Kurum kültürümüz sanatla iç içe

Borusan’ın Kurucu ve Onursal Başkanı merhum Asım Kocabıyık tarafından 1992 yılında eğitim konusundaki faaliyetlerini kurumsal bir yapı şemsiyesi altında yürütülmesi yolunda ilk adım olarak Asım Kocabıyık Kültür Eğitim Vakfı kuruldu. “Topluma Katkı” vizyonu ile hareket ederek, toplumsal fayda çalışmaları kapsamında Asım Kocabıyık Kültür Eğitim Vakfı ve 1997 yılında kurulan Borusan Sanat’ı 2008 yılında vakıf bünyesine alarak ismini Borusan Kocabıyık Vakfı olarak değiştirdi. Vakıf, 2011 yılında Borusan Contemporary ile faaliyet alanlarını genişletti ve kültür, eğitim, kadını güçlendirme ve benzeri alanlardaki sosyal sorumluluk inisiyatifleri hayata geçirilmeye devam ediyor.

Borusan’ın gerek kültür-sanat gerek eğitim alanındaki çalışmaları pandemi döneminde de devam etti. 2020 yılında küresel salgına karşı tedbir nedeniyle fiziksel konserlerine ara veren Borusan Sanat, bu dönemde sanatçı, izleyici ve çalışanlarının sağlığının, aynı zamanda orkestranın geldiği sanatsal düzeyin korunması için bir dizi projeyi hayata geçirdi. Borusan Sanat’ın 2020 yılının Ekim ayında hayata geçirdiği projelerden en önemlileri, Borusan Klasik’ten her hafta yayınlanan canlı radyo konserleri, dijitalleşmeyle birlikte önemli bir ihtiyaca cevap oldu. Bunun yanında borusansanat.tv adını taşıyan, konser kayıtlarının ve konser öncesi söyleşilerin yüksek teknolojiyle müzikseverlere ücretsiz olarak sunulduğu video platformu, Borusan Klasik’te yer alan “BİFO Maraton” ve “Borusan Müzik Evi” gibi tematik radyo programları da pandemi döneminde sanata olan ihtiyacın giderilmesinde önemli rol oynadı. Borusan Sanat her sezon 12-14 etkinlik arasında düzenlenen konserlerin sayısını, değişen koşullara uyum sağlamak ve bu koşulları sanatsal anlamda faydaya çevirmek için 2020’den itibaren 28’e çıkararak BİFO’nun tüm üyelerine mümkün olduğunca fazla konser pratiği sağladı. Son olarak BİFO, 2020 yılının Ağustos ayında ilk kez şef olarak ağırladığı Patrick Hahn ile 2021-2022 sezonundan itibaren iki sezon boyunca sanat danışmanı ve daimi konuk şef olarak yoluna devam etme kararı aldı.

10 yıldır özgün bir sanat kurumu olarak çalışmalarını sürdüren Borusan Contemporary, pandemi sürecinde de dijital platformlar aracılığıyla sanat izleyicisiyle buluşmaya devam etti. Ocak-Mart 2020 döneminde 3.266 ziyaretçi Perili Köşk’ü ziyaret ederken mart ayı itibarıyla fiziksel ziyaretlere ara verilmesi dolayısıyla sergi programının izleyiciler ile buluşturulmasına imkân sağlayan yenilikçi dijital yöntemler hızla devreye alındı. Bu kapsamda ilk olarak Eylül 2019 tarihinde ziyarete açılan Bill Viola: Geçici sergisi Borusan Contemporary’nin Google Arts&Culture platformunda yer alan hesabına taşınarak, sergiye özel hazırlanan dijital rehberle birlikte izleyicilere sunuldu. Eylül 2020’de Borusan Contemporary’nin internet sitesi üzerinden 7/24 canlı yayın olarak sunulan :mentalKLINIK, ACI REÇETE #02 sergisi, dijitalleşme sürecine inovatif bir sergi deneyimi daha eklemiş oldu. Böylelikle 2020 yılında toplam 6.266 kişi fiziki olarak, 78.491 kişi ise dijital platformlar aracılığıyla Borusan Contemporary sergilerine ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nda yer alan eserlere erişebildi. Borusan Contemporary, son olarak Yeni Medya’nın gücüyle sınırları aşan Düş Suda başlıklı koleksiyon sergisini 7 Nisan’da sanatseverlerle buluşturdu. Güncel sanat sahnesinin uluslararası temsilcilerini bir araya getiren sergi, AR ve VR teknolojilerini izleyici deneyimine dahil eden kurgusu ve kamusal alana yayılan seçkisiyle sanatseverlere özel bir deneyim yaşatıyor. Borusan Contemporary’nin internet sitesi üzerinden 360 derece sanal tur ile gezilebilen Düş Suda, Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR) teknolojilerinin desteğiyle kamusal alana da taşınıyor. Sergi, Avrupa Yakası’nın Boğaz hattında belirlenen rotada Artırılmış Gerçeklik (AR) teknolojisiyle desteklenen Düş Suda Sergi Rotası mobil uygulaması aracılığıyla, sanatseverlere güncel sanatın önemli eserlerini üç boyutlu izleme şansı tanıyor.

Hiçbir zaman sadece yaptığı işle kalmayan Borusan, mutlaka katma değer yaratmaya çalışıyor. Bu katma değerler bazen sosyal sorumluluk projesi, bazen de farkındalık yaratma amacıyla gerçekleştiriliyor. Kültür-sanat da bu çalışmalar arasında çok büyük bir rol oynuyor. İş hayatında sadece işe odaklanan çalışanlardan çok kendilerini çeşitli alanlarda geliştirenler, farklı ilgi alanları olanlar ve bir şekilde kendilerine yatırım yapanlar öne çıkıyor, başarılı oluyor. Borusan’ın merkez ofisi ve aynı zamanda Borusan Contemporary’nin sergi alanı olan Perili Köşk’e bakıldığında ofiste bir sanat eseri görmek, üzerine düşünmek, ilham vermesi o gün yapılan işe farklı bir gözle bakılmasını sağlayabiliyor. Şirketlerin kültür ve sanatla iç içe olması ise kurum kültürünün sanatı nasıl benimsediğini gösteriyor. Çalışan tarafından bakıldığında çalıştığı kurumun toplum özelinde sosyal fayda sağlayan, sadece hizmet veren veya üretim yapan bir şirket değil, aynı zamanda kültür-sanata verdiği değerle toplumsal gelişimi desteklediğini de kanıtlıyor.

Borusan Holding

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 113. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.