‘Kes/yapıştır’da iş tersine döndü

İnternet gazeteciliği ilk başladığında haber sitelerinin tamamı gazete haberlerinin peşinden sürükleniyordu. Gazete manşetlerinin derlemesi hemen bütün sitelerde eksiksiz yer alıyordu. Bu konuda geride kalan 10 yılda . Bütün gazeteleri alıp okuyamayan biri için de çok yararlı bir hizmet. Belli başlı gazetelerin özel içerikli manşetleri sabah çok erkenden bütün sitelerde ‘anonimleşerek’ yer alıyor.

Milliyet’in gazetedeki manşet haberi ntvmsnbc’de, Hürriyet’in özel röportajı yerel bir gazetenin sitesinde “haber kaynağı ustaca gizlenmiş olarak” karşımızda.

Burada emeğe saygı muhabbeti filan yapmayacağım. Dijital rekabette adı konmayan bir anlaşma varmış gibi, herkes diğerindeki iyi haberi alıp veriyor. Zaten son tüketici konumundaki normal vatandaş için, haberi ilk hangi kaynağın verdiği çok önemli değil. Burada internet medyası baştan beri hep “kes/yapıştır” gazeteciliği yapmakla eleştirildi. Fakat son bir iki yıldır bence işin rengi çok değişti. İnternet gazeteciliği emekleme dönemi sonrası şimdi basılı gazetelerin önüne geçmiş durumda. İnternette gördüğümüz yaratıcı bir başlığı, sık sık ertesi gün gazetelerde görüyoruz. Ya tersine “kes/yapıştır” dönemi başladı ya da atılacak en iyi başlıklar artık internetin karşılıklı etkileşimli ortamında bulunabiliyor.

Basılı gazeteler zaman boyutunda dijitale karşı dezavantajlı iken bir de içerik bakımından yaratıcılık kaybına uğruyor. Çünkü hazır “edit” edilmiş “kılçıksız” internet haberleri gazete editörlerini de ister istemez hımbıllaştırıyor. Fakat Twitter’da yapılmış muhteşem bir yorumun üstüne de bazen daha iyi başlık aramak boşa zaman kaybı değil mi?

İnternet medyasının en önemli avantajı ise bazı haberlerin ertesi günkü gazeteleri bekleyemeyecek kadar “lezzetli” olması. Adam kalkıp Piyer Loti’ye laf edince, “Sen kendi plazana bulduğun özenti isme bak” diye haykıran kitlenin isyanı, bu tüketim ortamında ertesi günü beklemez…

Gazete bazen bir haberi, siyah beyaz sayfasında eski bir vesikalıkla geçiştirebilir. Çalakalem iş yapmakla suçlanan internette ise en iyi görseli aramak, telif yasalarına yakalanmadan video filan eklemek gibi zahmetli işler var…

Levent Ertem
Campaign Türkiye Yayın Danışmanı
[email protected] 

[arrowlist]

  • Bu yazı Campaign Türkiye’nin Temmuz sayısında yayınlanmıştır.

[/arrowlist]

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.