Kilit nokta: Etki odaklı liderlik

Bilim insanları, insanlığın gezegene olan etkisinin en yüksek düzeyde olduğu yeni bir jeolojik döneme girdiğimizin altını çiziyor. Antroposen (İnsan Çağı) olarak nitelendirilen bu yeni dönemde her bir bireyin ve aktörün rolü çok önemli. Bugün hepimiz yaşadığımız gezegene olan etkimizin, her zaman olduğundan daha fazla farkındayız. Çünkü içinde bulunduğumuz pandemi dönemi bize bunu çok daha yakından hissettirdi. Bugün tüketici, müşteri veya bir çalışan olarak karşı karşıya kaldığımız gerek çevresel gerekse sosyal sorunların sadece izleyicisi olmak istemiyoruz. Tam tersine çözümün birer parçası olmak, harekete geçmek ve çözümün parçası olan aktörleri hayatımıza sokmak istiyoruz. Bu nedenle şirketlerin varlık nedeninin sıkça sorgulandığı bir dönemden geçiyoruz.

Tüketicilerimiz varlık nedenimize, içinde bulunduğumuz toplumlara ve çevreye nasıl katkı sağladığımıza, sosyal fayda yatırımlarına daha fazla değer veriyor. Özellikle gençlerin bu konuda daha da duyarlı olduğunu görüyoruz. Bugün şirketlerin amaç odaklı bir organizasyon olması ve sürdürülebilirliği bir söylem olarak değil bir eylem olarak iş modelinin merkezine alması her zamankinden çok daha önemli. “Sürdürülebilirlik” vizyonunda değişimi yaratacak paradigmanın kilit noktasının “etki odaklı liderlik” olduğunu düşünüyorum.

Markalar veya kurumlar olarak her birimizin etki ekosistemini geliştirebilmesi ve hem sosyal hem de çevresel konularda kapsayıcı çalışmalar yapabilmesi çok kıymetli. Anadolu Efes olarak bu bakış açısıyla sürdürülebilirliği iş modelimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz. 10 yıllık hedeflerimiz çerçevesinde sürdürülebilirlik stratejimizi takip etmeye ve etki alanımızı geliştirmeye devam ediyoruz. Sürdürülebilirlik çalışmalarımızda ana 4 odak alanımız bulunuyor: Toplum, çevre, değer zinciri, çalışanlarımız. Bu 4 odak alanda yaptığımız yatırımlar, projeler ve programlarla artı değer yaratıyor, ‘17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’na katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Küresel sorunlarla baş edebilmek, iş birlikleri ve etki ekosistemi oluşturmayı gerektiriyor. Ancak herkesin ortak amaçlarla harekete geçmesinin ve iş birlikleri kurmasının sürdürülebilir kalkınmaya destek olabileceğine inanıyoruz. Çevreye artı değer hareketi ile ürün ambalajlarından, servis sunum malzemelerine, doğal kaynakların sorumlu kullanımından atık yönetimine, plastik kullanımını azaltmaktan, döngüsel ekonomiye katkıya kadar birçok alanda sürdürülebilirlik çalışmaları yürütüyoruz. Bunun için tedarikçilerimiz, üniversiteler ve girişimcilik ekosistemi ile yakın çalışmalar yapıyoruz.

Örneğin; Ecording bizim girişimcilik ekosisteminde doğa dostu, sosyal fayda sağlayan, küresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu çözümler konusunda iş birliği yaptığımız girişimlerden biri. Geçtiğimiz günlerde çevre teknolojileri geliştiren sosyal girişim Ecording ile yeni bir iş birliğine daha imza attık. Bu iş birliği ile, sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında 2 milyon tohum topu, yeşil şişeli ürünlerimiz vesilesiyle toprakla buluşuyor. Tohum topu atışı Artvin ve Mersin’de toplam 35 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ecoDrone’lar ile gerçekleştiriliyor. Kırsal bölgelerde yaşayan ve iklim değişikliği nedeniyle gelir eşitsizliğinden etkilenen kadınlar tarafından hazırlanan tohum topları, Orman Haftası’nda toprakla buluşmaya başladı. Anadolu Efes olarak, Ecording ile diğer bir heyecan verici çalışmamız da Ar-Ge üzerine olacak. Tohumların toprağa daha iyi tutunabilmesine yönelik yapılan Ar-Ge çalışmalarında, üretim prosesimizin yan ürünü olan malt çiminin kullanılması konusunda iş birliğine hazırlanıyoruz.

Öte yandan ekosistemimizde plastik kullanım oranımız %1,1 gibi düşük bir seviyede olsa da biz bu oranı önümüzdeki 2 yıl içerisinde %0,5 seviyesine düşürmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda; bir markamızı tamamen plastiksizleştirdik, festival bardaklarımızı biyobozunur malzemelerden üretmeye başladık. Girişimcilik ekosistemi ile iş birliği içerisinde servis sunum malzemelerimizde %20’si zeytin çekirdeğinden oluşan materyaller ürettik. Zeytin çekirdeğinin oranının artırılması için çalışmalara devam ediyoruz. Çevresel sürdürülebilirlik alanında tutku ile çalışmaya ve daha iyi bir dünya hayal eden girişimlerin yanında olmaya devam edeceğiz.

Doğal kaynakların sorumlu kullanımının çevre özelindeki odak alanlarımızdan biri olduğunu söylemiştim. Bu kapsamda ham maddelerimizin üreticileri çiftçilerimizle yaklaşık 40 yıldır omuz omuza çalışıyoruz. Sürdürülebilir tarım pratiklerini uygulamaları için onları teşvik ediyoruz. Ayrıca WWF Türkiye iş birliği ile 2018 yılında başladığımız Akıllı Tarım programı ile de bir yandan çiftçilerimizin hayatını kolaylaştırıp yerel kalkınmaya katkı sağlarken bir yandan da iklim değişikliği ile mücadeleye destek oluyoruz.

Sürdürülebilir Kalkınma İlkeleri’nden biri olan toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadının iş hayatındaki yerinin güçlendirilmesi de bir diğer odak noktamız. Bu anlayışla ulusal ve uluslararası platformlarda çalışmalar yürütüyoruz. Sürdürülebilirlik Akademisi’nin Intertek iş birliği ile verdiği İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı FMCG sektöründe almaya hak kazanan ilk şirket olduk. Aynı zamanda Kadının Güçlenmesi Prensipleri WEP’s imzacısı şirketlerden biri olarak kadınların ekonomik güçlenmesine de vesile oluyoruz. Türkiye’nin ilk ve tek sürdürülebilir turizm projesini 14 yıldır UNDP, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle yürütüyoruz. Gelecek Turizmde Programı’yla bugüne kadar yapılan çalışmalarla 300’ün üzerinde kadına istihdam ve gelir imkânı yarattık.

Kadınların iş hayatında güçlendirilmesi için sadece kurum içinde değil girişimcilik ekosisteminde de çalışmalarımız var. Anadolu Efes olarak bizim desteklediğimiz girişimlerin %60’ının en az bir kurucusu kadın. Şirket içi Girişim Atölyemizden bu yıl 4 kadın çalışanımızın yürüttüğü proje şu an piyasaya girmek için hazırlık döneminde. Şirket dışında da birlikte çalışacağımız ya da destekleyeceğimiz girişimlerde kadın olmasına önem veriyoruz. Birlikte çalıştığımız Biolive girişimi bunlardan biri.

Yine destekleğimiz Composeit, Plastic Move, Blindlook gibi girişimlerde de kadınların olduğunu görüyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek için birey olarak da kurumlar olarak da her zaman daha fazlasını yapmaya ihtiyacımız var ve her bir adım çok kıymetli. Bunun için biz Anadolu Efes olarak iş birlikleri kurmaya, içinde bulunduğumuz toplumla ve ekosistemimizle bir bütün olarak hareket ederek etki alanımıza geliştirmeye ve çözümün bir parçası olmaya devam edeceğiz.

Selda Susal

Anadolu Efes Türkiye Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 110. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.