Mükemmelleştirmek…

Koca koca süpermarketler, alışveriş merkezleri inşa ederek nasıl olsa tüketici beni bulur düşüncesinin yeni dünyada çok yeri yok. Kullanıcılar artık istediği ürünü, istediği yerden uygun fiyata ve hızlı istiyor.

Yemeksepeti olarak biz dijitalde doğmuş, Türkiye’deki dijitalleşme sürecine öncülük etmiş ve dijital inovasyonları iş yapış şeklimizin en önemli parçası haline getirmiş bir marka olarak, doğal olarak hep dijitalleşmeyi merkezimize alarak hareket ediyoruz. Son dönemde tüm dünyayı ve neredeyse her sektörü etkisi altına alan dijital dönüşüm, üretim biçimleri ve tüketici davranışları üzerindeki etkisini çoktan göstermeye başlamıştı. 2020 yılında başlayan pandemi ile birlikte ise bu sürecin daha da hızlanması ve dünyanın dijitalleşmeye daha fazla uyum sağlaması kaçınılmaz bir sonuç oldu. Yani talihsiz bir zorundalık sebebiyle de olsa dijitalleşme öngörülenden çok daha hızlı bir gelişim gösterdi.

Bu hızlı dijitalleşme süreciyle birlikte her şeyden önce alışveriş alışkanlıklarının dijitalleşerek e-ticarete dönüşmesi hızlandı. E-ticaret zaten bir süredir hayatımızda oldukça etkin kullanmaya başladığımız bir araçtı. Son dönemde ise bugüne kadar e-ticareti kullanmayanların da artık alışveriş yapmaya başladığı gözlemliyoruz.

Tüm bu hızlı değişim şirketleri ve pazarlamacıları şimdiye kadar ki en büyük meydan okumayla karşı karşıya bırakıyor. Daha önce değişimi bekle gör stratejisiyle izleyenler ya da değişimi sadece takip edenlerin işi çok daha zor. Önümüzdeki dönem değişime liderlik edenler ve değişimin içinde olanların başarılı olacağı, diğerlerinin ise bu hikayeyi sadece izlemekle yetinebilecekleri bir zaman dilimi.

Peki değişimin ön safhalarında olmak için ne gerekiyor?

Öncelikle daha hızlı, daha çevik, daha dinamik olmamız gerektiği ortada. Artık “ben yılbaşında planımı yaptım bu plan doğrultusunda sadece stratejiyi uygulamam gerekiyor” diyemeyeceğiz. Her dönem hatta belki her ay, planımızda gerekli düzenlemeleri yapmamız gerekiyor. Üretim planlamasından tutun da iletişim kanal planlamasına kadar her noktada artık haftalık ya da günlük planlar söz konusu, tüm şirketi bu kadar çevik hale getirmek için de teknolojinin tüm imkanlarından faydalanmak gerekiyor.

İkinci çok önemi nokta ise tüketicinin size ulaşmasını, sizi bulmasını beklemek artık geçerli değil. Kullanıcıya ulaşmak artık her sektör için vazgeçilmez. Koca koca süpermarketler, alışveriş merkezleri inşa ederek nasıl olsa tüketici beni bulur düşüncesinin yeni dünyada çok yeri yok. Kullanıcılar artık istediği ürünü, istediği yerden uygun fiyata ve hızlı istiyor. Biz de Yemeksepeti olarak kullanıcıların bu beklentisini hızlı ticaret olarak tanımlıyoruz. En temel ihtiyaçları olan yemeğe zaten çok uzun süredir bu şekilde ulaşabiliyorlardı. Şimdi artık Banabi sayesinde de market alışverişlerini de bu şekilde dakikalar içerinde kapılarında bulabiliyorlar.

Üçüncü madde ise iletişim kanallarındaki çeşitlilik. Televizyon gibi bazı mecralar gücünü korusa da artık sadece 1-2 kanalda iletişim yapmak yeterli değil. Yanlış olan bir tanım da tüm dijital iletişimi sadece dijital kanallar olarak tanımlamak. Bir dijital stratejinizin olmasının artık çok bir anlamı kalmadı. Artık olması gereken, farklı dijital kanallardaki kullanıcılarınızın beklentilerine göre bir plan yapmak. Bu dönemdeki pazarlamacılar farklı iletişim kanalları olduğu için çok şanslı gibi görünse de aslında çok daha zor bir görevleri var. Farklı kanallar arasında kısıtlı kaynakları iyi yönetebilmek için veriyi çok iyi okumalı ve devamlı kendilerini geliştirmeliler.

Biz, Yemeksepeti olarak bu süreçte de daha öncesinde olduğu gibi tüketici beklentileri doğrultusunda ürünlerimizi geliştirmeye, dijital yatırımlarımızı müşteri deneyimini mükemmelleştirmek için detaylandırmaya devam ediyoruz.

 

Barış Sönmez

Yemeksepeti, CMO

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.