Mobili ıskalayan oyun dışında kalır

Kulağa iddialı gibi gelse de günümüzde pazarlama açısından mobili görmezden gelenlerin artık hayatın gerçeklerini de ıskalamaya başlayacağını söylemek pek de yanlış değil.

Bu görüşün ve gelinen noktanın arka planında iki temel unsur yer alıyor. İlki, herkesin ihtiyaç duyduğu bilgiye kolayca erişmesine imkan tanıyarak toplumlar arasında eşitleyici rol üstlenen internet. Diğeri ise iletişim altyapısındaki gelişmelerle dünyayı parmaklarımızın ucuna getiren mobil teknolojiler.

Söz konusu tablo ve araştırmaların verdiği kritik mesaj da aslında son derece net: “Tüketiciye ulaşmak için çeşitli kanalları bir arada kullanmayı elbette düşünmeliyiz. Ancak daha da önemlisi, kullanıcı tabanı sürekli daha da genişleyen mobil platformları ihmal etmeyi aklımızdan bile geçirmemeliyiz.

Yeni mobil trendleri ve hedef kitle içgörülerini keşfetmeye yönelik bir araç olan Google Tüketici Barometresi’nin Kasım 2015 verilerine göre Türkiye’de 2012’de %14 olan akıllı telefon kullanımı üç yılda 4 kat artarak %56’ya ulaşmış. Değişimin hızına bir başka örnek ise akıllı telefon üzerinden en az bilgisayarları kadar sık online olan kullanıcılarla ilgili. Brezilya’da 25 yaşın altındakilerin oranı 2012’de %10 iken 2015’te %81’e yükselmiş. Üstelik değişim gençlerle sınırlı değil. Bu oran aynı dönemde 55 yaş üstü Meksikalılarda da %10’dan %38’e kadar çıkmış durumda. Y kuşağının %40’ı son alışverişlerinde araştırmayı akıllı telefonları üzerinden yaparken, marka avukatlarının üçte bire yakını mağazadayken aynı yola başvurmuş.

Tüm bu verilerin ortaya koyduğu tablo, kullanıcı tabanı hızla büyüyen mobili ihmal etmemek olarak özetlenebilir. Bunun için ilk adım tüketicilerin buluşma noktası olan web sitelerinde mobil uyumluluğu sağlamak. Ancak markaların bunun da ötesine geçmesi, mobil aplikasyonların yanı sıra bu dünyaya özel platform ve pazarlama taktiklerinin de gücünü arkalarına alarak doğru mesajla, doğru zamanda ve doğru yerde tüketiciye dokunması gerekiyor.

 

Bülent Hiçsönmez

Google Türkiye Ülke Direktörü

 

Bu yazı, Campaign Türkiye’nin Aralık 2015 sayısında yayımlanmıştır.


Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.