İkonik binada bir dijital ajans

Karaköy’e taşınan ilk dijital ajanslardan olan Pure New Media, tarihi Karaköy Palas’ı bankalarla paylaşıyor. 500 metrekarelik binanın içerisinde endüstriyel bir doku var.

Endüstriyel bir tarza sahip olan ofis oldukça ferah.

Günümüzde ajans çalışanlarının ve ajansların uğrak mekanlarından biri Karaköy…  Bundan 10 yıl önce tek başımıza gece vakti gezemeyeceğimiz Karaköy’ün ajansların radarına girmeye başlamasından önce bir dijital ajans buraya yerleşti: Pure New Media. 2006’da kurulan ve 2009’da Maçka Palas ve St. Antuan Kilisesi gibi İstanbul’un önemli yapıtlarını ortaya çıkaran Levanten mimar Giulio Mongeri’nin Karaköy’deki ihtişamlı Karaköy Palas’ına taşınan ajansın bu süreci de oldukça eğlenceli.

Ken mi Chun Lee mi?

Daha önce Teşvikiye’de şimdiki Nişantaşı City’s’in karşısındaki İmran Apartmanı’nda hizmet veren ajans, ofis dar gelince çareyi taşınmakta bulmuş. Ajans başkanı Burak Gözalan, 500 metrekarelik ofis arayışının çaresini Karaköy Palas’ta bulmuş. Gözalan o süreci şöyle anlatıyor: “Bu binanın tamamı Yapı Kredi’nin ama burası hariç. Bu ofisin sahibi çok varlıklı bir hanım, geçen aylarda maalesef vefat etti. Kendisinin burayı kiralamak veya satmak gibi bir isteği yoktu zira 4 yıl boyunca burası boş kalmış. Onu ikna etmek için çok uğraştım. Yaklaşık 6 ay iletişime geçtik ve en sonunda ciddi bir yatırımla anlaştık. Başlangıçta 2 yıl için dolar bazında peşin ödedim kirayı ve buna ek olarak restorasyon yaptırdım.”

Karaköy’e taşınma kriz yarattı

İstanbul doğumlu Levanten Guilio Mongeri’nin 1910’ların sonlarında yaptığı binanın tek balkonlu katı ikinci kat. İçerisinde iş hanı ve sağ ve sol kısımlarda iki banka bulunuyor. Binanın dış cephesinden bahsetmek gerekirse, hem bitki motifleri hem de geometrik şekiller dikkat çekiyor. Dördüncü kata üç birim olarak bakarsak Pure New Media’nın 500 metrekarelik ofisi bir birime tekabül ediyor. Şimdilerde çok “in” olan Karaköy doğal olarak 2009’da bu kadar hareketli değildi. Bu sebeple Teşvikiye’nin göbeğindeki ajans çalışanlarına yeni ofisin Karaköy’de olduğu söylendiğinde ufak çaplı bir kriz yaşanmış. Fakat şimdi herkes oldukça mutlu. Karşıdan gelenler vapuru kullanıyor, Cihangir’den gelenler yürüyor, Beşiktaş ve Nişantaşı’ndan gelenler de oldukça hızlı bir biçimde ofise ulaşıyor.

Eskiden buralar hep dutluktu!

Tabii binayı iki bankayla ve üstelik kasaların olduğu iki bankayla paylaşmak da biraz sıkıntılı bir durum oluşturabiliyor. Ajans hayatının ‘esnek’ çalışma saatleriyle, bankaların ‘normal’ çalışma saatleri arasındaki farklılıklar dolayısıyla binanın güvenliği bazı zamanlar sabahlamak zorunda kalıyor ve ajans çalışanları hakkında geniş bir bilgiye sahip Ofiste yemek sorunu da dışarıdan çözülüyor.

İç mimariye gelirsek, ofis yukarıda da bahsettiğimiz gibi endüstriyel bir havaya sahip. Fransa’dan mimar Osman Hacıoğlu’yla çalışan ajansta zemin karolarında metal dokunuşlar var. Aynı şekilde çalışma masaları da demirden yapılmış ve paslandırıldıktan sonra verniklenerek kullanımına başlanmış vaziyette. Dış mimariye dokunmadan içeride yapılan değişiklikler arasında duvarlara gerçek tuğla örmek de var. Elbette tarihi bir bina olduğu için belediyeden gerekli izinlerin alındığını söylemekte fayda var.

Ofisin ortasında şipşak toplantı salonu

Ofiste yönetici kadronun kendilerine özel odaları bulunurken, muhasebe, müşteri hizmetleri ve event bölümleri de ayrı odalarda yer alıyor. Bunun haricinde kalan kreatif ekip ve sosyal medya bölümleri açık ofiste yer alıyor. Özel olarak geliştirilen ses geçirmeyen bir perde sayesinde, ofisin ortasındaki alan birkaç saniye içerisinde bir toplantı odası haline geliyor. Her bölüm oval masada otururken bölüm yöneticileri tekli masada oturuyor. Işıklandırmaya gelirsek, ofisin loş bir ortamı var ve bu da Gözalan’a göre odaklanmayı artırıyor.

Ofisin renkli köşelerinden biri daha.

Ofis, bir çalışma mekanı fakat yaptıkları partilerle de oldukça biliniyor. Event işinde de olmaları dolayısıyla Pure New Media, partiler ve garage sale yapıyor. Yaklaşık 35 kişinin çalıştığı ajans böylelikle sosyal bir hub haline geliyor. Çalıştığı markalarla sürdürülebilir bir ilişki şiarıyla yola çıkan Pure New Media, yaptığı anlaşma doğrultusunda Karaköy Palas’ın konuklarından olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Işınla beni Scotty!

 

Yoko bize iki çay getirir misin? Ses geçirmeyen özel perdeler sayesinde bekleme alanı toplantı salonuna dönüşüyor.

Bu yazı Campaign Türkiye Mart sayısında Yiğit Can Kaytmaz imzasıyla yer almıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.