Hayatım Reklam: Olcayto Cengiz

Hayatım Reklam sayfamızın bu ayki konuğu Flying Spoon Kurucu Ortağı Olcayto Cengiz oldu.

Reklamcı olma sebebim:

“Yaratıcılık ve buna bağlı olarak insanların davranışlarını şekillendirebilme gücü” gibi afilli bir cevap vermek isterdim ama gerçekten hiçbir fikrim yok. Yazardım, çizerdim ve yoktan bir şeyler yaratma takıntım vardı. Reklamcılık o zaman aklım yettiği kadarıyla bu 3 konuya da hitap eden tek şeydi.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Hepsi benim çocuğum… Şakası bir yana markaya ve tüketiciye satıştan ya da farkındalıktan çok daha fazlasını sunabilen işler benim her zaman favorim oldu. Geçen sene Burger King için tüm Almanya genelinde yaptığımız bir Halloween kampanyası oldu burada, gamification tabanlı, o işi çok severim. Daha geçmişe gidersek de Fenerbahçe Ülker için “Efsane Olursun”, Ülker için “Başka ne sever”, Kitchenette için “Aşk Kurabiyeleri”, One Love Festival için “One Like”, Nissan “FaceJuke” ve Mercedes için hayata geçirdiğimiz “LiveTable” işleri benim için ayrı ayrı önemi olan işlerdir.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Ohooo, o kadar çok ki… Bu soruyu reklam almanağına çevirmemek adına; BLAB’ı özellikle de Taylan Yapıcı’yı hiç sevmesem de meyhanedeyiz.biz işlerine komple bayılıyorum. Leo Burnett’in “Like a girl” kampanyası da gerçekten çok etkilendiğim bir kampanyadır. Nike “Greatness”, Volvo “Split”, Orcon’un Iggy Pop’lu “Together Incredible” gibi bir liste de uzar gider.

Kariyerimdeki en iyi an:

Yıllar önce, daha kariyerimin çok çok başındayken, yaptığım bir Babalar Günü ilanıyla ilgili ajansı arayan ve oğlunu özlemiş bir babanın, telefonda hıçkırıklar içinde bana teşekkür etmesiydi.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Açıkçası bu soruyu epey düşündüm ancak öyle bir an aklıma gelmiyor. Biraz kontrol delisi bir tipim, ya onun sonucu olarak kendimi korudum ya da nasıl bir utandırıcı an olmuşsa onu silmişim hafızadan.

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü:

Birlikte çalışma keyfini yaşadığım ünlülerin hiçbiriyle bir sorun yaşamadım ama Engin Günaydın inanılmazdı. “Role girmek” ne demekmiş uygulamalı şahit olma şansım oldu. Ceza’nın alçakgönüllülüğü ve iletişimi çok güzeldi. Bir de Cenk ve Erdem ikilisinin bende yeri başkadır.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Bir kişi sayamam ki. Biraz eskilerden olmaya başladığım için çok insan var hayatıma dokunmuş ve bana büyük katkılar sağlamış. O yüzden ben sadece belirli bir sıraya bağlı kalmadan isimler yazayım, onlar kendilerini bilirler: Ahmet, Sonat, Erçin, Cenk, Burçin, Orhangazi, Tuğbay. Bu isimler ilk anda aklıma gelen ve bende ayrı yerleri olan insanlar. Dostlar, ustalar, ortaklar.

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi:

Bülent Ulutaş. Bu yazıyı okuyan çoğu kişi tanımaz, memleketin yetiştirdiği en büyük satış insanlarından birisidir zannımca. Kendisi reklamcı olmaya dair hiç umudumun kalmadığı bir anda bana inadı. Hiçbir şey görmeden ne yapabileceğimi bilmeden sadece bana inandı ve beni sektöre soktu. Sonrasında kariyerimde çok kişinin etkisi olmuştur ama bir kariyerden bahsediyorsak, o kariyere ilk can suyunu veren Bülent’tir.

Yıllar önce kendisine “Eğer ileride bir gün benimle röportaj filan yaparlarsa adını vereceğim” demiştim. 16 sene önce filan. Bu yüzden, “Bülent merhaba!”

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Temmuz 2017 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.