Keşif: Duygu Kesimoğlu

Freelance illüstratör Duygu Kesimoğlu, bu sayımızda keşif bölümümüzün konuğu oldu.

Duygu Kesimoğlu                                                            Freelance İllüstratör

2000 yılında Eskişehir’de doğup büyüyen Duygu Kesimoğlu’nun tüm eğitim hayatı Eskişehir’de geçti ve eğitimi halen burada devam etmekte. Kesimoğlu, çocukluğundan bu yana çizgi filmlere ve tasarım sürecine ilgisi olduğu için eğitimini de bu yönde devam ettirmeye karar verdi. 

Önce bir anadolu lisesinde okudu, okurken de kazanmak istediği Çizgi Film ve Animasyon bölümüne yönelik eğitim almaya başladı. Sonrasında Anadolu Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon bölümünü kazandı ve şu anda son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmekte. Bir süre çocuk kitabı illüstratörlüğü yaptı ve şu an çeşitli projelerin arka plan sanatçılığını yapıyor.

Burak Becan: Bir şeyler çizmeye ilk olarak ne zaman ve nasıl başladınız? 

Duygu Kesimoğlu: Çok klasik bir cevap olacak ama çoğu çizer gibi ben de çok küçük yaşlarda çizmeye başladım. Elimin kalem tutmaya başladığı ilk zamanlardan beri çiziyorum diyebilirim. İlk çizimlerimi daha bebekken  duvarlara yapıyormuşum, kağıt ve kalemle sonradan tanıştım 🙂 Sonrasında da resme olan ilgim giderek arttı. Kendi kendime kağıtlara karakterler çizip sonra onları etraflarından kesip hayata geçirirdim, onlara hikayeler yazardım. Resim derslerini asla kaçırmazdım, hep özgün bir şeyler üretmek isterdim. Çok sonrasında kendimi bu yönde geliştirmek için dersler aldım, bir gün mesleğe dönüşeceğini küçük yaşlardan beri biliyor gibiydim.

Burak Becan: Çalışmalarınızda ilham kaynağınız neler oluyor? İlham aldığınız sanatçılar var mı? 

Duygu Kesimoğlu: Spesifik bir ilham kaynağım var diyemem, ilham aldığım şeyler dönemsel olarak değişiyor. Şu sıralar bitkileri referans alarak tasarım yapmayı seviyorum. Gördüğüm ufacık bir detay sayesinde bile aklımda yeni bir şey oluşabiliyor. Örneğin bazen bir renk bazen bir objenin köşesi bile yeni bir fikir için yeterli olabiliyor. Karışık ve çok detaylı görünen şeyler ilgimi çekiyor, detaylarını incelemeyi çok seviyorum. Takip ettiğim ve işlerini çok beğendiğim sayısız sanatçı var; Gabriel Gomez, Beatrice Blue, Samuel Smith, Juliaon Roels, Aurélien Predal ve Michal Sawtyruk sadece bu sanatçılardan birkaçı. Gustav Klimt ve Egon Schiele’nin yeri ayrı tabii 🙂

Burak Becan: Kendinizi konumlandırdığınız bir tarz var mı? En çok ne tür şeyler yapmaktan keyif alıyorsunuz?

Duygu Kesimoğlu: Stilize tarza kendimi çok daha yakın hissediyorum. Realistik çizimler yapmaktan çok keyif almıyorum, stilize şeyler tasarlamak daha çok keyif veriyor ve rahat hissettiriyor. Daha çok arka plan tasarımlarıyla ilgilendiğim için tasarladığım mekanı bu dünyadan ve daha stilize biçimde yansıtmayı seviyorum. Kısacası inandırıcılığı yüksek stilize işler çizmeye çalışıyorum. Animasyon filmi yapma süreci çok zor bir süreç olsa da bana çok keyif veriyor. Herkesin ilgi alanına göre bir görevi oluyor ve bunu iyi bir şekilde yansıtabiliyor, ortaya yepyeni bir tarz çıkabiliyor. Ayrıca ekip işlerinde yer almayı da eğlenceli ve öğretici buluyorum.

Burak Becan: Çizimleri animasyon haline getirme süreci nasıl oluyor? Bu süreci tasarlarken en çok nelere dikkat ediyorsunuz?

Duygu Kesimoğlu: İlk olarak her şey düzen ve disiplinden geçiyor bence. Animasyon filmi için her aşamanın tek tek planlanması gerektiğini düşünüyorum, bir adımı atlamak veya öylesine yapmak filmin diğer evrelerini çok etkiliyor. Hikaye oluşturma, hikayeyi izleme, karakter ve mekan tasarımı, renk şeması oluşturma, ses ve görsel efekt gibi bir sürü aşaması daha var animasyon film sürecinin. Ben daha çok tasarım sürecinde yer alıyorum. Karakter ve mekan tasarımları, mekanın içindeki incelikler, bu inceliklerin hikayeye uyumu, karakterin hikayeye ve mekana uyumu, renklerin birbiriyle olan etkileşimi gibi düşünülmesi gereken bir sürü detay var aslında. Bu yüzden resme çok geniş bakmak gerekiyor. Herhangi bir şeyi sırf sevdiğimiz için film içine dahil edemiyoruz, bu bazen bir sahne açısı bazen de küçük bir obje bile olabiliyor. Bunların dışında birlikte çalıştığınız ekibin motivasyonu da çok önemli.

Burak Becan: Çizimlerinizi NFT haline getirmeyi düşünüyor musunuz? NFT dünyası ve bu dünyanın geleceği hakkında neler düşünüyorsunuz?

Duygu Kesimoğlu: NFT dijital sanat ve sanatçılar arasında çok ses getiren fakat benim şu anlık girmeyi düşünmediğim bir alan. NFT’nin geleceğinin hızla

şekillendiğini görebiliyoruz. Gelip geçen bir çılgınlık olarak değil, gelecekte de devam edebileceğini düşünüyorum.

Burak Becan: Hedefleriniz ve hayalleriniz neler? Bunların şu an için neresindesiniz?

Duygu Kesimoğlu: Küçük hedeflerin büyük hedeflere giden adımlar olduğunu düşünüyorum. Bu küçük adımlardan biri Çizgi Film ve Animasyon bölümünü kazanmak oldu. Şu an kendimi gelişmekte olan bir sanatçı olarak görüyorum. Kısa animasyon filmlerinde yer alarak büyümek hedeflerim arasında, ses getiren animasyon şirketlerinde çalışmak istiyorum ve hedefe yönelik çalışmalarıma devam ediyorum.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 124. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.