Hoş gel ne olur!

Geçen sene bu zamanlarda yazdıklarıma baktım. Önce selam etmişim tek tek 2013 senesinde zamansız göçenlere. Her gelen bir amaç her giden de yeni görev alıp da dönmek için ayrıldı aramızdan oysa, uzun üzülmemek lazım. Dijitaldi, ekonomik büyümeydi, mobil cihazlardı, teknolojik değişimlerdi derken 2014’ün son günlerinde yine oturup şapkamızı önümüze koyup muhasebesini çıkartıyoruz bir yılın daha.

2015 çok hareketli geçecek. Eğlence ve medya sektörü yönetim kademelerinde konuşulanlar böyle gösteriyor. Neler mi deniyor? İşte bazıları;

Büyük kararlar

Hep söyler dururuz iş modeli her şeyin başıdır diye. Özellikle dijital iş modellerinin merkezde olmasının gerekliliği herkes tarafından söyleniyor ama gerçek anlamda uygulayan var mı derseniz bu biraz sorgulanır. PwC tarafından yeni dönem beklentilerine ilişkin yapılan araştırma gösteriyor ki yöneticilerin sadece %18’lik bir kısmı esnek bir iş modeline sahip ve yeni iş modelleri çerçevesinde fiyat politikalarını revize etme kapasiteleri mevcut. Sıkı durun, %74’lük bir çoğunluk orta derecede hazır olduklarını düşünüyor. Bu sanki kulağa “az pilav üstü kuru” der gibi geliyor. Kalan kısım da sanırım zaten olan bitenden bihaber.

Hızlı karar zarar getirmez

Esneklik ve hızlı karar verebilme kapasitesi, ihtiyaç olan ve doğru analiz edilmiş bilgiye sahip bir yönetimin en önemli enstrümanlarından biri. Önümüzdeki 12 aylık dönemde rakipler veya farklı endüstrilerle işbirliği en çok konuşulacak konulardan bir tanesi. Rekabeti ya da farklılıkları avantaja dönüştürmek için yaratıcılığın sınırı yok. Örneği de çok.

Bunun yanı sıra, gelir çeşitliliği yaratabilmek adına yeni iş alanlarına girme, marka konumlanması stratejilerinin gözden geçirilmesi, güvenilen ve inanılan mevcut iş alanlarına yatırım yapılması, yatırımların fizibilite ve finansmanı konuları da üzerinde zaman harcanılacak konular listesinin başlarında yer alıyor.

Hadi canım demeyin sakın!

Her ay yeni ve önemli bir karar alınması konusunda beklentisi olan bir endüstri bizi bekliyor. Araştırmaya katılanların %34’ü böyle öngörüyor. Ayrıca %37’lik bir kısım da alacakları kararların büyük bir kısmının reddedemeyecekleri yeni fırsatlarla ilgili olacağını bekliyor. Görünen o ki çok bereketli bir yıla giriyoruz. Yelkenler fora!

Bu arada öz eleştiri kapasitesine sahip bir yönetim bakış açısı var olduğunu gösteren sonuçlar da var. Araştırmaya katılanlardan %53’ü geçen 3-6 ay içinde vermiş oldukları bazı önemli kararları gözden geçirerek yeni durumlara adapte edebileceğine inanıyor.

Kararların dayanağı

Yöneticilerin %31’lik bir kısmı karar alırken şahsi deneyim ve içgüdülerinden yararlandığı, yine %31’lik bir kısım üçüncü kişilerin deneyimine dayandığı, maalesef sadece %37’lik bir kısım ise analiz edilmiş veriler çerçevesinde hareket ettiği ile ilgili sorulara olumlu yanıt vermiş. Elbette deneyim, yaşanmışlık yazılı olmayan ve reddedilemez bir veri kaynağıdır ancak muhakkak analiz edilmiş işe yarar bilgi kaynaklarının da gücü yadsınmamalı. Bazen espri yaparız “buna masaya dayanarak mı karar verdin?” diye. Olmaz demeyin. Neredeyse bu şekilde karar verip açtığı işi bir süre sonra düzgün fizibilite yapmadan, iş modelini doğru kurmadığı için kapatan çok örnek var piyasada.

Artık zaman değişti ve bunu kabul etme konusunda direnmemek lazım. Şirketlerin karar mekanizmalarının içine iyi rafine edilmiş bilgi kaynaklarını da entegre etmek gerekiyor. “Big Data” denilen geyik ve çok genel başlık bence yerini “Refined Data”ya bırakmalı artık. Bunun için de yönetimlerde görüş çeşitliliğini yaratacak yeni profillerin yer alma zamanı geldi de geçiyor, çabuk olun.

Hoş gel ne olur 2015!

Herkese sağlıklı ve mutlu yıllar dilerim.

 

Murat Çolakoğlu

PwC Türkiye Şirket Ortağı

Eğlence ve Medya Sektör Lideri

@mcolak001

 

Bu yazı Campaign Türkiye Ocak 2015 sayısında yayınlanmıştır.


Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.