Julie Langley: “Sorrell sonrası lidersiz dönem, şirket için zor bir süreç olacak”

CEO olarak Sir Martin Sorrell’ın yerine dışarıdan gelecek herhangi bir aday için işe doğrudan başlamak kolay olmayacak. Bu seviyede bulunan pek çok kişinin ihbar süresi altı aydan başlıyor.

Her ne kadar sektörün geçtiği bu zorlu dönemlerde Sorrell’in gidişi önemli bir boşluk yaratsa da ortada piyasaların farkında olmadığı bir yeniden yapılandırma olmadığı takdirde geçici liderler iş dünyasında köklü değişiklikler yapmaya pek istekli olmuyorlar.

Sorrell, 30 yılı aşkın süredir Londra Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem gören 100 şirket içinde, göreve en uzun süre devam eden CEO olarak WPP’nin miğferi konumundaydı.

Hiçbir yeni gelen başkan, statükoyu devam ettirmek istemeyecek; ayrıca, ciddi bir baskı altında da olacak çünkü WPP’nin ve genel olarak reklam sektörünün karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilmesi için şirketi bu amaca hazırlaması gerekecek.

WPP’nin geleceği hakkında yorum yapmak çok doğal olsa da bu kadar büyük ve karmaşık bir şirketi yeniden yapılandırmak hiç kolay bir iş değil.

Sorrell, şirketi daha verimli bir hale getirmek için çaba gösteriyordu. Geçtiğimiz sonbaharda marka ve tasarım şirketlerinden beşini bir araya getirdi ve GroupM bünyesindeki çeşitli medya ajanslarını birleştirdi.

Bunun yanında, WPP içindeki bazı şirketlerin bölünmesi için artan bir baskı olsa da bu, bazı temel problemlere çözüm olmayacak. Bu problemler arasında WPP ve rakiplerinin işlerini giderek daha büyük bir hızla ellerinden almaya başlayan Deloitte ve Accenture Interactive gibi yönetim danışmanları bulunuyor.

Şu anda reklam dünyasında durumu iyi olanlar, çevik ve bağımsız ajanslar. Ancak WPP bir anda bağımsız bir ajans gibi davranmaya başlayamaz.

Bu, her an performansa dayalı ek ödeme yoluyla işe devam eden önemli sayıda satın alınmış şirketin içinde bulunduğu, inanılmaz derecede karmaşık bir yapı.

Birleşme sonrası entegrasyonları ve performansa dayalı ek ödemeleri yönetirken WPP gibi bir şirketi yeniden yapılandırmaya çalışmak zor ve masraflı olur.

Ayrıca, yeniden yapılanmayı riskli yapan bir diğer konu, satmak istediğiniz şirketleri makul bir fiyat karşılığında satın alacak kişileri bulmak oluyor.

WPP, Publicis, Omnicom ve IPG gibi farklı holding şirketleri arasındaki rekabet nedeniyle, WPP muhtemelen bunlardan hiçbirine şirketlerini satmak istemeyecek.

Bu durumda, özel sermaye alıcıları en olası adaylar gibi görünüyorlar.

 

Julie Langley

Results International Ortağı

 

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 77. sayısında yayımlandı.
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.