Influencer & ünlü pazarlamasının “toxic” tarafları marka prestijini etkileyebilir

Sosyal medya sanal fakat içindekiler biziz; gerçeğiz. Markalar, influencer’lar ve ünlüler paylaşımlarına, davranışlarına dikkat etmeli.

Influencer & ünlü pazarlaması bir süredir markaların kitlelere ulaşmak için kullandığı en etkili yollardan biri. Fakat her alanda olduğu gibi burada da bir karanlık taraf olabilir. 

Sosyal medyada etki sahipleri haline gelen nispeten genç yaştaki insanlar, zaman zaman ilgi odağı olmanın verdiği heyecanla toplumun gözünde yanlış algılanan hareketlerde bulunabiliyor ve içeriklerinde aşırıya kaçabiliyorlar. Ayrıca ünlü tarafında da işler zaman zaman iyi gitmeyebiliyor.

Influencer & ünlü pazarlamasında iş birliği yapılan insanlar, uzun süreli çalışmalarda markayla/ürünle özdeşleşebiliyor. Sonuçta, birlikte yola çıkılan kişilerin hayatında beklenmedik olaylar gelişebiliyor. 

 

 

 

 

 

 

Hem ünlü hem influencer tarafında Türkiye’den ve birçok ülkeden örnekler karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz yıllarda Kevin Spacey’e yöneltilen taciz suçlamaları, gündemi hayli doldurmuştu. Spacey’nin yaptığı açıklamalar ve davranışları, birlikte çalıştığı kişi ve kurumlar tarafından yadırganmış, profesyonel birliktelikler sonlandırılmıştı. Ülkemizde ise hızlıca aklımıza gelen; Enes Batur’un amcasıyla yaptığı video oluyor. Videoda “şaka” olarak nitelendirse de ailesine ve amcasına aşağılayıcı ifadelerde bulunuyor, küfür ediyordu. Tepki aldığı için videoyu yayından kaldırmak durumunda kaldı. “Kışkırtma” adı altında yayınlanan bu tip videolara aslında sıkça rastlıyoruz. “Kafalar” kanalında 3 arkadaşın birbirini tahrik ettiği, yanlış ifadelerde bulunduğu görülüyor. Benzer videoları gençlerin, çocukların izlediği düşünülünce sosyal medyada etki yaratan kişilerin yaşayışlarına aslında ne kadar dikkat etmeleri gerektiği ortaya çıkıyor. Bu tip davranışlarla bir markanın yan yana gelmesi durumunu siz düşünün.

Influencer & ünlü tarafında bu tür olaylar yaşanabilirken markaların dijital ortamda attıkları adımlara dikkat etmesini gerektiren durumlar da oluşabiliyor. Sosyal medya paylaşımlarının toplumda uyandırdığı etki yüksek. Haberin hızlı yayılma gücü de tepkinin çabuk oluşmasına neden oluyor. Ülker’in 1 Nisan 2017’de twitterda yayınladığı reklam filminin yaşadığımız kötü olayları çağrıştırması sebebiyle, Ülker tarafından kaldırılması iyi bir örnek olurdu. 

Influencer & ünlü kişilerin sosyal medyada sürekli olarak küfür etmesi, kötü alışkanlıkları varsa (yayın kuralı olmamasından kaynaklı) göstermesi, şiddet eğiliminde olması, pedofili ya da tacizle suçlanması iyi başlayan iş birliklerine zarar verebilir. Ayrıca toplum gözünde marka prestijine ciddi etkileri olabilir. 

Dijital dünya daha farklı bir dile sahip olsa da  sosyal medyayı, platformları kullananlar yine biziz. Haliyle verdiğimiz tepkiler, yaşayış kurallarımız da benzerlik gösteriyor. Markalar, etki yaratan kişiler ve liderler paylaşımlarına toplumun değerlerini de göz önünde bulundurarak dikkat etmeli. 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 86. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.