Lego’nun başarısı hikaye üretimi ve paylaşımında

Lego, çok köklü bir marka çünkü hikaye anlatmayı çok iyi başarıyor. 1980’lerden bu yana içerik üretiyor. Her ürününün bir hikayesi var ve bunu her mecraya entegre ediyor.

Content marketing’i en iyi uygulayan markalardan biri Lego’dur. Üstelik daha content marketing kavramı ortaya çıkmadan uyguladıkları strateji, rekabetin kızıştığı bir dönemde markaya önemli bir başarı getirmişti. Bu dönem 1980-90’lara rastlar. O dönemde Lego’nun parçaları taklit edilmeye başlanmıştı ve marka gidişattan memnun değildi. Patent savaşı da işe yaramayınca taklitçilerini geride bırakmak ve yerini korumak için içeriğin gücünden yararlanan bir pazarlama stratejisi geliştirdi. Dergi çıkarttı, kitaplar hazırladı, çizgi filmler üretmeye başladı. O günden bu güne oyuncak markasından çok bir yayın evi gibi çalışıyor Lego.

Ne yapıyor derseniz hikaye yaratıyor ve hikaye anlatımını tüm mecralara başarılı bir şekilde entegre ediyor. Hatta bu hikayelerinden ve ürettiği içeriklerden gelir de elde ediyor. Çizgi dizileri, kitapları, Lego Lord of Rings gibi oyunları markaya gelir getiren içerik çalışmaları. Ancak Lego yoğun içerik üretimini gelir elde etmek için yapmıyor, içeriği ürünlerinin satışını sağlayacak bir iş modeli olarak konumlandırıyor.

Mikrositeler

Lego her ürettiği hikaye için bir mikrosite oluşturuyor. Bu mikrositede olay örgüsünü ve karakterleri tanıtıyor, bu hikayeye özgü oyunlar, filmler, yarışmalar ve tabii ki satışa yönlendiren linkler veriyor. Bence en güzel örneklerden biri Lego Star Wars (cmpg.in/114pSyl).

Lego dizileri

Ürettiği hikayeler için hem web sitesinde hem de kablolu TV’de yayınlanan diziler hazırlıyor. Cartoon Network gibi isimlerle ortaklıklar kuruyor. Son olarak Cartoon Network’le Lego Chima dizisini hazırladı ve tabii ki bu dizinin oyuncak serilerini çıkarttı.

Topluluklar

Sosyal medya ve internetin gücünü iyi kullanıyor Lego. “Lego Click” adında bir topluluğu var ve Lego severler burada yaptıkları Lego’ların fotoğraflarını, videolarını paylaşıyor, fikir alışverişinde bulunuyorlar.  Tabii ki Lego’nun kısa filmlerini izliyorlar, ürettiği oyunları oynuyorlar ve aplikasyon indirebiliyorlar.

My Lego Network de çocuklar için tasarlanmış bir sosyal ağ. Herkesin kişisel bir sayfası var ve diğer Lego severlerle tanışabiliyorlar, karşılıklı oyunlar oynayabiliyorlar, ödüler kazanıyorlar ve Lego TV’yi izleyebiliyorlar.

Dergi

Lego Club dergisi bazı pazarlarda çıkıyor ve hem pazara hem de yaş gruplarına göre özelleştiriliyor. Lego dergi yayıncılığına 1987’den bu yana devam ediyor. İlk dergisinin adı “Brick  Kicks”ti.

LegoLand parkları

Lego, Merlin Entertainment Group’la işbirliğinde dünyanın çeşitli yerlerinde oyun parkları açıyor. Şu anda tüm dünyada altı parkı, bunun yanında keşif merkezleri var. Keşif merkezleri kapalı alanda 3D, 4D filmler, oyun alanları sunarken parklar büyük alanlarda pek çok etkinliği barındırıyor. En büyük parkı Florida’da ve 600 dönümlük bir alanda konumlanıyor. 2-12 yaş arası çocuklar için şovlar, oyunlar, su parkları, restoranlar, alışveriş merkezleri sunan görkemli bir park.

Lego’nun avantajı oyuncak markası olması ve sınırsız hikaye üretiminin yapılabileceği bir alanda bulunması. Bunu çok iyi kullanıyor ve içerik üretimini markanın temeline yerleştirmiş durumda. Ancak hikayelerin çekiciliğinden her alandaki markalar yararlanabilirler çünkü görüyoruz ki hikayesi olan marka, rakiplerini geride bırakıyor.

Burçin Tarhan / Campaign Türkiye Yazı İşleri Müdürü

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Temmuz 2013 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.