Güven, iletişimimizin merkezinde

Aysun Sayın,                                                    WPP Türkiye İnsan Kaynakları, Kültür ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu İcra Kurulu Üyesi

COVID-19 bireysel ve toplumsal olarak daha önce hiç deneyimlemediğimiz ve tam da hazır olmadığımız yeni tecrübeleri bize öğretti. Şirket olarak çalışanlarımızın özveri ve desteğiyle bu dönemi elimizden geldiğince olumlu ve faydalı olarak geçirdiğimize inanıyorum. COVID-19’un daha pandemi olarak kabul edilmediği süreçten bu yana bu işi ciddiye aldık ve gerek yerel hükümetin, gerekse WHO örgütünün yönlendirmelerini yakından takip ettik. Sürecin en başından beri önceliğimiz her zamanki gibi çalışanlarımızın sağlığını ve güvenliğini korumak bunun yanı sıra müşterilerimize sunduğumuz işin sürekliliğini sağlamak oldu. İş sürekliliğinde bizim için kritik olan, istihdamı korumak, hizmet verdiğimiz markaların iş devamlılığına ve yarattıkları istihdama olumlu katkı koyabilmek. Bu süreci akıl, vicdan ve açık bir iletişimle yönetmeye çabaladık. Yaptığımız çalışmaların bazıları;

– Uzaktan çalışma testlerini mart başında yaptık ve hizmetlerimizi çalışanlarımızın evlerinden sunabilmelerini sağlayacağımız gerekleri hızla karşıladık. 18 Mart’tan itibaren uzaktan çalışmaya geçtik. Çalışanlarımızın iş süreçlerinin devamlılığını sağlayacak altyapı desteklerinin yanında ergonomik bir çalışma ortamı için gerekli desteği ve bilgilendirmeleri sağladık.

– WPP ajansları olarak bu süreci yöneteceğimiz ekiplerimizi tanımladık ve bu ekiplerimiz ile koordine olduk hem iş sürekliliği hem çalışan güvenliği konusunda tüm bilgilendirme ve aksiyonlarımızı ortaklaştırdık. Süreçleri açıklayan rehberlerimizi hazırladık ve paylaştık.

– Yaklaşık 1500 çalışanımız için “Çalışan Destek Hattı” kurduk. Bu dönemin iyilik hallerine yaratacağı negatif etkilerle baş edebilmeleri için “sağlıklı beslenmeden psikolojik desteğe kadar” çok geniş bir yelpazede hızla erişebilecekleri bilgi ve danışmanlık alabilecekleri bir programı hayata geçirdik.

Bu süreci atlattığımızda dünya bambaşka bir yer hâlini almış olacak, ancak WPP ve diğer şirketlerin sundukları hizmetlere duyulan talebin her zamankinden fazla olacağına şüphem yok.

– Çalışanlarımıza fiziksel mesafenizi koruyun ama sosyal ihtiyaçlarınızı da ertelemeyin mesajını verdiğimiz, onlara uzaktan erişebilecekleri entelektüel – kültürel ve sanatsal açık kaynaklarını düzenli aralıklarla güncelleyerek ilettik. Ayrıca kişisel ve mesleki gelişimleri için hem açık kaynakları hem de kendi iç kaynaklarımızı dijital platformlarda kullanımlarına sunduk. Yine uzaktan çalışmanın evden çalışmak anlamına geldiği bu yeni çalışma düzeninde çalışma saatleri, dinlenme saatleri ayrıştırmalarını yapabilecekleri rehberler, pratik bilgiler yayınladık. Çocukları ve evcil hayvanları ile bu dönemde nasıl ilgilenebileceklerini, nelerin önemli olduğunu iç iletişimlerimizle aktardık.

– Aralıklarla dijital platformlarda happy hour’lar düzenleyerek sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ayrıca tüm ekiplerimiz her gün video konferans ile bir araya geliyor ve ofisteki günlük rutinleri içinde yer alan “sabah kahvaltısı, öğle yemeği, kahve molası” gibi sosyalleşme araçlarını hâlâ birlikte deneyimliyorlar.

– Yoga derslerimizi dijitale aldık, kendi radyomuzu açtık ve çalışanlarımızın orada program yapmalarına olanak sunduk.

– Çalışanlarımızın sesini duymak amacıyla hem yerel hem de global anketler yaptık, taleplerine uygun aksiyonlarımızı aldık.

– Basit sağlık sorunlarını danışabilmeleri ve ilaç ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için uzaktan reçete desteği sağladık.

– COVID-19 kapsamında bilinmesi gereken maske takma, el yıkama, sosyal mesafeyi koruma gibi konularda düzenli bilgilendirmelerimize devam ediyoruz.

– Uzaktan çalışma gönüllülük hareketlerimize engel olamaz bakış açısıyla çalışanlarımızın gönüllü olarak destek verebilecekleri STK ve kurumlarla ilgili proje paylaşımları yaptık.

– Sürdürebilir bir gezegen için bireysel sorumluluklarımızı hatırlamak amacıyla “Dünya Çevre Günü, Dünya Saati” gibi günlerde özel bültenlerimizi paylaştık.

Yaklaşık 1500 çalışanımızla birçok şirket gibi biz de işimizi evlerimize aslında dijitale taşıdık; bu da bizim uzun süredir planlarımız arasında olan bir çalışmaydı. Bu süreci atlattığımızda dünya bambaşka bir yer hâlini almış olacak, ancak WPP ve diğer şirketlerin sundukları hizmetlere duyulan talebin her zamankinden fazla olacağına şüphem yok. Daha az uçacak, internetten daha sık alışveriş edecek, çocuklarımızı daha farklı eğitecek ve ofiste daha az vakit geçireceğiz. Müşterilerimizin değişen bu dünyada başarılı olmalarına yardımcı olmak için teknoloji alanındaki uzmanlığımızı, yaratıcılığımızı insanların nasıl hissettiklerine ve onları neyin motive ettiğine dair bir anlayışla buluşturmamız gerekecek. Tüm bu özellikler DNA’mızda zaten var olduğu için bize düşen COVID-19’dan öğrendiklerimizi zaten uzmanlığımız olan bilgi ve tecrübeyle harmanlamak olacak. Teknoloji çok daha önemli bir hâle gelecek; çalışanlarının büyük çoğunluğunun yaratıcı ve teknolojik altyapıya sahip olan bir şirket olarak bu süreci hem kendimiz hem müşterilerimiz hem de gezegenimiz için en olumlu ve faydalı şekilde yöneteceğimizden hiç şüphem yok. Bizim görevimiz müşterilerimizin bu yeni döneme hazır olmalarına yardım etmek ve bu noktada ihtiyaç duyacakları tecrübe ve deneyemi onlara sunmak olacak.

Bu dönemde topluma katkı başlığı altındaki sorumluluklarımızı ise elbette unutmadık. UNFPA ile özellikle pandemi döneminde artan ev içi şiddete karşı farkındalık çalışmalarında bir yıllık bir işbirliği yaptık. UNFPA tarafından geliştirilmiş içeriklerin yaygınlaştırılmasına destek sunuyoruz. Ayrıca UNWOMEN ile özel bir proje üzerinde daha çalışıyoruz, henüz detaylarını vermemiz doğru değil; ama yine ev içi şiddet ve bununla mücadele etme üzerine olduğunu söyleyebilirim. Bir diğer yatırımımız ise özellikle bu dönemde geliri düşmemiş ama pandeminin getirdiği kısıtlardan kaynaklı sosyal yaşamda yaptığı harcamaları yapmayıp tasarruf edenlere yönelik hem tasarruflarını hesaplayabilecekleri hem de bu tasarruflarını paylaşabilecekleri bir platform geliştirdik. Birikeni Paylaş adını verdiğimiz bu app, insanlara sivil toplum kuruluşları ile buluşma fırsatı veriyor. Şu anda insani yardım, toplum sağlığı, hayvan hakları, ev içi şiddet ve eğitim gibi farklı konularda çalışan 6 STK yer alıyor. Bu platformumuzu da ilerleyen dönemlerde iletişim gücümüzle yaygınlaştıracağız ve tanışıklık yarattığımız STK’ları genişleteceğiz.

 

Aysun Sayın,

WPP Türkiye İnsan Kaynakları, Kültür ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu İcra Kurulu Üyesi

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.