İletişime samimiyet vurgusu

Yeni dünya düzeninde toplumların ihtiyaçları, ilgi alanları, olaylara bakış açıları ve değerler değiştikçe, 2020’de iletişim alanlarında da yeni trendler yükselmeye devam edecek.

Özellikle Alfa jenerasyonu gibi yeni nesillerin algı ve davranış biçimlerinin eski öğretilerimizi sildiği bir çağa giriyoruz. Hayatın daha erken dönemlerinde bilgiye ve kaynaklara ulaşabilen, sosyalleşmeyi en aza indirgeyen Alfalar, en girişimci nesil olacak. Dikkat aralığının 2020’de hiç olmadığı kadar kısalması biz iletişimcilerin işini oldukça zorlaştırırken, üzerimize de büyük bir sorumluluk ve görev yüklüyor.

Devir Alfa devri ve biz iletişimcilerin hazır olması gerekiyor, çünkü onlar geleceği inşa etmek için geliyorlar. Yeni nesil, markaların samimi ve esaslı olmasını bekliyor. Hatta beklemekle kalmıyor davet ediyor ve rengini tavrını net bir şekilde belli ediyor. Gezegene, doğaya, cinsiyet eşitliğine, hayvanlara ve dünyanın sürdürülebilirliğine samimi bir şekilde eğilmeyen, kendisini sorumlu hissetmeyen markalara ve sosyal fayda yaratmayan işleriyle arasına mesafeler, setler koyuyor. İşte bu yüzden, markalara bu samimiyet / sorumluluk virüsünü aşılamak, onları gerçek fayda sağlayan işlerle buluşturmak zorundayız.

İletişim danışmanlığı, son dönemlerde değişim yaratma gücünü yeniden keşfediyor… İletişim danışmanları son 20 yıldır konvansiyonel mi, dijital mi, etkin dönüşüm mü diyerek yeni platformları sorgulamakta vakit geçirirken, gerçek potansiyellerini de bertaraf etmişlerdi. Ancak yaşanan tüm gelişmeler, içeriğin gücünü tekrar ortaya koydu. Şimdilerde iletişim danışmanlarının elinde dönüştürücü ve ateşleyici gücün farkını ortaya çıkaracak muhteşem bir fırsat var. İçerik artık sadece anlamlı olursa değerli olacak…Data analitik, veriyi değerlendirme, anlamlandırma ve bunları doğru kanallardan hedef kitlelere ulaştırabilen iletişimciler başarıyı yakalayabilecek.

2020 iletişim trendlerinde sosyal dinleme, davranışsal bilim, nöro- pazarlama, hikâye anlatımı, samimiyet ve otantik kısa içerikler gündemde olacak. Markaların çeşitlilik, kapsayıcılık, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik hakkındaki görüşleri daha da büyük önem kazanacak.

Hill and Knowlton olarak içeriği üretme sanatına devam ederken, özellikle sürdürülebilirlik başlığı altında önemli hizmet alanlarımız olacak. Markaların özellikle Birleşmiş Milletler kalkınma hedefleri doğrultusunda neler yapmaları gerektiğini, nasıl strateji oluşturarak doğru iletişim yapmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu anlamda global hizmetlerimizden ‘better score’ diye isimlendirdiğimiz marka ve kurumların gereklilik haritasını çıkardığımız bir hizmet alanımız bulunmakta.

Yaşadığımız gezegene duyduğumuz minnet ve sorumluluk dolayısıyla, sürdürülebilirliği öne çıkarıp, 2020’de de elimizden gelenin en iyisini yapmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Pelin Kocaalp,
Hill and Knowlton Strategies CEO’su

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 96. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.