Her şeyi kapatın, fişi çekin

Engine Chief Strategy Officer’ı Gen Kobayashi, kendi ailesindeki sarsıcı bir kaybı deneyimledikten sonra iş hayatından kendini bir nebze olsun soyutlayabilmenin önemini anlatıyor.

Eşimin kız kardeşi 4 hafta önce dördüncü evre kanser nedeniyle vefat etti. “Kanserle savaş” ifadesinden her zaman nefret etmişimdir. Bu bir çeşit güç ve cesaret testi değil. Her yıl insanları diğer hastalıklardan daha fazla öldüren bir hastalık ve buna yenik düşmek bir zayıflık işareti değil.

İnsan ne kadar süredir kanser tedavisi görüyor olursa olsun, ölüm geldiğinde yine de kendisini çaresiz hisseder. Bu, ailemiz için büyük bir travma oldu. Nikki, sadece eşim için sevgi dolu bir kız kardeş değildi. Son 18 yıldır iki harika çocuğa harika bir şekilde annelik yaptı ve ben dahil birçok insanın en iyi arkadaşıydı. Onu her gün özleyeceğiz ancak bu makale ölüm ya da kederle ilgili değil. Vakit geçirmek ve ilk kez ailemin yasını tutmak gibi bir olay karşısında kariyerimle ilgili kendimi biraz kapatma vaktinin geldiği gerçeğiyle ilgili.

Yedi yaşındaki oğluma ve dokuz yaşındaki kızıma Nikki teyzelerini bir daha göremeyeceklerini söylemek hayatımda yaptığım en zor şeydi. 

Haber ulaştığında, hayatımda olan her şey önemsiz hale geldi. İşte o zaman iş arkadaşlarıma, aileme odaklanabilmem için bir süre buralarda olmayacağıma dair bir mesaj gönderdim. Slack’i iPhone’umdan kaldırdım. Çocuklar yattıktan sonra bile aramaları cevaplamadım veya e-postaları kontrol etmedim. Gerçekten her şeyi kapattım.

“Kapatmak” normalde teknik olarak yapması en kolay şey olmalı ama neden bırakmamaya kararlı görünen bir endüstriyiz? Kurumun tükenmişlik oranları yükseliyor ve yakın zamanda yapılan bir Nabs araştırması; duygusal destek için yardım hattına yapılan çağrılarda %35’lik bir artış göründüğünü söylüyor. Yakın zamanda yapılan bir başka araştırma, planlamacıların %60’ından fazlasının her zamankinden daha uzun saatler çalıştıklarını ve %65’inin sağlıklı bir iş-yaşam dengesini korumak için mücadele ettiklerini ortaya koydu.

Fakat kapatmanın yaratıcı süreç için oldukça faydalı olduğu kanıtlanmıştı. Chris Lewis, “Too Fast To Think” adlı kitabında, “her zaman açık olma” kültürünün yaratıcılığa ve fikir üretimine yönelik oluşturduğu tehdidi araştırıyor. Lewis şöyle diyor: “Yaratıcı sürecin %70’i, insanlar bir fikre bile sahip olduklarını düşünmeden önce gerçekleşir.” Albert Einstein’ın bir keresinde “Yaratıcılık boşa harcanan zamanın kalıntısıdır” demesine şaşmamalı. Kapatmak, yaratıcı süreci hızlandırır ve bu gerçeği yaratıcı bir sektör olarak kabul etmemiz gerekir.

Peki bu konuda ne yapabiliriz? Birçok kurum, son yıllarda çalışanlara zaman tanımanın ve insanlara kapanabilmeleri için imkan vermenin önemini kabul etmek için büyük adımlar attı.

Personeline üzüntüsünü yaşamak veya yas tutmak için zaman ve alan tanımanın öneminin farkında olan bir ajans için çalışacak kadar şanslıyım. CEO’muz Ete’nin bu duruma yanıtı “ailenin yanında olman gerektiği kadar zamanın olsun” oldu ancak her ajansın, içine bu kültürü yerleştirmediğinin farkındayım.

Kişisel stres ve travma zamanlarıyla karşı karşıya kaldıklarında izin almak için personeli tanıyan ve karşılayan daha fazla ajans girişimine ihtiyacımız var. Creature ve Lucky Generals’ın parlak ileri görüşlü politikaları gibi girişimler, çocuk kaybetme travmasından etkilenen binlerce aileye çok ihtiyaç duyulan bir ses ve destek sağladı.

Son derece zor koşullar altında olmasına rağmen kendimi daha enerjik, yaratıcı hissederek ve bu kadar destekleyici meslektaşları olan bir ajans için çalışmaktan büyük minnettarlık duyduktan sonra işe geri döndüm. Daha sağlıklı, daha mutlu bir iş gücü, yaratıcı sürecin temelidir ve uzun vadede ajanslara geri dönecektir. 

Gen Kobayashi

Engine Creative Chief Strategy Officer

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 116. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.