Hayaller gerçek olurken…

Neden mi böyle başlık attım? Aslında birçok nedenim var ama yıllardır Kristal Elma’nın bu denli geniş, eğitici, öğretici, ufuk açıcı ve eğlendirici bir dünya festivali şeklinde yapılamaz, bu bir hayal olur diyenlere Ömer, sponsorları ve ekibinin hayal edilirse yapılır diye cevap verişi temel sebebim.

Hayal kurabilmek için önce uykudan uyanabilmek

Senelerdir derslerimde dile getirdiğim hayalin önemi, 25. Kristal Elma konuşmacıları tarafından da işlenmiş de işlenmiş. Şimdi bana Campaign ekip arkadaşlarım, “Sen nereden biliyorsun, orada değildin” diyecekler (özel nedenlerden dolayı Tolga’nın nazik MC’lik teklifine bile son dakikada icabet edemeyerek tüm festivale katılmadığım doğru) ama tüm öğrencilerim oradaydı ve inanın bana konferansı baştan sona adeta ezberlemişcesine anlatıp durdular.

Ve evet dünya değişiyor; “büyük” tanımı, “kalabalık” kelimeli ifade şekli, “hız”ın manası, “şeffaf” olmanın önemi, sosyal paylaşımın mutlakiyeti, samimi olmanın faydası, açıkhava ilanının fonksiyonel bir fayda sağlayışı… Belki de artık özümüze dönebileceğimiz cesur adımları dünya olarak atmaya hazırız. İlginç olan, öğrencilerimle bir yıldır www.funDreams.org ile hayali teşvik amaçlı çalışırken bizim paralelimizde, dünyada da bu doğrultuda birçok farklı güzel adım atılmış. Yalnız olmadığımıza seviniyorum.

Konferansta zikredilen ve katılmadığım, sütuna yatırmayı arzu ettiğim öngörüler de var elbette; mesela TV’nin ana mecra olmaya devam edeceği gibi… Üzülerek söylüyorum ama yanılıyorsunuz. Lütfen ilkokuldan başlayıp üniversitelere kadar bir uzanın.

Ancak ben bu sefer daha fazla yazmak istemiyorum. Sözü eski öğrencim ve www.algici.com adlı algı stratejisi platformunda beraber çalıştığım Su Kızılağaç’a bırakmak istiyorum. Su, zannedersem 25. Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’nin kurdu olmuş…

25. Kristal Elma Yaratıcılık Festivali

Su Kızılağaç

Üniversiteden yeni mezun oldum. Okulda zaman geçirdiğinizde sürekli gündemden haberdar olabiliyorsunuz. Derslerde, düzenlenen konferanslarda, katıldığınız aktivitelerde ve sadece bahçede oturup kahve içtiğinizde bile okuldaki atmosfer devamlı olarak yenilenmenizi sağlıyor. Gündemi takip etmek için özel bir çaba  harcamasanız bile kaçırdığınız yenilikler, haberler gelir sizi bulur üniversitede. Mezun olduktan sonra düşüncelerimi taze tutamayacağım için endişelenmeye başlamıştım.

Geçen hafta Ezgi ile beraber 25. Kristal Elma Yaratıcılık Festivali’ne katılma fırsatımız oldu. Üç gün boyunca sabahtan akşama kadar seminer, panel ve workshop’lara girdik. Stantları dolaştık. İnceledik, notlar aldık fotoğraf çektik. Konuşmacıların ve ortamın kalitesi gurur vericiydi. Yalnızca reklamcılık ve iletişim sektörü için değil içerik olarak beslenmek, yenilenmek isteyen herkese uygun bir organizasyon olmuş. Kafamızı açtı diyebilirim. İş dünyasını yaratıcılığa teşvik etmek, heyecanlandırmak ve harekete geçirmek için festivalin her sene gelişerek devam etmesini diliyorum.

 

Gözlemler

Şirketlerden gelen konuşmacıların samimiyeti ve iletişim becerileri dinleyicilerin şirketlere karşı algılarının şekillenmesinde büyük rol oynuyor. Global şirketlerden gelen bazı konuşmacıların sunumları reklam kokuyordu. Facebook ve Adobe’den katılan yöneticiler gibi… Bazı konuşmacılar ise şirketlerini tanıtmanın yanı sıra dünya trendleri ile ilgili görüşlerini de paylaştı; Grey New York Başkanı ve Yaratıcı Direktörü Tor Myhren’ın içten sunumu gibi… Tanıtım yapmak dışında söyleyecek özgün şeyleri olanları apayrı bir zevkle dinledik.

Ezgi ve ben 23 yaşındayız. Bu Y jenerasyonu üyesiyiz demek oluyor. Fark ettik ki, Türk, yabancı demeden bütün iş dünyası resmen kendini bizim jenerasyonu anlamaya adamış halde. Duraklamadan gelişen teknoloji ve sosyal medyanın etkisi “Baby Boomer” ve “Gen-X”leri şok etmiş. Panik olmuşlar… Halbuki panik olacak bir şey yok. Bizim jenerasyon sadece adam yerine konulmak istiyor. İsteklerine, düşüncelerine ve tercihlerine saygı duyulsun, değer verilsin istiyor, o kadar.

Kişilerin artık süper güçleri olduğunu söyledi birçok yönetici. Dijital dünya, her bireyi etkin kılmış durumda. Sadece unvanlı kişilerin değil artık herkesin görüşü önemli ve dikkate alınmalı. Çünkü, isteyen herkes görünür olabiliyor.

Gelişmiş teknoloji ve yeni dijital hayat şirketleri daha transparan olmaya zorluyor. Hiçbir şey uzun süre gizli tutulamıyor. İşletmeler dürüst ve adil olmaya mecbur. Güven çağının başlayacağı düşünülüyor.

Sosyal farkındalık da trendlerden bir tanesi. Dolayısıyla, sosyal sorumluluk projeleri çeşitleniyor ve şirketlerin bu alan için ayırdığı bütçeler gitgide büyüyor. Global şirketler reklam ve sosyal sorumluluk projelerini birleştiriyor. Tüketici algısını derinden etkileyebilmek için topluma yararlı bir şeyler yapma çabasındalar. Bu gururla sunulan sosyal sorumluluk projeleri ilk bakışta pek samimi gelmese de ve asıl amacın iş hedefleriyle bağlantılı olduğu bilinse de sonuç güzel. Niyet ne olursa olsun, sonuç olarak insanlara, topluma, doğaya yararlı ve umut verici birçok şey oluyor başarılı global şirketler sayesinde. Farkındalık ve anlayış göstermek için yarışmaları herkesin hayrına.

Kristal Elma’da birçok konuşmacı hayallerin önemi üzerinde durdu. 5 yıl önce hayal ve imkansız dediklerimizin bugün gerçek olduğunu söylediler. Hayallerimizin gerçekleşmesi mümkünmüş. Hayaller dinlenmeli, hayaller üzerine daha çok düşünülmeli, onlara değer verilmeliymiş. Bunları duyduğumuza çok sevindik, çünkü biz de tam olarak böyle düşünüyorduk. Köşesini bu sayıda bana veren Semih Yalman ve Ezgi ile beraber 8 aydır www.funDreams.org  adında bir sosyal sorumluluk/paylaşım projesi üzerinde çalışıyoruz. Amacımız gençlerin hayallerini dinlemek ve kurumları bu gençlerle buluşturarak hayallerini gerçekleştirebilmeleri için olanak sağlamak. Ve tam 9 Ekim’de Işık Üniversitesi’nden başlayarak bu yıl 15 üniversiteye hayalleri dinlemek için gitmeye hazırlanırken festivalde söylenenler bizi daha da umutlandırdı.

Festival alanına yayılmış şirket stant ve reklamları da yaratıcılık festivaline yakışır biçimdeydi. Özellikle Yandex’in Ada atmosferini yaratmak için kurduğu sularla çevrili gazebosu, Posta gazetesinin trapezi, Turkcell’in lazer odası ve uçuş simülatörü ve Ülker’in çikolatadan yapılmış QR kodu çok başarılıydı.

Festivale katılamayanların seneye 3 gün boyunca işini gücünü ayarlayıp kaçırmamasını öneririm. Amaçladıkları gibi “yaratıcı cesareti artıran”, ilham veren bir organizasyon. Campaign Türkiye Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Tolga Tuna, Lift Content Factory Kurucusu Ömer Erdem’e ve hocam Semih Yalman’a sağladıkları imkan için çok teşekkür ederim.

Su Kızılağaç / [email protected], www.ALGICI.com

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Ekim 2013 sayısında yayınlanmıştır. 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.