Moda dünyasında sürdürülebilirlik

İster hazır giyim, ister özel tasarım olsun, moda ve sürdürülebilirliği birlikte götürmek muhtemelen moda markaları için en büyük zorluklardan biri. Moda ve sürdürülebilirlik kulağa zıt konseptler gibi geliyor. Moda dünyasında genellikle özel tasarım koleksiyonlar ve tasarımcılar trend belirleyiciyken, hazır giyim markaları da onların takipçileridir. Ama sürdürülebilirlikte hangisinin öncü olduğunu belirlemek zor. Tasarımcılar Annika Sanders ve Kerry Seager 1997 yılında ileri dönüşümü başlatarak sürdürülebilir modanın yolunu açtılarsa da, bazı hazır giyim markaları da Patagonia gibi sürdürülebilir uygulamaları konseptlerinin başlangıcına dahil ettiler. Bunun yanı sıra son yıllarda hazır giyim markaları sürdürülebilir ilkeleri yaratım ve üretim süreçlerine daha fazla entegre etmiş gibi görünüyorlar.

Takipçi ya da trend belirleyici olmak arasında hazır giyim…

Sürdürülebilir stratejileriyle ilgili doğru bir iletişim sergileyen markalar olarak Patagonia, TOMS, Marks&Spencer, H&M ve Nike’ı sayabiliriz. Ama bu saydıklarım kadar ünlü olmayan markaların da kıyafet üretme şekillerinde sürdürülebilirlik uygulamalarını gözlemleyebiliyoruz. Örneğin;

• İsveçli moda zinciri Lindex, son zamanlarda çoğu ürününde geri dönüşümlü ve sürdürülebilir materyaller kullanıyor.

•  21 yıllık yoga kıyafeti üreticisi PrAna, tüm pamuklu kıyafetleri için artık organik pamuk kullanmaya başladı. PrAna’nın son koleksiyonunda organik pamuk kullanımı %11 artış göstermişti.

•  Alman ev dekorasyon markası Gerhard Rösch Afrika’da %100 pamuktan yapılmış bir koleksiyon oluşturdu.

Uniqlo

Son zamanlarda Fransa’da bir Uniqlo mağazasına girdiğimde, mağazadaki ekranlarda markanın Kurumsal Sosyal Sorumluluk filmi “The Power of Clothing”in yayınlandığını görmek beni hoş bir biçimde şaşırttı. Video oyununa benzer şekilde tasarlanmış spot ziyaretçilere taahhütlerin Uniqlo tarafından üstlendiğini anlatıyordu. M&S ve H&M’in yaptığı gibi ziyaretçilerden artık kullanmadıkları kıyafetleri geri dönüşüme kazandırılmaları için vermeleri rica ediliyordu.

Ayrıca, M&S gibi Uniqlo da sürdürülebilirlikle ilgili pek çok teşebbüse bulunuyor. Japon üretici;

•  Tekerlekli sandalyeli tenis oyuncusu Singo Kunieda ile farklı ve kapsayıcı olmayı yüceltiyor,

•  Tenis oyuncusu Novak Djokovic ile çocuk gelişimine yönelik projelerde çalışıyor,

•  Ve Bangladeş’te açtığı Grameen Uniqlo ile sürdürülebilir, toplum odaklı iş devri kurarak fakirlik, kamu sağlığı, eğitim, cinsiyet meseleleri ve çevreyle ilgili konulara değiniyor.

The Power of Clothing aynı zamanda, Uniqlo’nun tüm hissedarlarına ulaşan, markanın yaptıklarıyla ilgili raporlar sunduğu bir dergi.

Sürdürülebilir özel tasarım

Kırmızı halı üzerindeki ünlü isimlerden daha iyi elçi olabilir mi? Livia Firth – aktör Colin Firth’ün eşi- bunu çok iyi anladı. Marka danışmanlık şirketi Eco-Age ile Firth sahne ışığını kullanarak, sürdürülebilir stilini tanıtma ve değişen moda endüstrisine ilgi çekme hedefiyle 2010 yılında Green Carpet Challenge (GCC)’ı yarattı. Bu hedef doğrultusunda GCC, kıyafet ve mücevher alanında ünlü tasarımcılarla ve Marion Cotillard, Emma Watson, Cate Blanchett gibi modellerle çalıştı.

Eylül 2013’te, ünlü online hazır giyim sitesi Net-a-porter GCC projeysiyle iş birliği yaptı ve meşhur İngiliz tasarımcılar tarafından yapılmış bir koleksiyon sundu. Victoria Beckham, Christopher Kane, Roland Mouret, Christopher Bailey ve Erdem’in tasarımcılığını üstlendiği bu koleksiyon GCC tarafından belirlenmiş standartlara uyarak hazırlanmıştı. Bu standartlara göre minimum seviyede olması gerekenler:

• “Yaşam döngüsü değerlendirmeleri tarafından onaylanmış, mümkün olan en düşük ekolojik iz bırakacak materyalleri kullan,

•  GCC ürünleri yaratmak için tasdik edilmiş ve transparan bir tedarik zinciri kullan; yani her bir üretici ve çalışanın geçinebileceği miktarda maaş aldığı ve uygun, doğrulanabilir koşullarda çalıştığı bir tedarik zincirin olsun,

•  Her parçada izi bulunabilir, ağaçları yok etmeyen, tarım ilacı ve zehir içermeyen materyaller kullanılmalıdır.”

#insideout hareketi

Yükselen trend daha sürdürülebilir olmak, moda dünyasında giderek daha fazla önem kazanıyor gibi görünüyor.

Bangladeş’teki Rana Plaza’da gerçekleşen korkunç çöküntüden bir yıl sonra sürdürülebilirlikle ilgili bilinç tüketiciler arasında başka bir boyut kazandı.

Fashion Revolution Day (FRD) girişimiyle, Pachacuti’nin kurucusu Carry Somers insanların şu soruyu sormasını sağladı: “Kıyafetlerinizi kim yaptı?” 24 Nisan’da insanlardan kıyafetlerini ters giyerek, iç kısımdaki etiketi sosyal medyada paylaşmaları istendi. FRD, bu tarz operasyonları her yıl gerçekleştirmeyi ve tekstil sektöründeki en iyi uygulamaların paylaşılabileceği bir platforma dönüşmeyi arzu ediyor. Umarım bu çaba daha çok şeffaflık getirir!

Tina Ly

Lift Project Manager

@akatinatuna

Bu yazı Campaign Türkiye Mayıs 2014 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.