artwork

Markalarımızı da projeye dahil ediyoruz

3 ay önce

0

Hogarth Yaratıcı bir prodüksiyon şirketi. Prodüksiyon alanında kendi projemiz olan HOGARTH HABITAT ağaç dikme projemiz kapsamında, çalıştığımız markalarımızı da projeye dahil olmaları için davet ediyoruz. Geleneksel ajanslar, markaların sürdürülebilirlik projeleri kapsamında, çeşitli proje ve/veya bunlarla ilgili yaratıcı fikirler sunabiliyorlar. Ajanslar için özellikle yaratıcı yeteneklerini gösterebilmeleri açısından bu tarz konular ayrıca önem ve değer taşıyor.

Dünya, çevre ve kaynak konusunda uzun zamandır tehlike sinyalleri veriyor. Dünya coğrafyası farklı bölgelerde aşağı yukarı aynı problemlerle mücadele ediyor. Devletlerin aldığı önlemlerin, mevcut sıkıntıları çözmede yetersiz kaldığı ortamda başta global markaların ve devamında güçlü lokal markaların kuvvetli, fark yaratacak ve etki yaratacak projeler geliştirmeleri gerekiyor. Farklılaşma çabasının faydadan uzaklaşmaması esas olmalı. Farklı coğrafyalardan aynı sesi çıkarabiliyor olmak gerçek etkiyi yaratmada etkili olacaktır. Yaratılacak en büyük fark belki de günlük rekabetin içinde olan markaların ortak bir karar alarak aynı global veya lokal kampanyalara imza atması olacaktır.

Özellikle uluslararası markalar, global stratejilerini Türkiye’de de sürdürmek için çeşitli faaliyetlerde bulunuyor. Bu kapsamda lokal aktivite ve kampanyalarla bilinirlilik yaratıyorlar. Çevre kirliliğinin ve global ısınmanın, gelecekte kaynak sıkıntısına sebep olma gerçeği, birçok markanın ortak endişesi. Yerli ve bu konuya yıllardır yatırım yapan markalar da aynı şekilde bilinirlilik yaratmaya devam ediyor. Özellikle dönüşüm projelerini her sene daha fazla görmeye başladık.
İçinde bulunduğumuz dönem, şirketlerin sadece finansal başarı elde etmelerinin yeterli bulunmadığı, aynı zamanda çevreye ve insana duyarlı iyi birer kurumsal vatandaş olmalarının ve iyi kurumsal yönetim uygulamalarını ilke edinmelerinin de beklendiği küresel bir dönüşüm sürecindedir. Sürdürülebilirlik kavramı da bu sürecin bir yansıması olarak Hogarth’ın öncelikler listesinde başı çekiyor. Bu konuda hem şirket içinde çeşitli önlemler alıyor, eğitimler veriyoruz hem de HOGARTH HABITAT projemizle çözüm üretmeye çalışıyoruz.

Bildiğiniz gibi ağaçlar, diğer tüm canlılardan daha fazla güneş ışığı yakalayabiliyor. Yalnızca tek bir ağaç, yılda 24 kilograma kadar karbon emebiliyor, 40 yaşına geldiğinde 1 ton karbonu atmosferden çekebiliyor. Biz de çok yakın zamanda HOGARTH HABITAT projemizi hayata geçirdik. Bu projeyle çektiğimiz her reklam filmi için doğaya 100 fidan dikiyoruz. Proje başlangıcından bugüne kadar 2500 fidanımız bulunuyor.

HOGARTH HABITAT projesi dışında da şirket olarak karbon ayak izimizi azaltmak için uzun yıllardır geri dönüşüm atıklarımızı ayırıyoruz. Kağıt, metal, cam, plastik gibi ofis ortamında aklınıza gelen ayrılabilecek tüm geri dönüşüm atıklarımız ayrı ayrı toplanıyor. Bunu sadece ofisimizde yapmıyor, çektiğimiz reklam filmi setlerinde de atıklarımızı ayrı toplayıp geri dönüşüme gönderme konusunda oldukça titiz davranıyoruz ki, bu ne yazık ki halen daha sektörümüzde çok yaygın olarak yapılan bir işlem değil. Bunun dışında yurt dışı ve yurt içi çekimlerimizde daha az seyahat ediyor, teknolojinin de ilerlemesiyle gerektiğinde çekimlere online bağlanmayı tercih ediyoruz. Seyahat etmemiz gerektiğinde de yurt içinde uçak kullanmamaya özen gösteriyoruz. 

Ofiste ayrıca ufak gibi görünen ama aslında dünyamız için oldukça değerli olan diğer önlemlerimiz; tek kullanımlık bardakları yeniden kullanılabilir olanlarla değiştirdik. Çıktılarımızı mümkün olduğunca az ve çift taraflı alıyoruz. Işık, su, klima gibi kaynaklarımız kullanılmadığı zaman kapatıldığından emin oluyoruz, tüm çalışma arkadaşlarımız bu konuda büyük hassasiyet gösteriyor. Enerji verimliliği sağlayan cihazlar kullanıyoruz.

Sürdürülebilirlikte şirket olarak yaptığımız çalışmalarda bir zorluk yaşamıyoruz. Tüm Hogarth ekibinin de bu konudaki bilinçli yaklaşımıyla şirket içi aldığımız önlemlere ekip arkadaşlarımız son derece uyumlu.  
Teknolojinin karbon ayak izine olumsuz katkısını maalesef hepimiz biliyoruz ama diğer yandan teknolojinin hayatlarımıza her boyuttaki katkısı da yadırganamaz. Bugün tüm teknoloji firmaları Sıfır atık planları ve hedefleri konusunda vaatlerini paylaşıyorlar, keza metaverse de 2030 yılına kadar sıfır atık sertifikası almayı hedeflediğini paylaştı. Metaverse kullanımı hayatın içine ne kadar sürede entegre olacak göreceğiz. Metaverse dünyanın farklı yerlerindeki insanları ortak amaç, hobi, eğlence gibi aktivitelerle bir araya getirmeyi de hedefliyor. Bu bakış açısıyla metaverse’ün, sürdürülebilirlik kampanyalarının oluşumunda ve geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum. O zamana kadar biz dünyamızın acil ihtiyacı olan ağaçları, HOGARTH HABITAT projesi kapsamında ekmeye devam edeceğiz.

Bugün bilinçli her insan sadece çalıştığı yerin sürdürülebilirlik stratejilerini ve çalışmalarını değil, tükettiği her markanın bu konudaki çalışmalarını değerlendiriyor. Sadece Hogarth olarak değil, bağlı olduğumuz WPP’nin de ana stratejisinde sürdürülebilirlik var ve bu tabii ki iş alımlarında da bu değerlere uyum sağlayacak ve katkıda bulunacak elemanlarla ilerleniliyor. İçeride verilen eğitimler ve HOGARTH HABITAT gibi faaliyetlerimizin de onların bu alanı sahiplenmelerini teşvik ediyor. 

Uluslararası ve yerli markaların bu alanda muhteşem projeleri oluyor. Hem çevreye katkıları hem de diğer markalara örnek olmaları açısından hepsini tebrik ediyorum ancak maalesef bazı markaların da sadece belli günlerde ortaya çıktıklarını ve arkası dolu olmayan projelerle prim yapmayı hedeflediklerini görüyoruz. Markalarına faydadan fazla zarar verdiklerinin zaman içinde fark edecekler.  

Marka ve ajans çalışması olarak da HOGARTH HABITAT projemizi prodüksiyon süreçlerinde markalarımızla paylaşıyor, katılımları için onları da davet ediyoruz. 

Alper Üner

Hogarth İstanbul CEO’su

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Özel sayısında yayımlanmıştır.