Hayatım Reklam: Emre Çil

80. sayımızda Hayatım Reklam diyen isim, Publicis Istanbul Metin Yazarı Emre Çil oldu.

Reklamcı olma sebebim:

Üniversite 2. sınıftayken denedim, baktım yazabiliyorum. Hâlâ yazıyorum.
Yakıştık birbirimize yani, denk geldik. Bir de göz önünde olmadan görünür olmak gibi bir özelliği var bu mesleğin, tam bana göre.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Tribal’da Vodafone Arena’ya yaptığımız işler, 4129Grey’de Pegasus çalışmaları ve tabii ki Amnesty için yapıp Gold ve Bronz Aslan aldığımız “The Insiders”.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Tek bir tane favorim yok, sizin güzel hatırınız için 3’e düşürdüm. Audi R8 ve Airbnb iş birliği olan “Desolation”, “The Swedish Number” ve “Fearless Girl”.

Kariyerimdeki en iyi an:

Cannes Gold, Bronz ve 3 shortlist.
İş hayatımdaki en utandırıcı anım: Gerçekten hatırlamıyorum, belki de utanmazım.

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü:

İnsan bu sorunun cevabına Danny Trejo, Jim Hopper, ne bileyim Kendall Jenner yazmak istiyor.
Ben ise “markalarımdan dolayı çok fazla ünlüyle çalışmadım” yazıyorum.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Çok kolay sormuşsunuz, eski couple’ım Özge Yılmaz. (kalp)

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi:

Bu iş kiminle çalıştığına bakıyor. Sektöre ilk başladığın ajans ve beraber çalışmaya başladığın ilk ekip çok önemli. Bir nevi el alıyorsun. Ben gerçekten reklamcılığa Tribal İstanbul’da başladım. O zamanki head’im Melih Ediş, kariyerimde önemli bir yere sahip. Ha keza okulda bizi sektöre hazırlayan Sobacı da.

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 80. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.