Hayatım Reklam: Emre Günaydın

Bu sayımızda, Concept Creative Group Head’i Emre Günaydın, “Hayatım Reklam” köşemizin konuğu oldu.

Emre Günaydın                                                                Creative Group Head, Concept

-Reklamcı olma sebebim:

Yazmayı ve üretmeyi seven biri olarak (bence de çok klişe bir cevap) üniversite tercihlerimde reklamcılıktan başka herhangi bir seçimim olmamıştı. Reklam yazarlığı da sanat yönetmenliği de stratejistlik de müşteri temsilciliği de medyacılık da reklamcılığın parçasıyken ve ben böyle bir ayrımı bilmiyorken neden böyle bir şeyi seçtim bilmiyorum. Ama reklamcı olma sebebim değilse de reklamcı kalma sebebim çok net: Her şeye rağmen bu işi çok sevmek.

 

-İçinde bulunmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Bugün brief’ler büyüdükçe fikirlere yapılan müdahaleler de büyüyor. Bu yüzden büyük ya da küçük fark etmeksizin içime sinen her işimizden gerçekten gurur duyuyorum. Kalbimde özel bir yeri olanlar da var tabii. Allianz için yaptığımız “Yanlarında Ol Diye” filmimizi seviyorum. Jenerik marka kavramını bu kadar lokal, bu kadar havalı, bu kadar kendine yakışır şekilde ele aldığı ve tam da Babalar Günü’nde gündeme çok yakıştığı için Jeep’e yaptığımız “İsim Babası” işimizi ve yine Jeep’e yaptığımız “Jeep ile Çekildi” işimizi de kişisel favorilerim arasında gösterebilirim sanırım.

-Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Çok fazla reklamı çok seviyorum. Özellikle işe bambaşka bir perspektiften bakan ve bunu çok güzel bir prodüksiyon kalitesiyle taçlandıran işleri. Spesifik bir örnek verecek olursam da her izlediğimde tüylerimi diken diken ettiği için “SickKids VS: Undeniable” derdim herhalde.

-Kariyerimdeki en iyi an:

Bu anlar sürekli güncelleniyor. Sanırım ilk en iyi an; yazdığım ilk filmi yayında izlemekti. Sonra Concept yolculuğumun başlarında, yanımda çok değerli sanat yönetmenim ve silah arkadaşım Berke ile birlikte, karşımda Volkan, Kerem ve Deniz’e yukarıda da bahsettiğim Allianz filmini anlattığımız o an olmuştu. Çünkü o anının sonrasında çok güzel şeyler gelişmişti. Şimdilerde de ekipten bir jr’ın ilk filmi yayınlandığında, fikri onaylandığında aynı benim yaşadığım heyecanı yaşadığını görmek çok güzel bir an oluyor. Sanırım insanlar böyle böyle yaşlanıyor.

-İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Pas :’)

-Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Türkiye koşullarında, manyağı değilseniz bu işi yapmanın pek akıl karı olmadığını düşünüyorum. Özellikle kreatif tarafta. Bu yüzden kendi kariyerinin hangi evresinde olursa olsun; her güne, her işe aynı tutkuyla bakan, aynı hırsla çalışan, iyi iş yapma tutkusuyla yaşayan insanlarla çalışmaktan mutluluk duyuyorum.

-Kariyerimde büyük etkiye sahip olan kişiler:

Kolektif bir iş yapıyoruz ve günün sonunda hepimiz, ortaya koyduklarımızla değerlendiriliyoruz. Dolayısıyla işlerimiz de çevremizdeki insanlarla şekilleniyor. Bu yüzden kariyerimin başından bugüne kadar beraber iş yaptığım herkese tek tek kalpten bir teşekkür ediyorum. Ek olarak, tabii ki sağladıkları ve kattıklarıyla bazı kilit isimler de var. Bana Muhabbet’in kapılarını açan ve kariyerimi bir üst lige taşıyan Emrah Karpuzcu.
Bugün artık evim haline gelen Concept’te bana inanan, güvenen ve yüzümüzü Batı’ya döndüren genç kreatif direktörümüz Kerem Özkut. Kendi stilleri ve perspektifleriyle ufkumu genişleten Sedat Dündar, Umut Dizdar ve Gökhan Özdemir.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 112. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.