Mercedes Benz GLB

Mercedes-Benz’in geçtiğimiz aylarda Türkiye lansmanını yaptığı ve merak edilen 7 koltuklu SUV / Crossover modeli olan GLB’yi mercek altına aldık.

Mart ayından beri maruz kaldığımız koronavirüs salgını ve pandemi sürecinde ülkemizde ve dünyadaki otomobil firmaları mecburiyetten dolayı internet üzerinden online lansman düzenlemek zorunda kalmışlardı. Mercedes- Benz Türkiye de geçtiğimiz aylarda yine online platform üzerinden yeni GLB modelini biz basın mensuplarına lanse etti. Şimdi bu otomobil ile baş başayız.

7 koltuklu bir SUV / Crossover modeli olan GLB’yi yakından gördüğümde güçlü ve karizmatik bir görünüme sahip olduğu ilk izlenimlerim arasındaydı. Ön havalandırma ızgarasındaki Mercedes logosu, çamurluklarındaki plastik eklentiler, altlardaki marşpiyellerindeki plastik ve krom karışımı tasarımı, tamponların altındaki krom detaylar ve tavanındaki raylar bu otomobilin kompakt bir crossover olduğunu da gösteriyordu. Jant tasarımı ise oldukça değişik ve hoş görünüyordu. Uzaktan bakıldığında 5 kollu alüminyum gibi görünen bu jantlar, yanına gelindiğinde de üzerindeki parlak siyaha boyanmış detaylar ortaya çıkınca gerçek yüzü ortaya çıkıyordu. Güzel bir dokunuş.

Otomobilin içine bindiğimiz zaman ön konsol tasarımı sizlere daha önce sayfalarımızda tanıttığımız Mercedes- Benz’in binek modellerinden farklı değil. Alman firmanın kompakt dizaynı GLB’de de kendisini gösteriyor.

Yine karşımızda 10,2 inçlik yan yana iki dijital ekran bizi karşılıyor. Plastik malzeme kalitesi her zamanki alıştığımız Mercedes’in bu konudaki başarısından farklı değil. Parlak piyano siyahının yanı sıra gri ve krem rengin hakim olduğu ön konsoldaki bu renk çokluğu firmanın üst sınıf otomobillerindeymişsiniz gibi bir his bırakmayı başarıyor. Torpido kısmının ve eşya gözlerinin de genişliği yeterli.

Progressive donanım seviyesine sahip olan test otomobilimizde arka tamponların altında krom eklentiler yer alıyordu. Bu krom parçanın sağında ve solunda iki egzoz çıkışı gibi varmış görünse de yakından baktığımızda bunların yalancı bir detay olduğunu gördük. Son zamanlarda özellikle SUV modellerde çokça gördüğümüz bu yalancı detay benim gibi 40’lı yaşların ortalarında birisi için gözüme pek hoş gelmedi.

GLA ile yola çıktığımız andan itibaren otomobil yerden yüksek yapısı sayesinde bir SUV olduğunu hissettirip size güven veriyor. Daha önce kullandığımız binek modelleri ile aynı sürüş hissini veriyor ve görüş açıları oldukça rahat ve genişti. Otomobilin ele iyi oturan direksiyon simidine komuta eden sistemin sürüş tepkileri oldukça iyi.

Gelelim Mercedes-Benz GLB’nin en çok merak edilen detayına… Otomobilde Renault’dan alınan 1.3 litrelik turbo beslemeli bir motor yer alıyor. Bu 163 Bg gücünde ve 250 Nm tork üreten motorun performansı hakkında bir şey söylemek gerekirse orta derecenin bir tık üstü diyebiliriz. Mercedes’in 7 ileri D-CT diye adlandırılan otomatik şanzımanının geçişleri de oldukça sessiz ve başarılı. Otomobilde 1.3 litrelik bir motor olduğu için hızlanmalarda daha büyük hacimli ağabeylerine nazaran kabin içine biraz daha yoğun ses verse de, o kadar rahatsızlık verici olmadığını söyleyebilirim. Bunda hiç şüphesiz Mercedes-Benz’in diğer modellerinde olduğu gibi başarılı ses izolasyon sisteminin de etkisi var tabii ki… Kabin içine gelen yol sesi de az seviyede. Ancak firmanın C ve E serilerinde çok zaman geçirdiyseniz içeriye gelen ses size rahatsız edici gelebilir. Çünkü bu konuda onlar kadar iyi değildi.

7 koltuklu test otomobilimizin bagaj hacmi 500 litreydi. Arka koltuklar raylı sisteme sahip olup, öne çekildikleri zaman bu bagaj hacmi 130 litre daha artabiliyor.

GLB’nin arka kısmına binmek için kapıyı açtığımızda geniş bir alan bizi karşılıyor. Koltuklara oturulduğu zaman ferah ve rahat hissettirecek kadar geniş baş ve diz mesafesi mevcut. Koltukları öne aldığınız zaman bile yeterli diz mesafesi mevcut ve rahatlıktan taviz vermiyor.

Mercedes-Benz GLB’nin pazardaki rakiplerine bakıldığında Range Rover Evoque, Audi Q3, Jaguar I-Pace, BMW X1, Volvo XC40 gibi modelleri sayabiliriz. I-Pace ve Evoque 2.0 litrelik motora sahip oldukları için ülkemizdeki vergi sistemi nedeniyle fiyat açısından GLB’ye nazaran dezavantaja sahipler. GLB 1.3 litrelik motoruyla vergi dilimi açısından elini rakiplerine göre güçlendirirken, bir de 7 koltuk opsiyonuyla da ayrılmayı başarabiliyor. Çünkü rakiplerinin hepsi 5 koltuklu versiyonlarıyla piyasada satılıyorlar. Bu arada GLB’nin ülkemize geldiği ilk parti stoğunun hepsinin satıldığını ve içinde bulunduğumuz Eylül ya da Ekim ayında yeni bir partinin geleceğini de belirtelim.

GLB’nin arka kısmına binmek için kapıyı açtığımızda geniş bir alan bizi karşılıyor. Koltuklara oturulduğu zaman ferah ve rahat hissettirecek kadar geniş baş ve diz mesafesi mevcut. Koltukları öne aldığınız zaman bile yeterli diz mesafesi mevcut ve rahatlıktan taviz vermiyor.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.