Hayatım Reklam: Tibet Sanlıman

Hayatım Reklam bölümünün bu ayki konuğu Vietnam Ajans Başkanı Tibet Sanlıman.

Reklamcı olma sebebim Maymun iştahlı olmamdandır. Sinemayı, müziği, tasarımı, resmi, heykeli, modayı hepsini aynı anda ve aynı miktarda seviyordum. Bu meslek bu sevgiye ve ilgiye kucağını açtı. Bir de havalı bir meslektir Reklamcılık.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar Çoğu. Ama gurur duymadığımı sorarsanız; 2000’lerin başında seçim öncesi bir siyasi partinin reklamlarını yapmıştık. İnanmayarak girdiğim bir işti. Yanlış bir şeydi o işe girmem. Sonucu da fenaydı doğal olarak. Gurur duymadığım ve bunu itiraf edebildiğim yegane projedir o. Genellikle beni bu şiddette rahatsız hissettiren başka bir durum yaşamadım sonrasında.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam Epuron için yapılan efsanevi TVC Mr. Wind filmi. Şans eseri bu işi Londra’daki Eurobest jürisinde değerlendirmiştim. BBC kampanyasıyla finale kalmıştı ve bütün gücümle savunmuştum. O yıl büyük ödülü almıştı. Meslekten umudumu kestiğim depresif zamanlarımda bu işi hatırlamak antidepresan etkisi yaratır bende.

Kariyerimdeki en iyi an RPM yıllarımda Paul McMillen’in odasına çağırıp beni kreatif direktör yaptığını söylediği an. Çok şaşırmıştım. İçimden “Ne cesur adam” diye geçirmiştim. Bence çılgınca bir karardı. “Emin misiniz?” diye sormuştum. O dönemde kreatif direktörler genellikle reklam yazarı kökenli olurdu. Bir de RPM’de Bay Paul’den başka hiç KD olamazdı. Bu nedenlerle çok şaşırmıştım. Kendisi benim bu işi kıvırabileceğimi düşündüğünü ve uzatmadan teşekkür edip toz olmamı söyledi. O anı hala gülerek hatırlarım.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım Obaçay’ın konkur sunumuydu. Servis görevlimiz sevgili Fatma Hanım’ın sunum odasına elinde içi çay dolu servis tepsisiyle girerek, bütün neşesiyle “ Eveeet taptaze çaylarımız geldiiii, biz hep Çaykur kullanırız ajans olarak!” dediği an…

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü Sıla, Beyazıt Öztürk, Özcan Deniz, Ali Ağaoğlu, Sinem Kobal

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan Paul McMillen, Figen İsbir, Mehmet Ali Türkmen, Doğan Yarıcı ve hiç düşünmeden ortağım Gürkan Günaydın.

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi Mengü Ertel ve Paul McMillen. Okul yıllarında Mengü Ertel’in San Grafik’inde part time çalışıyordum. Tam bir usta çırak ilişkisiydi. Çok büyük saygı duyarım. O işini yaptı, ben nasiplendim. İzleri hala üstümdedir. Paha biçilmez hayat dersleri öğrendim Mengü ustamın yanında. Allah rahmet eylesin. Bir diğeri ise Paul McMillen’dir. Kendisi hem işi ele alma biçimiyle, hem de “reklamcı tavrı” olarak örnek aldığım kişidir. İkisine de bu vesileyle tekrar teşekkür ederim.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye dergisi Ağustos sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.