Murat Zengin: “Cinsiyet hiçbir konuda kriter olmamalıdır”

Uludağ İçecek CMO ve İcra Kurulu Üyesi Murat Zengin, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine kullandığımız lisanla başlamamız gerektiği görüşünde.

Tüm dünyada olduğu gibi kadın hakları konusunda ülkemizde de müthiş bir mücadele var. Ancak mücadele büyük olsa da sonucu hızlı olmuyor. Yüzyıllar içinde kadınlar aleyhine yapısal hale gelen kültürel, sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin eşit bir yapıya dönmesinin çabuk olmasını beklemek naiflik olur. Maalesef olumlu adımlar atılsa da daha çok yolumuz var.

Bizim bu konudaki çalışmalarımız üç başlık altında ilerliyor. Şirket içinde eşit işe eşit haklar anlayışımızı ciddiyetle takip ediyoruz. Bizler için en önemli insan kaynakları konularının başında bu konu geliyor. Gerek atamalarımızda gerek işe alımlarımızda yetkinlik en önemli kriterimiz.

İkinci başlığımız bu konu hakkında farkındalık oluşturmak. 2015 yılında başlattığımız 8 Mart Dünya Kadınlar Günü iletişimlerimizin etkileri yüksek bir sese dönüşmüş durumda. Çeşitli evrelerden geçerek oluşturduğumuz markamızın sosyal marka olma iddiasının temeli “Gazoz olma insan ol” söylemimizi kadın hakları konusunda bir çığlık olarak kullanıyoruz.

Son olarak Reklamverenler Derneği çatısı altında oluşturulan Reklamda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği yürütme kurulunda aktif rol oynayarak burada reklamlarda da eşitlik mesajlarının doğru aktarılmasını sağlamak için tüm gücümüzü kullanıyoruz.

Yapılacak çok şey var ancak başlangıç noktası basit: Lisan

Tüm sosyal ve toplumsal girişimlerde olduğu gibi burada da samimiyet son derece önemli. Samimiyetten sonra da iyi, tutarlı, sürdürülebilir ve zeki bir oyun planınız olması gerekir. Bunun tüm paydaşlar tarafından algılanması ve benimsenmesi ile yapısal değişiklik gerçekleştirilebilir. Erkeğin toplum içindeki rolüne gereğinden fazla vurgu yapıldığını, bunun da kadının güçlendirilmesi yönünde olmadığını düşünüyorum.

Lisanımızı kadını küçük gören kelime ve deyimlerden kurtarmalıyız. Konuya kadın ve erkek değil insan noktasından bakmalıyız. Sonraki adımda ise net bir şekilde iletişim çağında her türlü mecrada toplumsal cinsiyet eşitsizliğini normal bir şey gibi gösteren yayınların otokontrol ile denetim altına alınması gerekir. Cinsiyet hiçbir konuda bir kriter olmamalıdır.

Nüfusunun yarısı kadın olan bir ülkenin her türlü etik değerin yanında ekonomik olarak eşitliği sağlayamaması en iyi olasılıkla ekonomik olarak yerinde sayması ile sonuçlanır.

İş hayatında performans değerlendirmesinde liyakat ve yetkinlik tek kriter olmalıdır. İş hayatının her kolunda yetkinliğe göre kadın iş gücü, erkek iş gücü ile benzer oranlara gelmelidir. Kadın işi ve erkek işi diye bir şey olmadığı gibi cinsiyet performans değerlendirme kriteri olamaz.

Her konuda olumlu ve olumsuz örnekler oluşturup bunları duyurmak gerekir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini tartışmayı sonuçlandırmamız ve ciddi aksiyon almamız önemlidir. Eğitim sistemimizde kız çocuklarımızın eğitimi için tüm kurum ve kuruluşlarımızın el ele vermesi şarttır. Nüfusunun yarısı kadın olan bir ülkenin her türlü etik değerin yanında ekonomik olarak eşitliği sağlayamaması en iyi olasılıkla ekonomik olarak yerinde sayması ile sonuçlanır. Toplumun bu temel prensipler üzerinde anlaşması en değerli adım olacaktır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.