Hayal gerçek olmak için kurulur

2013’ü değerlendirmemi istediler. Ben de bir kaç öğrencime sordum. Ortak kanı: Hızlı, “Gezi” olmasaydı sıkıcı, işte geçti yine; yani offf…

Dünyada 2013

Dünyaya baktığımda tarihinde ilk defa Papa ölmeden istifa etti. Kuzey Kore üçüncü nükleer denemesini gerçekleştirdi ve Hollywood filmlerinde Amerikan takımlarının yarıştığı kimlik Kore oldu. Yüzyılın en büyük meteoru Rusya’ya düştü ve bize ne kadar çaresiz kalabileceğimiz tekrar hatırlatıldı. Hırvatistan bile AB üyesi oldu. Mandela’nın ölümü değil, hayatı kutlandı. Snapchat’i Facebook 3 milyar dolara satın almak istedi ve Snapchat “Hayır” dedi.  Coca-Cola, Filipinler’deki afet sebebiyle sosyal medyada bir bildiri yayınlayıp birkaç aylığına reklam yapmayacağını duyurarak yine reklamını yaptı. Evian ve San Pellegrino en farklılaşan su oldu. Mercedes, Frankfurt fuar alanının içine değil yanına bina yaparak buradayım dedi.

Türkiye’de 2013

Türkiye’ye baktığımda ise bana göre yine dünya ya bir marka hediye edemedik. Yine ülkemizin markasını anlatamadık. Yine bir Steve Jobs ya da Starbucks’a hayat veremedik. Yine patent alma konusunda dünyada en gerilerde yer aldık. Yine kalıplaşmış sınavlara girdik. Yine defter, kitap açık, konuşmanın serbest olduğu, cep ve laptop kullandığımız sınav yapan hocalara diğer hocalar kızdı. Yine işletme ve marka derslerini veren akademisyenler sokaktan uzak farazi dünyalarında konuştu. Fikirler yerine insanlar konuşulurken zihinler aç kaldı. Ancak GenY, sonunda “Ben varım” dedi.

Bizde 2013

Bize baktığımda ise Koç Üniversitesi’nde bir kaç öğrencim ve ben hayal kurmak için önce rüyadan uyanmak lazım dedik ve Dreamstalk’a start verdik. Benim için 2013 yılında en umut verici olan olay bu. Üniversitelere gidip öğrencilerin bir yeşil bulut üzerinde, 3’er dakika hiç bir kalıp ya da şart koşmadan hayallerini dinlemek. Neden mi? Bu çok subjektif bir yargı diyenleri Dreamstalk evveli ve sonrası yazılanları okumaya davet ediyorum. Ancak önce sadece tek bir cesur destekçisi (n11.com) olan, her üniversiteden bir hayali gerçek kılmayı vadeden bu platformun üç hedefini tekrar vurgulamak isterim:

1. Hayal kurmaya teşvik.

2. Hayal kavramı algısını olumluya taşımak.

3. Gençlere kalıplar dışında ifade imkanı sağlamak.

Mektuplar

Koç Üniversitesi Dreamstalk evveli aldığım bir mail:

Semih bey iyi geceler. Business Trip benim için bir değişimin başlangıcı olabilir. İlk gün söylediğiniz bir cümle beni çok heyecanlandırmıştı: “Hayalinizi yazın ben de içlerinden bir tanesini gerçek yapmak için elimden geleni yapayım.” Çıktığımda standa gittim ve hayalimi yazmak için bir kağıt aldım; ne kadar zor olabilir ki, sonuçta küçük bir kutucuğa bir cümle yazacağım. O kağıdı cebime koydum ve düşünmeye başladım; ne yazsam… İşte ilk sorun burada çıktı karşıma. İnsan hayalini yazmak için düşünmez, çıkartır kağıdı, takır takır yazar. Dedim biraz düşüneyim bulurum elbette bir hayal… Şu an saat 02:19 ve artık eminim benim bir hayalim yok. Ben buraya nasıl geldim diye düşünürken aklıma bazı anılarım geldi. Çocukken iletişimim kötü olduğu için anaokuluna gönderildim. Resim boyama dersinde ağaçları yeşil hariç her renge boyadığım için azar işitmiştim. Benim bir kalıba sokulma sürecim o zaman başladı diyebilirim. İlkokulda bu böyle devam etti. Matematik derslerinde öğretmenimin anlattığı yoldan değil de kendi istediğim ya da daha doğrusu bana en kolay gelen yoldan soruları çözdüğüm için ilk sınavdan düşük almıştım. O zaman da öğrendim ki, öğretileni yapmam gerekiyor kendi yolun yok öğretmenin yolu var ve ben de ona uymak zorundayım. Ardından ortaokula geldiğimde ben masa tenisine gitmek istedim, hocam uzun boylu olduğum için basketbol takımına aldı ve ben şunu diyemedim “HAYIR ben masa tenisi oynamak istiyorum”. Neden? Çünkü hocam en iyisini bilir mantığı oturmuştu bende. Liseye geldiğimde üniversite tercihimi son gün ve son saat ani bir karar vererek yapmıştım çünkü kimsenin karışmasını istemedim ve belki de bu sayede sevdiğim bir bölüm okuyorum şu an ve çok keyif alıyorum. Ama hâlâ bir hayalim yok. Kağıda birkaç şey yazmak istedim ama onların da hepsi para kazanmak veya saygınlık elde etmek için çevremin benden beklentileri… Bunlar benim hayalim değil. Benim hayalim YOK-muş bu gece buna karar verdim ve kağıdıma yarın şunu yazıp o panoya asacağım BENİM HAYALİM BİR HAYALE SAHİP OLMAK.

Oğuzhan Sarı

Saat: 3:30

Facebook’ta Sakarya Üniversitesi Dreamstalk sonrası aldığım bir mesaj:

“Bundan yirmi yıl sonra, yapmadığın şeylerden, yaptıklarından daha fazla pişmanlık duyacaksın. Bu yüzden, hatalarını söküp at. Güvende olduğun limandan ayrıl. Yelkenlerini rüzgarla doldur. Araştır. HAYAL ET. Keşfet.”-M. Twain…

Bana deselerdi ki bir gün o sahneye çıkıp konuşacaksın hayalini anlatacaksın; inanmazdım… Ama artık en önemlisi kendime inanıyorum ve sizlere çok teşekkür ediyorum.

Semih hocam, hayatımın ritmini bana yeniden kazandırdığınız için size çok teşekkür ediyorum.

Gülce Turgut

Diğer mesajlar:

Çok teşekkür ederim ve bana hayalin ne demek olduğunu öğrettiğiniz için ne kadar teşekkür etsem de azdır.

Yağmur Çevik

Eve geldim, arkadaşlarımla buluştum ve onlara sizin anlattıklarınızı anlattım. Şu an okulumuza sizi getirip daha fazla insanla buluşturmaktan tutun, Avrupa’da yaşamaya kadar hayal kuruyoruz; bunu gerçekleştirmek için çeşitli araştırmalar yapıyor ve her günün ortasında “Geleceğimi inşa etmek için bugün ne yaptım” sorusunu soruyoruz. Sıradan bir muhabbeti bile sorgulayıp uzun uzun özgürlük ve mutluluk kavramları hakkında konuşuyoruz. Her muhabbette her etkileşimde hayatımıza bir pencere daha açıp manzaraya daha çok hakim olmak istiyoruz. Sanırım benim en büyük hayalim Hocam, insanlara bir pencere açabilmek.

Ekim Elçin Soytürk

Hayallerinin yolundan gitmek isteyen,

Ama buna gerek insanların, bazen kendimin ve çoğu zaman paranın engel

olması ile bir türlü adım atamayan,

Hayatta en büyük sırrın çocuk kalmak olduğunu,

Başarı söz konusu ise bunun kendini gerçekleştirmek olduğunu bilen ama bunu hayata bir türlü geçiremeyen biriyim.

Siz çıkıp konuşmaya başladığınızda hayal dünyama geri döndüm, kalbim hızlı

atmaya başladı ve heyecanlandım.

Nilüfer Yılmaz

Ve daha niceleri…

2014 için

• İşin kinayesi evrende küçücük bir zerre olan insanoğlu kendi içinde de tasavvur edemeyeceğimiz kadar büyük evrenler barındırıyor. Ancak bu keşfi tetiklemesi gereken araf hali bizi bilime değil birbirimize yöneltmiş.

• Merak denen dürtü komşudakine meyil etmiş, dedikoduyu beslemiş. Hayal denilen açılımcı basite indirgenip horlanmış korku olmuş.

• Peki geriye kalan ne? İnsan dinamosu olarak ürettiğimiz enerji nasıl topraklanacak? Nasıl evrime fayda sağlayacak? Nefesin bize öğrettiğini, vermeden alamayacağımızı nasıl idrak edeceğiz? Bakmak ama görmemek? Duymak ama dinlememek? Kalıpların içinde sıkışırken bilginin yenilenip fikirler doğuracağına, öğrenilenin turşusunu kurup dogmalar ile ördüğümüz duvarlar? Koltuklarımıza yapışma hali?

• Bunlar değil mi en çağdaş formülü bile yozlaştıran? Ama bizlere yapılmış bir morfin var.

• Hatta bu şırıngayı her geçen gün yaymaya devam ediyorlar/ediyoruz. Öyle ki bu bizleri adeta daha da uyuşturuyor. Birbirimizle uğraşırken dogmaları, hareketsizliği yüceltme aşısı.  Anlamadan sanma hali.

• Sokrates der ki; güçlü beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, zayıf beyinler de insanları tartışırlar.

• Bu uyuşukluk halini birileri elbette kullanıyor.  Bu hali dehalar bozmasına bozmuş dünya tarihinde, ancak bu rüyadan uyandırma halinin daim olabilmesi için sistem lazım. Aynen uyku halini mümkün kılan sistemde olduğu gibi gönüllü, misyonerler lazım. Karşı gelen lazım. Churchil demiş ki;

Uçurtmalar rüzgara boyun eğdikleri için değil

Ona karşı koydukları için yükselir.

• Hiç düşünebiliyor musunuz okuduğunu anlamadan okumaya devam etmeyi?

Ya da sorgusuz sualsiz inanmayı?

Anlamadan dua etmeyi?

Korkudan dolayı sever gibi yapmayı?

Başkaları tarafından vicdan ile kelepçelenmeyi?

Hayal kurmadan yaşamayı?

• Bu tutuklu ve tutuk hale bir son verecek hayal.

• 2014’ten beklentim bilim ve onun ışığını hayal ile daha da parlatmak. Her kuytuyu belirgin kılmak. Anlamak ve anlamlaşmak için anlatmak.

• Ama bu ışık için güç lazım, genç lazım, cesur kararlar lazım. Boş laflara değil hayale ve azme yatırım lazım. Uykuya davet eden zihniyete davetiye çıkaran da biziz. Ama dur diyecek de biziz. Sorumluyuz yapacaklarımızdan, yaptıklarımızdan.

• Yol yakınken hayal kurmaya başlayalım tekrar. Beraber aydınlanıp öyle aydınlatalım. Korkmadan, şevkle, tutkuyla, bilim ve yürekle…  Unutmayalım hayaller gerçek olmak için kurulur. Kadere şekil verebilecek tek şeyde hayaldir.

• Belki o zaman her yıl bu ülkeden Felix’ler, Virgin’ler, Apple’lar, Steve Jobs’lar, Marie Curie’ler çıkıp dünyayı aydınlatmaya yardımcı olacak.

Semih Yalman/ Editor in Youth

[email protected]

Bu yazı Campaign Türkiye Ocak 2014 sayısında yayınlanmıştır. 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.