Hayalleriniz için ısrarcı olun

SS Motor Genel Müdürü Ferhat Albayrak ile biraz iş hayatını biraz da DJ’lik hayatını konuştuk. Albayrak hem gündüz hem de gece mesaisi olsa da yaptıklarından zevkle bahsediyor.

St Michael Lisesi, ardından İstanbul Üniversitesi, sonra da Harvard… Başarılı bir eğitim hayatının arkasından gelen başarılı bir iş hayatı… Genellikle Ferrari ve Maserati ağırlıklı firmalarda çalıştığını anlatan Albayrak, öncelikle Zeytinoğlu Motorlu Taşıtlarda 6 sene Ferrari ve Maserati satış sorumluluğu görevini üstleniyor. Araya giren askerliğin ardından Tofaş Genel Müdürlük’te Alfa Romeo ve VIP müşterilerden sorumlu özel satışlarda tekrar işe başlıyor. Orada geçen 2 senenin ardından Tofaş, Ferrari ve Maserati’nin distribütörü olunca yeni kurulan Fer-Mas Oto Ticaret’te satış direktörü olarak çalışmaya başlıyor. 9 yıllık deneyimden sonra şirket müdürlüğü pozisyonundan ayrılarak 2014 yılında da SS Motor’un genel müdürlüğü görevini üstlenmeye başlıyor. Yani kendisinin de belirttiği gibi hayatı ağırlıklı olarak otomobil. Ama “sadece otomobil” değil. Bir yandan müziğe olan ilgisini bastıramıyor ve DJ’lik kariyeri de başlıyor.

Egemen Özten İş hayatınızın yanında DJ’lik kariyeriniz de var. Her şey nasıl başladı?
Ferhat Albayrak Müzik merakım lise yıllarında başladı. O zamanlar plak biriktirerek bu hobimi tatmin ediyordum. Daha sonra kendim bir yerlerde çalabileceğimi düşünerek ev partilerinde ve birkaç kulüpte çalmaya başladım. Kiss FM’de ilk radyo programımı yapmaya başladım. 1996’da da ilk profesyonel kulüp deneyimim başladı. O zamandan itibaren faal olarak DJ’lik yapıyorum. 2006 yılından itibaren de kendi müziklerimi yapmaya başladım. 2009 yılında ise kendi plak şirketim Jeton Records’u kurdum. Bu plak şirketiyle 2009 yılından bu yana her ay dijital ortamda EP çıkarmaya devam ediyorum. Artık kendi partilerimi de yapmaya başladım çünkü sektörün olmazsa olmazı. Bir süre sonra daha farklı ve kontrol edebildiğim şeyler yapmak istediğim için yurt dışındaki DJ arkadaşlarım veya önemli bulduğum DJ’leri buraya getirip kendi partilerimi organize ettim. Müzik de hayatımın yarısını kapsıyor diyebilirim.

Egemen Özten İş hayatınızla DJ’lik hayatınız birbirinin tam tersi. Biri gündüz saatlerinizi biri gecenizi alıyor. Bunu nasıl dengede tutuyorsunuz? 
Ferhat Albayrak Haftanın altı günü 60 saatin üzerinde çalışıyorum. Bunu şöyle dengede tutuyorum; kendime ait bir zaman çizelgem var. Kesinlikle gündüz iş zamanında müzikle ilgilenmiyorum. Boş vaktim bile olsa müzikle ilgili bir şey yapmıyorum. Konsantrasyonumu sadece otomobillere ve şirketime veriyorum. Müzik içinse hafta içi iş dönüşünde, hafta sonu da pazar gününün akşamüstlerinde kendime ait bir zaman çizelgem var. Bu zaman çizelgesine göre yeni müzikleri dinliyorum, kendim müzik yapıyorum, yurt dışı yazışmalarını yapıyorum ve yeni teknolojileri takip ediyorum. Alman disiplininde olan bir zaman çizelgesi. Ona uymazsam hepsinin bir anda ipi kaçar. Her hafta yaptığım bir radyo programı var. Radyo programı 1 saat olduğu için hazırlanmasıyla beraber 2 saatimi alıyor. Ayda bir kendi plak şirketimin radyo şovu var, onun için de hazırlanması var. Ayrıca ayda bir Jeton’un çıkan EP’sinin hazırlığı var. Organizasyon işleri için de yurt dışındaki DJ’lerle, ajanslarla yazışmalarım oluyor. Bütün hepsi sistematik şekilde yapılıyor. Yapacaklarımın saati, günü aylar öncesinden belli oluyor.

Egemen Özten İki işi aynı anda yürütmenin size avantajı ve dezavantajı nedir?
Ferhat Albayrak Aslında otomobil benim çok çok sevdiğim bir konu. Otomobilden hiçbir zaman vazgeçmem. Bazen “neden %100 müziğe vakit ayırmıyorsunuz?” gibi geri dönüşler alıyorum. Onu hiçbir zaman yapmam. Otomobil de her zaman içinde olmak istediğim ve belli bir kariyere ulaştığım bir yer. Müzik ise buradaki günlük iş stresini yok ettiğim, kendimi manevi olarak tatmin ettiğim bir iş.  Dezavantajları belki zamansızlık diyebiliriz. Ama sistematik çalıştığınız zaman kendinize zaman yaratabiliyorsunuz. Eminim gündüz hiç işim olmasa “nasıl olsa vaktim bol” deyip kendimi biraz daha programsız tutup o sistematik çizginin dışına çıkabileceğimi düşünüyorum. Bu insanlığın içinde var. Zaman kısıtlamasının olduğu, kısmen baskının olduğu yerde işlerin daha sağlıklı yürüdüğünü düşünüyorum. İkisinden de vazgeçemeyeceğim için ikisini aynı anda yürütmek çok hoşuma gidiyor.

Egemen Özten Birçok firmada üst düzey yöneticilik yaptınız. Bu firmalarda sizin gibi farklı hobileri olan kişilere desteğiniz oldu mu? 
Ferhat Albayrak Genelde hobiler profesyonel olarak bir yere gelmiyor, hobi olarak kalıyor. Ben yaptığım işi en iyi şekilde yapmayı kendime felsefe gördüğüm için sadece ülke çapında değil dünya çapında iyi bir şeyler yapmak isterim. Otomobil işinde de müzik işinde de. Biraz daha adanmayla alakalı. Örneğin dünyanın en iyi pul koleksiyonu yapma hedefi çok gerçekçi değil ama bateri çalan bir kişi bir mekanda bir grupla çaldığında onun için büyük bir mutluluktur. Bateri çalıyorsam uluslararası festivallerde sahne almalıyım mantığındayım. Bu yüzden çok fazla kişiyle fikir alışverişinde bulunmadım.  Müzik tarafında beni takip edenlerden gelen “yardımcı olabilir misiniz?”, “ne şekilde kendimizi geliştirmeliyiz?” gibi sorulara da çok vakit ayıramıyorum. Aslında bu sorulara cevap vermek yapmayı çok istediğim bir şey. DJ veya prodüksiyon kurslarına katılıp kendi bildiklerimi paylaşmayı çok isterim. Bu çok fazla yapılan bir şey değildir. Özellikle müzik sektöründe bilgi genellikle hep kendine saklanır. Bunu yapmak için hem çok vaktim yok hem de doğru yerler bulamıyorum.

Egemen Özten Z kuşağında genellikle hobisi olmayan kişileri görüyoruz. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? 
Ferhat Albayrak İnsan her gün en önemli festivalde çalsa bile sıkılır. İnsan her gün aynı şeyi yaparsa sıkılır. O yüzden bir insanın mutlaka bir hobisi olması lazım. Hobinin büyüklüğü kendinizi adamanızla alakalı. İlla çok iddialı olmak zorunda değilsiniz. Kendinize bir vakit ayırıp farklı şeyler düşüneceğiniz, yaratıcılığınızı farklı yerde kullanacağınız şeyler olabilir. Bu hobi yeni bir çevre demektir, daha farklı sosyal çevre demektir. Benim çok uç noktalarda ilişkilerim var. Yani Türkiye’nin en zenginleriyle ilişkim olduğu gibi müzik ve gece hayatındaki en önemli insanlarla da tanıştım. İnsana çok farklı bakış açısı kazandırıyor. Yoksa sürekli aynı kişilerle görüşerek görüş açınızda bir değişiklik olmuyor. Farklı insanlar sizi besleyecektir. Z kuşağında ben şunu görüyorum. Çok fazla bir yere hızlı gitme merakı var. Bunun sosyal medyayla çok alakalı olduğunu düşünüyorum. Bugün Instagram’a girdiğiniz zaman örneğin otomobil hobinizle ilgili hesapları takip ediyorsunuz. Bir bakıyorsunuz birkaç tane koleksiyoner karşınıza çıkıyor. Bu koleksiyonerlere bakarken sizin elinizde olan model otomobillerden daha fazla gerçek otomobili olduğunu görüyorsunuz. Bu da kişinin motivasyonunu yok ediyor veya tam tersi şekilde aynı anda 15 arabaya sahip olmak istiyorsunuz. Kadınlarda kıyafet, erkeklerde lüks saatler, üçüncü dalga kahve buna örnek gösterilebilir.  Örneğin üçüncü dalga kahveci açmak isteyen kişi, kısa bir araştırma sonrasında onlarca kahve çeşidini görüp kendi açacağı dükkana bunları getiriyor. Aslında hepsine birden ulaşmak yerine adım adım ulaşmak lazım. Sosyal medya size hayal ettirmeden hemen gerçeğini sizin önünüze koyuyor. Bu da insanların bu adımları atmasını köreltiyor. Bunu birkaç farklı sektörde gördüm.

Egemen Özten Peki, iş hayatı dışında hayatı olmayıp bundan artık sıkılmış olanlara neler söylemek istersiniz?
Ferhat Albayrak Genelde meraklı olan kişilere veya motive olmak isteyen kişilere genelde şöyle denir; hayal kur, hayalinin peşinden git. Tabii ki hayal kurmak önemli ama hayal kurmaktan daha önemli olan şey o peşinden koştuğunuz şey konusunda çok ısrarcı olmanızdır. Çoğu insan 100 olan başarı bareminde 95’e geldiğinde “bu iş olmuyor” diyerek bırakır. O arada kalan kısım için gerçekten adanmışlık gerekli. Dünyadaki bütün başarılı kişilere baktığınızda hepsinde adanmışlığı görürsünüz. Sadece o hedefe odaklanıp başka bir şey düşünmemek. Hayal kurmak önemli ama ulaşılabilir hayaller kurmanız lazım. Ben Mars’ta yürüyeceğim dediğinizde büyük ihtimal hayal kırıklığına uğrayacaksınızdır. Ama NASA’da çalışacağım derseniz NASA’da çalışabilirsiniz ve sonrasında gerçekleşen Mars projesinde yer alabilirsiniz. Fakat NASA için de çok çalışmanız gerekli.  Adanmışlığın yanında seçimleriniz de önemli. Seçimleriniz hayatınızı belirliyor. Hem bütün arkadaşlarımla görüşeyim hem NASA’da çalışayım diye bir şey olmaz. O vaktinizi adanmışlık üzerine adıyorsanız birçok şeyden fedakarlık etmeniz gerekir. Fedakarlıklar da sizi o yolda götürür. Sınırınızı beyniniz belirler.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Nisan 2017 sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.