“Gelecekte bizi zamansız ve mekansız çalışma bekliyor”

Ofis hizmeti veren Regus Türkiye ile çalışma ortamlarının geçirdiği evrimi, Regus Türkiye’nın bu açıdan müşterilerine verdiği hizmeti konuştuk. Regus Türkiye Satiş Direktörü Ayben Demir sadece İstanbul’la sınırlı olmayan Regus Türkiye’yi anlattı.

Kamer Yılmaz Merkeziniz ve kapasitesi hakkında bilgi verir misiniz?
Ayben Demir Regus Türkiye olarak yılda yaklaşık 800’ü sanal ofis, 1.200’ü ofis müşterisi olmak üzere toplam 2.000 müşteriye hizmet veriyoruz. Türkiye’de 26 Regus merkezinde hizmet etmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde toplam merkez sayımızı 30’a, hizmet verdiğimiz toplam kapalı alanı da 40.000 metrekarenin üzerine taşımayı  planlıyoruz. İstanbul’da aralarında Maslak, Beşiktaş, Levent, Altunizade, Ataşehir, Maltepe, Kurtköy olmak üzere 20 merkezimiz bulunuyor. Bunun dışında Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve Gaziantep’te de merkezlerimiz var.

Kamer Yılmaz Freelancer’lara nasıl bir çalışma ortamı sağlıyorsunuz?
Ayben Demir En önemli özelliğimiz esnek ve hızlı çözümler sunmak. Sektördeki 30 yıllık tecrübe ve bilgi birikimimizle, dünyaca tanınan bir marka olarak kendini ispatlamış ve sağlam bir çalışma modeli sunuyoruz. Ofis alanlarını kurumsal hayatın ihtiyaçlarına göre tasarlayarak tüm taleplere cevap veren esnek yapımızla, modern ve profesyonel biçimde yönetilen çalışma ortamlarımızla ideal çalışma alanları sağlıyoruz. Sunumlar, mülakatlar, müşteri görüşmeleri veya şirket eğitimleri için “kiralık toplantı odaları” sunuyor, kiralık konferans odaları ve yönetim kurulu odaları ile de seçkin çalışma alanları sunuyoruz. Yemek hizmeti, kahve servisi, projeksiyon cihazı gibi hizmetlerle çalışma hayatını kolaylaştırıyor, sunduğumuz alternatiflerle geniş bir seçim özgürlüğü yaratıyoruz.

Kamer Yılmaz Sizce bir iş yerine bağlı çalışmak istemeyip yine de bir ofis kullanmak için size gelmelerindeki nedenler nedir?
Ayben Demir Bugünkü jenerasyon sabit bir yerde çalışmaktan çok her yerden çalışabilecekleri esnek mekanları tercih ediyor, dolayısıyla artık sabah 9 akşam 6 rutini yavaş yavaş kırılmaya başladı. Bu değişim dünyada daha hızlı yaşanmakta, dolayısıyla çalışma şekillerinin de değiştiğini söyleyebiliriz.
Kısa süre önce IWG grup çatısı altında bulunan Regus ve diğer dört marka, 80 ülkedeki farklı sektörlerden 15.000 profesyonelin katıldığı esnek çalışma davranışları hakkında yapılan anketin sonuçlarını açıkladı. Anket sonuçlarına göre:

  • Dünya genelinde çalışanların %83’ünün esnek çalışma saatleri sunmayan bir işte çalışmak istemiyor. Katılımcıların yarısından fazlasının (%54) iş yerinin konumunun prestijli bir şirkette çalışmaktan daha önemli olduğunu söylüyor.
  • Araştırmaya katılanların %60’ının işletmelerin organizasyonel kültürlerinin değiştirememesi sebebiyle bu geçişe uyum sağlayamadıklarını düşünüyor.
  • Araştırmaya katılanların üçte biri esnek çalışmayı daha prestijli bir pozisyona tercih ettiklerini söylüyor.
  • Ankete katılanların %40’ından fazlası, esnek çalışma sonucunda üretkenlikte en az %21’lik bir gelişme olduğunu belirtiyor.
  • Çalışanların neredeyse yarısı (%48) işe gidip gelirken de çalışıyor ve bu sebeple yolculukta harcanan zamanın resmi çalışma saatleri içerisine dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor.

Sonuçlara baktığımızda, esnek çalışmanın birçok kişi ve kurum tarafından verimlilik ve hızlılık sağlayan bir norm olarak görülmeye başladığını görüyoruz. Çalışmamıza katılan katılımcıların yarısı haftanın en az yarısında ana ofislerinin dışında çalıştıklarını belirtiyor.

Kamer Yılmaz Ortak çalışma alanında çalışmanın ne gibi faydaları olduğunu düşünüyorsunuz?
Ayben Demir Paylaşımlı ofislerin daha çok tercih edilme sebeplerinin başında genel olarak ofis kiralarında meydana gelen artış yönlü eğilim ve çalışanların kapalı ofislerden ziyade, daha geniş, rahat ve farklı lokasyonları da olan yerlerde çalışmak istemeleri geliyor. Dünyadaki trendlerin de bu yönde olduğunu ve iş dünyasının artık her yerden çalışabilir olmayı istediğini görüyoruz. Sürekli yenilenen teknoloji, start-up ve franchise kültüründeki büyük ilerleme, iş birliğine dayanan yüksek devinimli iş uygulamaları ile maliyetleri kontrol altında tutma konusundaki istek, pek çok işletmenin çalışma yöntemlerinin değişmesine yol açıyor. Esnek ofis alanları belirli yetenekteki insanları, özellikle de genç insanları cezbediyor. Bu insanlar ofis ortamının bir yandan daha az geleneksel olmasını, diğer yandan da dijital ve ürün inovasyonu anlamındaki ihtiyaçları karşılamasını istiyor.

Kamer Yılmaz “Future of work” denilince bu uygulamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Gelecekte bir gün zamansız ve mekansız çalışma şekli tamamen hakim olabilir mi?
Ayben Demir IWG’nin düzenlediği anket sonuçları göre son on yılda, işletmelerin %85’inin esnek çalışma alanı politikasına geçtiğini veya bu stratejiyi benimsemeye yöneldiğini görüyoruz. Bulgular, işletmelerin %71’inin esnek çalışma saatleri sunmanın yetenek havuzlarını genişletmelerini sağladığını düşündüğünü gösteriyor. İşletmelerin yüzde 77’si esnek çalışma sistemine uyum sağlayarak yetenekli çalışanları kurum bünyelerinde tutmayı başarabileceklerini düşünüyor. Araştırmaya katılanların üçte biri ise esnek çalışmayı daha prestijli bir pozisyona tercih ettiklerini söylüyor. Bulgular, ankete katılanların %40’ının, günün en kötü kısmının işe gidiş-geliş olduğunu ve katılımcıların yarısından fazlasının on yıl içinde bu trendin modasının geçeceğine inandığını gösteriyor, ankete katılan her beş kişiden biri ise işe gidiş-geliş sebebiyle iş yerine düzenli olarak geç kaldıklarını belirtiyor. Bu verilerden yola çıkarak gelecekte zamansız ve mekansız çalışma şeklinin daha da yaygınlaşacağını söyleyebiliriz.

Bu yazı, Campaign Türkiye 93. sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.