Markalar ve sporun arası nasıl

Kristal Elma Festivali’nde sadece elektronik spor konuşulmadı. Festivalin son gününde ana sahnede bu defa karşımızda Milli Tenisçi Çağla Büyükakçay ve The Sales Machine Yönetici Ortağı Ali Kiremitçioğlu vardı.

Kiremitçioğlu’nun Londra’nın ardından izlenimlerini paylaşarak başlayan panel olimpiyatların önemiyle devam etti. Panelde söz Çağla Büyükakçay’a geçtiğinde ise şu sözleri dikkat çekti:

“Çok genç yaşlarda çok ciddi emekler veriliyor. Anne ve babalarla başlıyor bu emek ve sonra da antrenörle ve kendini adamayla aslında devam ediyor.

Olimpiyatlarda olmak her sporcunun olduğu gibi benim de hayalimdi. Ama pek çok parametreye bağlı bu. Örneğin bir kerelik bir başarı önemli değil, başarının devamlı olması gerekiyor. Her kötü olayda bile iyi bir şey olabileceğini unutmamak gerekiyor. Ben geçen yılı çok kötü geçirdim. Şubat ayından Eylül ayına kadar iki maç üst üste kazanamıyorken bir anda olimpiyatlar öncesi son bir yılda maçları kazanıp puanları toplamaya başladım.” 

 “Ülkede bir lider olması, kendi sporcularını ürten ülkelerde ülkedeki diğer sporcuları da etkiliyor. Profesyonel sporcuların yetişmesi için de spor yapan insanların artması gerekiyor. Wimbledon’da bir kültür oluşturmuşlar, maç biletini online olarak satmıyorlar, kuyruğa girmeniz gerekiyor. Bunun için 2 gün önceden gidip çadır kuruyorlar. Otomatik olarak bu bir kültür oluşturuyor. Haliyle bu da tenisi canlı tutuyor.”

“Sizden hep iyi birileriyle karşılaşıyorsunuz ve hep kaybediyorsunuz. En iyi olduğunuz günde bile kaybedebiliyorsunuz. Bu da mental olarak çok zor. Kendinizi sürekli ne kadar geliştirebilirim, ne yapabilirim diye sorguluyorsunuz.” 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.