İspanyol gribinden coronavirüse öğreneceklerimiz

Koronavirüs (COVID-19) artık bir pandemi olarak anıldığına göre, daha ölümcül bir pandemiden (İspanyol gribi) neler öğrenebileceğimizi görmek yararlı olabilir.
İspanyol gribi ya da İspanyol nezlesi olarak da bilinen ve 1918-1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün yol açtığı grip salgını tüm dünyayı etkilemişti. Dünya nüfusunun yaklaşık %27’sini enfekte eden bu virüs, tahmini olarak 50 ila 100 milyon insanı öldürdü. 1918 grip salgını olarak da bilinen ve 2009’da yeniden ortaya çıkan domuz gribinin de temellerini atan H1N1 virüsünü içeriyor.

Peki, insanlığın bu acı tecrübesi bize şimdi nasıl bir fayda sağlayabilir?

Son günlerde yaşadıklarımıza oldukça çarpıcı bir şekilde benzeyen ispanyol gribi sırasında da hükümet başlangıçta virüsü pek ciddiye almıyor. Bunun en büyük nedeni de o sırada Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin, 1. Dünya Savaşı’nın etkisinde olması ve morallerin yeniden daha fazla bozulmak istenmemesi.

Virüse İspanyolların özellikle sert ama etkisiz olduğunu ifade eden tutumlarından yola çıkılarak İspanyol gribi adı verildi. Ancak ilerleyen süreçte dünya genelinde, hükümetler virüsün hızını durdurmak için uygun hijyeni sağlamaya çalışarak önlemler almaya başlıyor ve büyük toplantıları iptal ediyor.

İspanyol gribi üzerine yapılan 2007 tarihli bir çalışma, influenza’nın ilk baş gösterdiği sıralarda ölümcül olmamasına rağmen, çevresel faktörlerle ölümcül hale geldiğini ortaya koyuyor. Hastanelerin aşırı kalabalıklaşması, kötü hijyen ve yetersiz beslenme gribin ölümcül bir hale gelişini etkileyen faktörlerden sadece birkaçı. Bunların yanında seyahat de önemli başka bir faktör tabii.

Özellikle 1918’de, I. Dünya Savaşı sona erdiğinde, eve dönen birlikler virüsün küresel olarak yayılmasında etkili oluyor. Günümüze dönersek; bugün özgürce seyahat etme kabiliyetimiz de COVID-19’un hızlı bir şekilde ülkeden ülkeye taşınmasına neden oluyor. Bu yüzden de hükümetlerin getirdiği seyahat engeli bu tip salgın durumlarında atılması gereken en önemli adımlardan biri.

SXSW ve Coachella gibi festivallerin iptal edilmesi ya da ertelenmesi, NBA’nin sezonunu askıya alınması bazıları için “aşırı tepki” olarak adlandırılsa da İspanyol gribi bize bu konuda son derece değerli bir ders veriyor:
1918’de uyarıları göz ardı eden Philadelphia şehri, savaş sırasında askerlerin ve halkın gösterdiği çabayı onurlandırmak için bir geçit töreni düzenledi. Tahminen 200.000 kişi bu dayanışma göstergesiyle sokakları doldurdu. Sadece üç gün sonra Philadelphia’daki İspanyol gribi vakaları patladı ve hastaneler ölmekte olan hastalarla dolup taştı.

Buna karşılık, St.Louis şehri okulları, oyun alanlarını, kütüphaneleri ve kiliseleri önceden kapatarak, halkın sağlığı için önlemlerini en üst seviyede tuttu. 20’den fazla kişiyle düzenlenecek halka açık toplantılar bile yasaklandı. Araştırmalar, St.Louis’in bu salgını Philadelphia’daki ölüm oranlarının yarısından bile az bir sayı ile atlattığını ortaya koyuyor.

Tarihin bize öğrettiği çok şey var. Ama öncelikle sakin ve güvende kalmamız çok önemli. Virüsü küçümseyerek bir yere varamayız; oldukça basit önlemlerle yakın bir süreçte her şeyin normale dönmesini sağlayabiliriz.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.