Kıtaları aşan salgın çerçevesinde kripto paralar

Dijital borsada koronavirüs salgını esnasında neler olduğunu, Thodex Kurucusu ve CEO’su Faruk Fatih Özer yazdı.

2009 yılında hayatımıza Bitcoin isimli yepyeni bir para birimi girdi ve yıllarca sadece belli bir kesimin hakim olduğu, üzerine çeşitli efsanelerin anlatıldığı ancak hızla büyüyen bir sektöre dönüştü. Yıllar süren geliştirmeler, madencilik faaliyetleri ve “Bitcoin’in kurusu Satoshi Nakamoto kimdir” sorularıyla birlikte kripto paralar 2017 yılında büyük bir çoğunluk tarafından bilinen bir para birimine dönüştü. Bitcoin ve sonrasında geliştirilen altcoin’lerin pek çok güzelliği vardı ve bunlardan en önemlileri fiziki olarak bulunmamaları ve sınırları aşan bir teknoloji ile geçerliliğe sahip olmasıydı.

Normal şartlar altında analistler ve komplo teorisyenlerini birbirinden ayıran pek çok şey olsa da kripto paraların geleceği konusunda ortak bir görüş son derece yaygınlaşmıştı: İleride kağıt paralar yavaş yavaş piyasadan silinecek ve herkes kripto paralar ile ödeme yöntemine yönelecek. Hatta olası bir savaş durumunda birçok kişi servetlerini kripto paralara yatırarak kendini güvence altına alacak. Borsalar çökse dahi kripto paralar yükselmeye devam edecek… Tüm bunlar pratikte herkese çok mantıklı gelmişti. Ancak beklemediğimiz bir anda dünya çapında koronavirüs salgını başladı ve kripto paraların böyle bir kriz durumunda nasıl bir konumlandığını gözlemleme şansı yakaladık.

Tüm teorilere rağmen düşüş grafiği kripto paraları da ekledi

Sınırları aşan, hiçbir devletle ya da merkez bankasıyla ilgisi olmayan bir para biriminin büyük global krizlerden de ciddi bir şekilde etkilenmeyeceğini sık sık okuyup konu üzerine düşünsek de gerçekler pek de beklediğimiz şekilde ilerlemedi ve mart ayında Bitcoin uzun zamandır görülmemiş bir düşüşle 5 bin doları gördü. Birçok kişi için bu durum teoride ve pratikte işlerin ne kadar da farklı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Beklenenin aksine Bitcoin uzun zamandır gördüğü en düşük grafiklere sahne oldu. Bir grup yatırımcı bu düşüşlerin alım için fırsat olduğunu düşünerek bir grupsa durumun daha kötüye gideceğini düşünerek hesabındaki kripto paraları hızlıca elden çıkarmaya başladı. Salgının yarattığı stres ve belirsizlik kripto paralara da yansıdı ve analizler eskisi kadar keskin olmamaya başladı. Herkesin sorduğu o malum soruyu buradan da sorup konuya açıklık getirmeye çalışalım o zaman: Covid-19 ile birlikte Bitcoin ve kripto paraların devri sona mı erdi?

Geleceğe dair çözümler yine kripto paralarda

Herkesin hayatını derinden etkileyen ve gerek ekonomik gerekse sosyal dengeleri altüst eden pandemi öncesinde kripto paralar hem dünya devi şirketlerin hem de devletler, hatta kentlerin gündeminde yer alıyordu. Peki şimdi ne olacak? Kripto para projelerinin tekrar gündeme gelmesi için salgının sona ermesini mi bekleyeceğiz yoksa içerisinde olduğumuz durumda kripto paraları yaygınlaştırmak daha akıllıca bir çözüm mü? Jason Brett’in Forbes’ta yazdığı “Coronavirus Stimulus Offered By House Financial Services Committee Creates New Digital Dollar” başlıklı makalede konuyla ilgili dikkat çekici açıklamalar göze çarpıyor. Ülkeler teşvik paketlerini hazırlayıp sunarken Amerika cephesinde neler yaşandığına değinen Brett, makalesinde demokratların ileriye dönük olarak da teşvik edici buldukları ‘dijital dolar’ ve ‘dijital dolar cüzdanları’ kurulmasına değinmesinden bahsediyor.

Fintech danışmanlık şirketi Gattaca Horizons’un kurucusu, ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) eski yenilik yöneticisi ve Dijital Dolar Projesi (Digital Dollar Project)’nin kurucu direktörü Daniel Gorfine, Amerika’nın gelecekteki yeteneklerini ve esnekliklerini artırmak adına ülkenin dijital para sistemini test etmeye ve pilot uygulamalarına başlamasını öneriyor. Yani gelecekte kripto paraların ülkeler tarafından da kullanılan ve her geçen gün daha da yaygınlaşacak bir ödeme aracı olması çok da uzak ihtimal olarak görülmüyor. Belki de bu global kriz sonrasında çıkacak raporlar bu durumun önünün açılmasını daha da hızlandırır.

Karantina alışkanlıklarında kripto paraların yeri

Covid-19 salgınıyla birlikte pek çok şirket ve çalışan ilk kez home office sistemini denemeye başladı. Bu da beraberinde yepyeni alışkanlıkları getirdi. Karantina dönemine iş tarafından bakıldığında dikkat çekici istatistikler ortaya çıktı. Microsoft’un açıklamasına göre Skype, mart ayında bir önceki aya oranla %70’lik bir kullanıcı artışı yaşadı. 40 milyon kullanıcılı uygulama aracılığı ile yapılan konuşma süreleri ise %220 arttı. İş için kullanılan uygulamaların yanında insanların günlük alışkanlıklarında da dikkat çekici değişimler yaşandı. Related Digital’in yaptığı araştırmaya göre e-ticaret sitelerindeki ürün satışları %14 artarken insanların sipariş verdikleri ürünlerde değişiklikler görüldü. Aynı araştırmada puzzle satışlarının %62 arttığı görülürken giyim sektöründeki satışların %24 düşüş gösterdiği belirlendi. Tüm bunların yanında egzersiz uygulamaları ve çevrimiçi dizi/film izleme platformları da altın çağını yaşamaya başladı.

Kripto paralar son üç yıldır hem Türkiye’de hem de global çapta son derece rağbet görüyor ve grafiklerdeki tüm düşüş ve yükselişlere rağmen kripto paralara yatırım yapanların sayısının arttığı görülüyor. İçerisinde bulunduğumuz mevcut dönemde de kripto paralara olan ilginin daha da arttığı gözlemleniyor. Yatırımcıların bir kısmı tüm dünya borsalarının düşüşte olduğu güncel ekonomide parasının bir kısmını dijital paralara yatırarak riski dağıtırken bir kısmı da geleceğin para biriminin Bitcoin ve diğer altcoin’ler olduğuna dair inancını sürdürerek yatırımını daha da artırıyor. Virüsün paralar aracılığıyla daha çok yayıldığına dair araştırmalar yayınlandıkça konuya ilgisi olmayan kişiler de daha “hijyenik” bir para birimi arayışına girerek şimdilik yatırım yapmasa dahi kripto paraları araştırmaya başlıyor. Popüler kripto para borsalarının verilerini bir haberinde derleyen The Daily Hodl sitesi de yeni üyelerin ve kripto para yatırımcılarının bu dönemde hayli arttığını gözler önüne seriyor. Yeni yatırımcıların giriş sebepleri birbirinden farklı olsa da kripto para borsalarına olan ilginin bu dönemde arttığını söylemek mümkün.

Dijitalin yükselişi ve yeni çalışma alışkanlıkları

Covid-19 pandemisinin çalışan ya da işveren fark etmeksizin hepimize öğrettiği en önemli şeylerden biri dijital bir şirketin böylesine zorlu durumlarda dahi avantajlı konumda olması oldu. Salgının sona ermesiyle birlikte gerek sosyal hayat gerekse ekonomide herkesin hayatını tümden etkileyecek değişikliklerin yaşanacağı öngörülüyor. Belki de salgın sonlanınca kimi şirketlerin yeni sistemler denemesine şahit olacağız.

Hazırlayan:
Faruk Fatih Özer
CEO ve Kurucu, Thodex

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.