Günde yüzlerce kez baktığımız tek mecranın geleceği

2012 boyunca mobili farklı alanlarda her zamankinden daha fazla duyar olduk. Mobil ödeme, mobil sağlık, mobil cüzdan, mobil uygulama, mobil oyun, mobil bankacılık gibi. Günümüzde cüzdanını kaybeden bir insanın bunu güvenlik birimlerine bildirme süresi ortalama 26 saatken, telefonunu kaybedenler yalnızca 68 dakika içerisinde bildirimde bulunuyorlar. Buradan da anlayabileceğimiz gibi mobil, artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğunun sinyallerini vermeye başladı.

2012 yılının en önemli olayı Steve Jobs’ın aramızdan ayrılışı oldu. Tim Cook Apple’ı devraldıktan sonra Samsung Galaxy lansmanı akabinde 2012 bitmeden Windows Phone 8 içeren Nokia Lumia derken akıllı telefonlar adına Apple ve rakipleri adına çok hareketli ve rekabetçi bir yıl oldu. Yıl tam bitiyor derken iPhone 5 ve iPad mini Türkiye pazarına girdi.

Mobilin günümüzdeki durumu

Global verilere bakacak olursak telefon sahibi insanların yüzde 27’si akıllı telefon kullanıyor. Toplam internet kullanımının yüzde 65’i ise mobil cihazlar üzerinden yapılıyor. Son bir sene içinde mobil cihaz üzerinde yapılan aramalar yüzde 400 oranında artış gösterdi, yani akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 62’si cihazlarındaki arama motorunu günde en az bir kez kullanıyorlar. Yılsonu itibariyle ise Apple AppStore üzerinden 45 milyarın üzerinde uygulama indirilmiş olması bekleniyor. 2014 yılında mobil ve masaüstü bilgisayarlarından internete bağlanan kullanıcı sayısının eşitleneceği tahmin ediliyor. Informa Telecoms & Media grubuna göre global mobil reklamın 2012’de 8 milyar dolardan 2013 yılında 12,8 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor. eMarketer, mobil reklam harcamalarının 2015 yılında 18,6 milyar dolara çıkacağını söylüyor. Morgan Stanley’in yaptığı araştırma 2013 ortalarına kadar akıllı telefon ve tablet kullanıcısı sayısının 1,5 milyara ulaşacağını söylüyor.

Türkiye’de mobil ne durumda?

Türkiye, 2011’den bu yana yüzde 185 oranında aktif cihaz artışıyla iOS ve Android uygulama mağazalarında en çok artış gösteren 10 ülke arasında yerini aldı. 2012 yılında mobil pazarlama farkındalığı yaratmak adına Türkiye’de güzel adımlar atıldı. En önemlisi MMA Forum 14-15 Kasım’da İstanbul’da düzenlendi. Nielsen ile yaptığımız ankete göre katılımcı markaların yüzde 25’i bundan sonra mobil pazarlamaya kesinlikle bütçe ayıracaklarını belirtti. MMA Türkiye’nin Garanti Bankası ile ortaklaşa yürüttüğü Mobil Girişimci yarışmasının finalistleri Şubat 2013’te belirlenecek. Mart ayında Garanti Bankası ev sahipliğinde mobil girişimcilerin ilk üçe girenleri ödüllendirilecek.

Türkiye’de akıllı cihazlar en çok sosyal ağlar için kullanılıyor. Türk tüketicilerin indirdiği uygulamalara bakıldığında en başta çeşitli sosyal ağ uygulamalarıyla karşılaşıyoruz. Facebook, Twitter gibi sosyal mecraların hayatımıza girmesi ve ardından mobile entegre olmaları artık onları hayatımızda bir tercihten çok ihtiyaç haline getirmiş durumda. Bu entegrasyonun bize sunduğu en büyük ayrıcalık ise anlık olması. Her türlü bilgiye en güncel haliyle anında ulaşabilme imkanına sahibiz. İnsanlar, paylaşım ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabiliyorlar. Eskiden fotoğraf çekme amacı o anı ölümsüzleştirmek iken artık anında paylaşım oldu. Cep telefonları anılarımızı mahveden bir fotoğraf makinesi canavarı haline geldi. Renk değiştirme, çerçeve ekleme gibi çeşitli filtreler sunan uygulamalarla beraber artık insanlar paylaşacakları fotoğrafın nasıl daha güzel gözükeceği ve ne kadar beğenileceğine önem verir oldu.

Bilgisayar oyunları ve konsol oyunları nasıl ki birbirine rakip olmadı, cep telefonumuzdaki oyunlar da otobüste, tuvalette, vapurda, doktor beklerken, hayatımızın her müsait anında elimizde olan cep telefonları ile eğlendirmeye, oyalamaya devam edecek.

Eğitim (education) ve eğlence (entertainment) birleşiminden doğan kavram Edutainment ise özellikle ebeveynler için her geçen gün önemi artacak bir kavram. Günümüzde bireylerin mobil cihazlarla tanışma yaşı oldukça düşmüş durumda. Tatillerde, restoranlarda elinde ebeveynine ait telefon ve tabletleri görüyoruz. Özellikle çocuklar için üretilen eğitici uygulamaların ve oyunların bu kavramı taşıyor olması önemli. Hatta eğitim ve eğlence bir araya gelince oldukça rağbet görmesi de potansiyeli yansıtıyor. Bebek ve çocukların televizyonun ekranına yaklaşıp parmakları ile ekrana dokunması farklı hareketlerde bulunması zaten yeni neslin artık dokunmatik bir dünya beklediğinin de göstergesi. Dokunarak ve hissederek öğrenmek yeni nesil akıllı telefonlar ve tabletlerle mümkün.

Uygulama hayatımızdan çıkacak

Uygulamalara gelirsek, uygulamaların yerini artık her ekranı destekleyen ara yüzlere bırakacağını düşünüyorum. 2014 yılına girerken ise artık uygulama yaptıralım fikri hayatımızdan yavaş yavaş çıkacağı inancındayım. Tüketici televizyonda dizi izlerken reklam arasında cep telefonundan bir arama yaptığında karşısına çıkan ilgili sayfalara tıklayarak cep telefonu ekranına özel ara yüz olduğunu görünce mutlu olacaktır. İnsanların hayatlarında, güncelleme, arama, indirme gibi şeylerin olmadığı hepsinin hazır bulunduğu ara yüzler çok daha etkili olacaktır. Markalar ve bunu sağlayan firmalar açısından da geliştirme maliyeti eskisi kadar çok değil, her yerden erişim mümkün. Bu yüzden 2013 yılını uygulamalara veda edeceğimiz bir yıl olarak görüyorum. Mobil arama ise uygulamaların giderek yavaşlamasının aksine oldukça hızlı büyüyen bir pazar olacak. Markalarımızın bu alana bütçe ayırmasında büyük fayda var.

Birçok sektörü artık mobil alanda görmeye başladık. Bunların başında bankacılık sektörü geliyor. Türkiye’de mobil bankacılık 2011 yılına göre çeşitli alanlarda yüzde 70 ile yüzde 300 aralığında büyüme gösterdi. Rakamları Türkiye Bankacılık Birliği’nden inceleyebilirsiniz.

Mobil insanların her an beraberinde olan bir iletişim aracı, markalar hedeflerini iyi analiz edip onlara doğru şekilde ulaşabildikleri takdirde birçok reklam aracından daha fazla getirisi olacaktır. Markalarımız, mobilin SMS gönderiminin çok daha ötesinde bir mecra olduğunu anladı. Daha farklı projeler yapma adına daha fazla bütçe ayırmaya başladılar. Önümüzdeki yıllarda yapılacak kampanyalarda tüketicilere yalnızca anlık fayda sağlamaktan çok amaç bununla beraber onları eğlendirmek ve dahil etmek olacak. Sonuçta en yakınımızdaki ve taşıması en kolay medya cep telefonlarımız. Günde yüzlerce kez alıp baktığımız başka hangi medya var ki?

Fırat Ertem / MMA (Mobile Marketing Association) Türkiye Başkanı 

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Ocak 2013 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.