan dolayı kızmış olabilir. Fakat yaratıcı insanlar için durum her zaman böyleydi. Diğer birçok insan markayı kontrol etmeyi heyecanlı buluyor. Ancak farklı beceri türleri için farklı bir motivasyon.

Reklamcılık sektörünün karşılaşacağı en büyük tehdidin, yeni mecra taleplerine tamamen adapte olamama olasılığımız olabileceğini düşündük. Yönetim danışmanlarının veya tedarik departmanlarının gelişi de olabilir… Fakat bunlardan hiçbiri değil. En büyük tehdit; açık fikirli, parlak ve yaratıcı insanların çalışacağı en çekici sektörün artık reklamcılık sektörü olmaması.

Tüm bu yıllar boyunca, elimizdeki en değerli şeyin sahip olduğumuz parlak fikirler ve bunların pazardaki etkisi olduğunu düşünmüştük, ancak değil. Elimizdeki en değerli şey; bu fikirleri üreten benzersiz ve harika insanlar ve onların müşterilerine verdiği tavsiyeler.

Yani eğer bir ajansı yönetiyorsanız, sormanız gereken yeni bir soru var: Şirketimi, burada çalışacak personel için bir teknoloji şirketinden daha çekici hale nasıl getirebilirim? Bu soruyu vizyon, çalışma biçimleri, maaşlar, iş arkadaşları, kültür, çeşitlilik, dekor, konum, eğitim veya yukarıdakilerin tümünün farklı kombinasyonları ile cevaplayabilirsiniz. Fakat eğer teknoloji şirketlerinin neden daha çekici olduğunu merak etmiyorsanız (konu sadece maaşla ilgili değil), başarısız olmanız çok uzun sürmeyecek.

 

Craig Mawdsley

Abbott Mead Vickers BBDO Chief Strategy Officer’ı

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 84. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.