“Kalıpların dışında, hayatın içinde” yaklaşımımızla yenilikçi marka tavrımızı güçlendiriyoruz

ING Türkiye İletişim ve Marka Deneyimi Grup Direktörü Gökçe Say, “Kalıpların dışında, hayatın içinde” yaklaşımıyla klişeleri sorgulayan, öncü ve yenilikçi marka tavrını güçlendirdiklerini vurgulayarak, marka stratejisini ve toplumsal yatırım projelerini anlattı.

Zahmetsiz bir bankacılık anlayışıyla kalıpların dışında ve hayatın içinde çözümler geliştiren ING, bu yaklaşımını sürdürülebilir bir dünya, daha iyi bir yaşam amacına ve cinsiyet eşitliğine yönelik duruşuna da yansıtıyor.  ING’nin marka stratejisine ve yeni reklam filmine değinen Gökçe Say, toplumsal yatırım projelerini de detaylı bir şekilde aktardı. 

Necla Eylül Durukan “Kalıpların dışında, hayatın içinde” yaklaşımıyla ING olarak sunduğunuz önerme nedir?

Gökçe Say Günümüzde artık herkes için en değerli şey “zaman”. İnsanlar artık bulundukları yerin konforunda işlemlerini gerçekleştirebilecekleri zahmetsiz çözümleri tercih ediyor. Bu durum artık şirketlerin marka stratejisini etkileyen değil, belirleyen bir faktör haline dönüştü. Biz de artık müşterilerin bankalara göre değil, bankaların müşterilere göre şekillenmesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bizim amacımız insanların iş ve özel yaşamlarında bir adım önde olmalarını mümkün kılmak. Bunun da ancak müşterilerimize her zaman, her yerden, kolay, akıllı ve kişisel bir deneyim yaşatarak zahmetsiz bir bankacılık anlayışıyla mümkün olacağına inanıyoruz. Bunun için de şu ana kadar yaptığımız gibi, bankacılık klişelerini sorgulayarak öncü olmamız, dönüştürmemiz, yenilik sunmamız gerektiğini düşünüyoruz ve Türkiye’nin lider dijital kurumu olmayı hedefliyoruz.

Bu yaklaşım ile kolay, akıllı ve kişisel bir müşteri deneyimi yaratan zahmetsiz bankacılık anlayışımız ile hayallerine yürüyenleri cesaretlendirme amacımızı vurguluyoruz.

Bunu marka tavrımıza da yansıtıyoruz ve “sen hayatını yaşa” marka yolumuzla müşterilerimizi istedikleri hayatı yaşamaları için teşvik eden, cesaretlendiren bir marka olmayı amaçlıyoruz. Zahmetsiz bir bankacılık anlayışıyla kalıpların dışında bankacılık ürün ve hizmetleri geliştirerek ve müşterilerimize hayatlarının içinde çözümler sunarak bunu yapabileceğimize inanıyoruz. Bu nedenle, ”sen hayatını yaşa” marka yolumuzla insanlara hayatta kendileri için gerçekten önemli konulara yer açmalarını vadederken, “Kalıpların dışında, hayatın içinde” yaklaşımımız ile klişeleri sorgulayan, öncü ve yenilikçi marka tavrımızı güçlendiriyoruz. Bu yaklaşım ile kolay, akıllı ve kişisel bir müşteri deneyimi yaratan zahmetsiz bankacılık anlayışımızla hayallerine yürüyenleri cesaretlendirme, destekleme ve bir adım ileri taşıma amacımızı vurguluyoruz.

Yeni reklam filmimizde şubelere de kalıplara da sığmayan bankacılık anlayışımızı öne çıkarıyoruz.

Ezgi Mola’nın yer aldığı yeni reklam filmimizde bu yaklaşımımızı anlatıyoruz. Dijital gücümüzle alışılagelmiş kalıpları esneterek müşterilerimizin hayatına uyan çözümler geliştirdiğimizi ve şubelere de kalıplara da sığmayan bankacılık anlayışımızı öne çıkarıyoruz. Ezgi Mola filmde doğada kamp yaparken dahi ING Mobil üzerinden işlemlerini kolayca gerçekleştirebiliyor, Cebimdeki Danışman sayesinde görüntülü bankacılıkla dilediği yerde bir danışmanla konuşabiliyor ve rengine bakmadan tüm ATM’lerden yararlanabiliyor. Bu yaklaşımı, sürdürülebilir bir dünya ve daha iyi bir yaşam amacımız ve cinsiyet eşitliğine yönelik duruşumuza da yansıtıyoruz. Kadınlara karşı ön yargıların ve engellerin karşısında olduğumuzu vurguluyor, kalıpları yıkıyoruz. Ayrıca sürdürülebilir bir dünya ve daha iyi bir yaşam hedefimizle, finansal sağlık ve iklim alanlarında insanları güçlendirme misyonumuzu yeni reklam filmimizde vurguluyoruz.

ING olarak uzun yıllardır sürdürülebilirlik konusunda dünyada öncü uygulamalara imza atıyoruz. 

Necla Eylül Durukan ING olarak pek çok alanda toplumsal yatırımlar gerçekleştiriyorsunuz. Sürdürülebilirlik ING için ne ifade ediyor?

Gökçe Say Sürdürülebilirliğin önemi hem tüketiciler hem de kurumlar için giderek artıyor. Pek çok marka bu yönde taahhütlerini açıklamaya başladı. Bununla birlikte ING olarak biz uzun yıllardır sürdürülebilirlik konusunda dünyada öncü uygulamalara imza atıyoruz. Biz müreffeh insanların yaşadığı sağlıklı bir gezegen yaratılmasına destek olmak istiyoruz. Bunun için de “Finansal Sağlık ve Kapsayıcılık” ve “İklim” olmak üzere iki alana odaklanıyoruz. Toplumsal yatırımlarımızı da bu çerçevede şekillendiriyoruz. 

Sosyal sorumluluk alanında üstlendiğimiz misyonu her yıl bir adım daha ileriye taşıyoruz. 

Necla Eylül Durukan Mevcut toplumsal yatırım projelerinizden örnekler verebilir misiniz? Kalıpların dışında, hayatın içinde şeklinde tanımlayabileceğiniz projeleriniz hangileri?

Gökçe Say ING olarak sosyal sorumluluk alanında üstlendiğimiz misyonu her yıl bir adım daha ileriye taşıyoruz. Finansal sağlık alanındaki projelerimiz toplumsal yatırımlarımızda önemli bir yer tutuyor. Bireylerin tasarruf eğilimlerini izlemek amacıyla gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması ile 10 yılı aşkın süredir sektöre katkı sağlayacak bilgileri kamuoyuyla paylaşıyoruz. Finansal okuryazarlık alanındaki farkındalığın yükselmesi gerektiği inancıyla birçok farklı uzmanın yer aldığı Para Mevzuları video serilerimizle finans ve bankacılık konularını herkesin anlayabileceği bir dilde anlatıyoruz. Para Mevzuları’na, Prof. Dr. Emre Alkin ile “Turuncu Sorular” ve Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması” adında iki yeni seri daha ekledik. Ayrıca, çocuklarda erken yaşta tasarruf bilinci oluşturmayı ve davranış değişikliği yaratmayı amaçladığımız Turuncu Damla projemizle 2013 yılından bu yana devlet ilkokullarının 3. ve 4. sınıf öğrencilerine finansal okuryazarlık eğitimi veriyoruz. Projemizle şu ana kadar 49.000 çocuğa ulaştık.

Dijital Öğretmenler projemiz ile öğretmenlere dijital okuryazarlık becerileri kazandırıyoruz. 

Geleceğe yönelik istihdama katkı hedefimiz doğrultusunda Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine dijital okuryazarlık becerileri kazandırmayı amaçladığımız Dijital Öğretmenler projemiz de gurur duyduğumuz bir diğer çalışmamız. Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlamasını hedeflediğimiz, uluslararası ve ulusal birçok ödül kazanan projemizle şu ana kadar 4.000 öğretmene ulaştık. 1100 öğrenciye eğitim verdiğimiz Gelecek için Teknoloji Akademisi projemizle genç yaşta teknoloji üreten bireyler olarak çocuklarımızı yetiştirmeyi hedefliyoruz.

Kadınlara karşı ön yargıların karşısında duruyor ve kalıpları yıkmayı hedefliyoruz. 

Kadınlara karşı ön yargıların karşısında duruyor ve kalıpları yıkmayı hedefliyoruz. Kadın rol modellerin desteklenmesiyle toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçleneceğine inanarak, TMOK iş birliği ile ING Olimpik Kızlar projesini hayata geçirdik ve Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda yarışmak için hazırlanan 10 kadın sporcumuzu destekledik. Olimpik Kızlar Projesi ile kadının her platformda izleyici değil, sahadaki oyuncu olması gerektiği vurguladık ve “Bastırın Kızlar” sloganıyla sporcularımızı cesaretlendirdik ve onları izleyen milyonlarca genç kıza ilham verdik. Ayrıca, TEV iş birliğiyle oluşturduğumuz ING Eşit Gelecek Fonu ile mühendislik fakültesinde okuyan başarılı kız öğrencilere burs olanağı sağlayarak “mühendisler erkek olur” algısını değiştirmeyi ve kalıpları yıkmayı amaçlıyoruz.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 124. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.