Hayatım reklam: Burak Gözalan

Burak Gözalan / Pure New Media Communication Agency ve Ajans Yirmiyedi / Ajans Başkanı

Reklamcı olma sebebim: İçimdeki bitmeyen yeni bir şey yaratmak arzusunu, kendi doğasında barındıran reklamcılık sektörü işin gerçeği benim için ciddi bir hedefti. Birazda şansın yardımı ile tüm hedeflerimi gerçekleştirmiş olmam benim için mutluluk verici.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar: Doğal olarak yarattığımız her kampanya ile gurur duymakla beraber, Tofaş konkurunu aldıktan sonra, yaptığımız ilk kampanyalardan biri olan “Kaçıran Bin Pişman” kampanyası, “Turkcell İnternet Festivali” kampanyası, “Fiat Takvimi” serisi başta gelenleri diye düşünüyorum.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam: “İşte bu, ne kadar sade…” dediğim her kampanya, biri diğerinin önüne geçmiyor.

Kariyerimdeki en iyi an: Bir şiirinde “En güzel günlerimiz: henüz yaşamadıklarımız” demiştir Nazım Hikmet. Ben de kariyerimdeki en iyi anı henüz yaşadığımı düşünmüyorum.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım: Galiba yaptığımız ilk tam sayfa ilandı. İşin aciliyeti nedeni ile geç saate biten işi direkt gazeteye yollamış, sabah heyecan ve gururla gazeteleri almıştım. Ancak ne yazık ki tüm ilanlar bana (ve tabi tüm Türkiye’ye) bozuk fontları ile gülümsüyorlardı. O an galiba iş hayatımda en utandığım andı.

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü: Fiat Bravo kampanyasında çalıştığımız Ahmet Uğurlu, bugüne kadar birlikte çalışmaktan en çok keyif aldığım ünlü olmuştur. Gerek profesyonellik anlayışı, gerek oyunculuğu ve mütevaziliği ama en önemlisi işine duyduğu saygı ve bu saygının içinde bulunduğu projeye üst seviyede katkısı ile beni kendisine hayran bırakmıştır.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en çok mutluluk duyduğum insan: Gerek konvansiyonel gerekse de dijital iletişim sektöründe bir çok değerli insan ile çalıştım. Ancak Özgür Atmaca’nın tüm bu değerlerin arasında benim için yeri ayrı diye düşünüyorum.

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi: Babam, kariyerimdeki bu noktada bulunmamdaki en büyük etkendir. Beni sürekli “içindeki yaratıcı dürtüyü izle, standart (benim kariyer başlangıcımdaki popüler mesleklerin basında bankacılık gelirdi) bir is yapmamalısın'” diyerek motive etmiş, her türlü hayalimin peşinden giderken tökezlediğimde kolumdan tutup kaldıran ve destekleyen kişi olmuştur.

Bu yazı Campaign Türkiye Ağustos sayısında, Hayatım Reklam bölümünde yayınlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.