Hayatım Reklam: Serdar Tabur

88. sayımızda Hayatım Reklam diyen isim, MullenLowe İstanbul Metin Yazarı Serdar Tabur oldu.

Reklamcı Olma Sebebim:

15 yaşındaydım sanırım. Şehirler arası otobüste izleyecek film arıyordum. O filmleri bilirsiniz; geneli vasat olur. “9.99 Francs” dikkatimi çekti, açtım. Bütün film boyunca reklam sektörünü yerden yere vurdular ama nafile. Octave karakterini gördükten sonra mesleğimi seçmiştim. Bu, işin hikâye kısmıydı. Esasen fikir üretmeyi ve onu binlerce, hatta milyonlarca insanla paylaşmayı kesinlikle heyecan verici buluyorum.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Yakında zamanda yayınlanan Burak Özçivit’in kendiyle yarıştığı Clear – Rakip filmi beni mutlu eden bir film oldu. Fikri olan, iyi bir film yaptığımızı düşünüyorum. Umarım gelecekte daha iyilerini yapabilirim.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Herkes gibi benim de dibimin düştüğü onlarca kampanya var. Usulen bir tane söylemek gerekirse Burger King – Whopper Sacrifice’ı seçiyorum. İnsanlar 37 Cent için çatır çatır arkadaşlarını sildi. Kampanyanın etkisi inanılmaz. Seçme nedenlerimden biri de aynı iş bugün yapılsa yine çalışır.

Kariyerimdeki en iyi an: Fikirlerimin hayata geçeceğini öğrendiğim her an diyebilirim. Fikir sattıkça bu anlar güncelleniyor.

İş hayatındaki en utandırıcı anım:

Şu anki yönetici kreatif direktörümüz Berkay Özay ajansta görevine yeni başlamıştı. Bir gece bütün kreatif ekip toplandık fikirlerimizi tartışıyoruz. Ben de daha stajyerim. Berkay bir fikir anlattı. Ben de sazan gibi atladım ortaya “İyi de bu fikrin sonu bağlanmıyor ki.” (Güzel bağlanıyormuş aslında, o an ben anlamamışım.) dedim. Demez olaydım. Artık nasıl bir edayla söylediysem tüm gözler bana döndü. Berkay en az iki ay dalga geçti benimle. Haklıydı 🙁

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Çok fazla insan var bu kategoride. İki lafın belini kırdığım her arkadaşımı yazabilirim. İşin yükünü güzel muhabbetler sırtlıyor. Yine de birinin ismini vermem gerekiyor, yoksa bana fena halde bozulur. Aslıhan Gülkaş seviliyorsun kardeşim. Hazır mikrofon bana tutulmuşken istemeyerek kalbini kırdığım Lesli Luza’dan da özür diliyorum. Kendisi ajanstaki yoldaşım.

Kariyerindeki en büyük etkiye sahip olan kişiler:

Yaşım etkilenmeye çok müsait. O yüzden çok fazla etkilendiğim insan var. Hep kimden ne öğrenebilirimin peşindeyim. Es geçemeyeceğim birkaç kişi var elbette. Ajans ajans dolaşıp staj ararken MullenLowe’un kapılarını bana açan Nadir Aydın, ilk kampanyamda bana yol gösteren Aysu Erenuluğ, fikirlerimin iyi mi kötü mü olduğunu bilemediğim zamanlarda beni yüreklendiren Emre Lafçı ve bana ilk günden beri ağabeylik yapan Berkay Özay, bu sayfada görmek istediğim kişiler.

Bu yazı ilk kez 88. sayımızda yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.