Keşke Ben Yapsaydım: Su Küçüktepepınar

Rafineri Jr. Art Director’ü Su Küçüktepepınar, “keşke ben yapsaydım” dediği kampanyayı anlattı.

Su Küçüktepepınar                                Jr. Art Director, Rafineri

Geçtiğimiz yıllarda Avustralya hükümeti “Eşcinsel çiftlerin evliliği yasal hale getirilmeli mi?” sorusunu halk oylamasına açtı. Oylamada yanıt için iki kutucuk vardı: Biri evet, diğeri ise hayır…

Bu süreçte Nike, ikonik tik işaretinin çevresine bir kutucuk ekleyip yanına da “Evet!” yazarak evlilik eşitliğine destek verdiğini ifade eden bir kampanya başlattı. Böylece dünyanın en ikonik logolarından biri, oy vermeye teşvik eden bir iletişim aracına ve eşitlik için bir sembole dönüşmüş oldu. Minik bir dokunuşun, kutucuğun bu kadar büyük bir iletişim kurabiliyor olması çok etkileyici ve heyecan verici. Süsleme yapmadan, uzatmadan, kasmadan… net ve çarpıcı.

Kampanyayı markaya öyle güzel entegre ettiler ki… Mağaza tabelalarında, tişörtlerde, ayakkabılarda, billboard’larda, torbalarda hatta fişlerde bile bu yeni logoyu kullandılar. İnsanların üzerinde taşıdığı bu ürünler, kendi görüşlerini çevresindekilere ifade etmek için de bir aracı olmuş oldu. Halkın büyük bir kısmının oylamaya katılmasında ve çoğunluğun evet oyu kullanmasında bu kampanyanın da etkisi olduğunu düşünüyorum.

Tasarım dilinin yalınlığıyla ve insana dokunan bir çalışma olmasıyla “keşke ben yapsaydım” dediğim bir iş. Kalabalık kitlelere ulaşabilme, onları etkisi altına alabilme, yönlendirebilme gücüne sahip olan reklamın insanlara gerçekten dokunan konular için kullanılması çok kıymetli ve umut verici.

 

Künye:

Marka: Nike
Ajans: Wieden+Kennedy Portland

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 111. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.