Gelecek jenerasyondaki yeteneklere yatırım yapmanın tam zamanı!

Brittaney Kiefer

McCann İngiltere’nin baş yaratıcısı ve CCO’su Rob Doubal’a göre; yaratıcılık, bu endüstri için her zaman cevap olacak. Uzun zamandır endüstri liderleri veriden yapay zekaya kadar savaşmaları gereken pek çok tehdit olduğunu düşündü; ama sonunda en büyük ve en temel yeteneklerine yani yaratıcılıklarına güvenlerini yeniden kazanacak gibi görünüyorlar. Ekonomik büyüme ve yenilenme için yaratıcılık son derece önemli bir güç. Hükümetten elde edilen rakamlara göre; reklamcılık ve pazarlama dahil olmak üzere yaratıcı endüstriler 2017 yılında İngiltere ekonomisine rekor kıran bir katkıda bulundu. Dünya Ekonomik Forumu ayrıca yaratıcılığı 2020’de profesyonellerin geliştirebileceği üçüncü en önemli beceri olarak listeliyor.

Yaratıcılığın değerini ortaya koyan bunca kanıt olmasına rağmen yine de yaratıcı eğitim hâlâ tehlikede. Okulların performanslarını ortaya koyan Ebacc’a göre sanat, tasarım gibi yaratıcı dersleri alan öğrenci sayısında önemli bir düşüş gözlemleniyor. Aynı zamanda yine bu alanlarda eğitim gören öğretmenlerin sayısında da azalmalar yaşanıyor.

Sonuç olarak, yaratıcı eğitim daha çok bir hak değil, lüks haline geldi ve eşitsizlik en çok azınlık ve dezavantajlı geçmişlerden gelen öğrenciler arasında belirginleşti. Durham Yaratıcılık ve Eğitim Komisyonu’nun en son hazırladığı rapora göre; öğrencilerin sanat, tasarım, dans, drama ve müzik gibi konularda deneyimleri sınırlıysa ya da bu alanlar onlar için ulaşılmazsa, o çocuklar için bu alanlar, kimi ailelerin çocuklarına sundukları ayrıcalıklar gibi görünüyor.

Dezavantajlı geçmişlerden gelen gençler ve devlet okullarına devam eden öğrenciler de sanat ve kültürel eğitim konusunda zengin ve çeşitli deneyimleri hak ediyorlar. Onları reddetmek, sadece eğitimsel olarak değil, sosyal ve ahlaki olarak da haksızlıktan başka bir şey değil. Bu, sadece eğitim sektörünün çözmesi gereken bir sorun değil.

Yaratıcı endüstride çalışıyorsanız, sizin de bu sorunla yüzleşmeniz ve ilgilenmeniz gerekir. İçinde bulunduğumuz endüstri, yeteneksiz hiçbir şey ifade etmez. Bence bunu söylemeye bile gerek yok, aslında. Yetenek havuzu küçülmeye devam ederse gelecek vaadini kaybeder. Belki de mesleğin en büyük tehdidi, büyük veri veya robotların işleri ele geçirmesi değil, endüstriyi yeni zirvelere götürebilecek bir nesil insanı kaçırmaktır… Endüstrimizde bu engelleri yıkmak için halihazırda bazı çabalar var; Brixton Bitirme Okulu, D&AD’nin New Blood Shift, The Brooklyn Brothers ve Yellowzine’nin Gece Okulu gibi programlar, yaratıcı endüstriye girmek için daha çeşitli yetenekler yetiştirmeye çalışıyor. Ancak bu görev birkaç kişinin sorumluluğu olmamalı.

Akademi’nin Genel Müdürü Medb Riordan’a göre; “Bu cesur yaratıcılık dalgası, heyecan verici yeni seslerin ve büyük ustaların ortaya çıkmasını sağlayabilir. Bu yokuş yukarı bir tırmanışsa, bizler henüz en başındayız.”

Yaratıcılıkta yepyeni bir dönem başlıyor

Anna Arnell Creative partner, And Rising

Kükreyen yirmilere hoş geldiniz. Fransa’da 1920’lere “çılgın yıllar” anlamına gelen “années folles” deniyordu. Caz, art deco ve daha pek çok kültürel ve sanatsal hareket gelişti bu dönemde. 2020 yılı için gördüğüm şey de bu. Hayatımızda yaratıcılığı yeniden ön plana çıkarıyoruz. Sadece reklamcılıkta değil, modern yaşamın her alanında. 1920’lerin sadece sanatsal refahı değil, aynı zamanda otomobil, telefon, film ve çeşitli elektronik ev cihazlarında kitlesel gelişimi ile ekonomik refah vardı. Yaratıcılık olmadan, oraya ulaşamazdık. Ve 2020’de de yaratıcılık olmadan herhangi bir yere ulaşamayacağız. Bence bu konuda özellikle birkaç cesur ajans ve müşterisi yol gösterecek, diğerleri de bunu takip edecek. 2020, kendi “années folle’larımızın” başlangıcı olacak, ancak son yıllarda gördüğümüzden çok daha olumlu bir şekilde. İnsanlar bu yıl uyanacaklar ve sadece kendilerinin kaderlerini değiştirebileceğini anlayacaklar. Bu uyanış; yeni kültürel, sanatsal ve müzikal hareketlerin yolunu açacak. Ekip çalışması, yeni bir yaratıcı dönemin doğuşu için daha da kritik hale gelecek. Farklı becerilere sahip insanlar arasındaki işbirliği bu yeni hareketleri doğuracak. Ressamlarla işbirliği yapan mühendisler, TV dizisi geliştiricileri olan müzisyenler…

Sektörümüz her aşamada birlikte hareket etmeye ihtiyaç duyacak. Birbirimizin sanatını, cesaretini ve düşüncesini takdir edeceğiz. 2020’yi bu endüstrinin sokaklarında yürüyen herkes için gerçekten heyecan verici kılan da bu olacak. Kadınlar daha da güçlü olacaklar. Çeşitlilik son derece kritik bir hale gelecek. 2020 fısıltılarla başlayacak ama yaratıcı endüstrinin kalbinden bir aslan kükremesi ile sona erecek.

Teknolojiye güvenin!

Omar Oakes
Yazar, Campaign UK.

2020’de reklam teknolojisi ve dijital medya endüstrileri için gerçekten önemli olan tek soru şu olacak: “Güven nasıl yeniden kazanılabilir?” Yıllarca süren marka güvenliği skandallarından ve veri koruma ihlallerinden sonra bunun nasıl başarılacağı endüstri için son derece önemli olacak.

Geçen yıl pazarlamadaki büyük teknoloji hikayelerinin çoğu bir şekilde güvensizlik içeriyordu: deepfake videolarının yükselişi; sahte politik reklamlar, “mikro hedefleme” ve influencer pazarlamanın etkinliğinin ölçülmesiyle ilgili sık sık sorunlar yaşandı.

ABD’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerini yaptığı Kasım ayında büyük bir düzenleme olması bekleniyor. Sahte haber, sahte reklam gibi kavramlar yeniden gündeme oturacak ve bu konularda harekete geçilmezse endüstri itibar kaybetmeye devam edecek.

Netflix, Amazon, Disney, Apple ve BBC / ITV gibi önde gelenler ve aralarına yeni katılacaklar arasında 2020’de savaş yaşanmaya devam edecek. Örneğin, en yeni iPhone’ları satın alarak abonelik eğlence paketlerini bir araya getiren Amazon ve Apple bu alanda en agresif hamleleri yapacak gibi görünüyor.

Apple’dan bahsetmişken, son yıllarda en büyük iPhone lansmanının Eylül ayında gerçekleşmesi bekleniyor. Muhtemelen iPhone 12 Pro olarak adlandırılacak olan cihaz, ilk kez 5G’ye erişim sağlayacak. 2019’da süper hızlı 5G internetin sınırlı lansmanı tüketicilerde zaten bir coşku yaratmıştı.

Bu arada, AI’nın ajansların ve markaların iş yapma şeklini bozmada büyük bir rol oynamaya başladığını görüyoruz. Publicis Groupe geçtiğimiz yıl, AI ölçeğinde bir aracı olan Marcel’i işyerinde konumlandırarak dikkat çekti. Artık daha fazla büyük ajans, pazarlarda ve kanallarda reklam kampanyaları planlamak için yapay zeka destekli çözümler kullanmaya hazırlanıyor.

Yapay zekadaki gelişmeler, müşteri hizmetleri ve pazarlama araçları olarak daha akıllı chatbotların ön plana çıkmasına neden olabilir. Bu, ilk olarak, son yıllarda teknoloji tarafından radikal bir şekilde bozulan bir sektör olan finansta gerçekleşecek ve markaların çevrimiçi sahtekarlığına robo- danışmanlar ve “copbots” gibi yeni hizmetler sunmayı hedefleyecek.

Son olarak, 2019’da pazarlama endüstrisinin yapısını alt üst eden influencer konusu, tartışmasız, reklamverenler ve tüketiciler arasında güven oluşturma ihtiyacı en fazla olan pazar. Artık beğeni sayılarını bir kenara bırakmanın ve içeriğe odaklanmanın vakti geldi.

Şeffaflık ve gizlilik

Matt Bush
Director of agencies, Google UK

Teknolojide önümüzdeki yıl, çevrimiçi dünyanın değişen yüzüne düzgün bir şekilde adapte olmak için endüstri olarak birlikte çalışmamız gerekecek. Bu; teknoloji platformları, reklamverenler, yayıncılar ve ajanslar için de çok önemli. Bu uyarlamanın anahtarı şeffaflığa ve gizliliğe öncelik vermekten geçiyor. Avrupa, kullanıcılar için önemli korumalar sağlayan eGizlilik Düzenlemeleri ve GDPR gibi girişimlerle bu konuda öncülük ediyor. Web tarayıcıları ise kişiselleştirme için üçüncü taraf çerezlerinin kullanımını sınırlamak üzere önemli değişiklikler yapıyor.

2020’nin ana mesajı, gizlilik ve kişiselleştirmenin birbiriyle çelişmemesi. Milyarlarca kullanıcı, etkinlikleri hakkındaki verilerle her gün Google’a güveniyor. Bunu, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve kullanıcılara reklamın kişiselleştirilmesi için ve şeffaflık sağlamak için kullanıyoruz. Önümüzdeki yıl için asıl soru şu: Endüstrimizin mükemmel reklam deneyimi sunmak için kullanabileceği en az veri miktarı nedir?

Makine öğrenimi teknolojisi bu boşluğu doldurmada temel bir rol oynuyor. Verilere erişimi en aza indirerek başka bir gizlilik koruması katmanı ekleyebilir. Reklamverenler bu hızlı değişen ekosisteme ayak uydurmak için otomasyona sahip olduklarından ve teknoloji çözümlerinde verimliliği artırdıklarından emin olmalı.

Ayrıca, web’in kullanıcıları düşündüğü kadar içerik oluşturucularını da düşünmesi gerekiyor. Kaliteli gazetecilik, sağlıklı bir ağ ve daha geniş bir toplum için çok önemli. Ve yayıncılar için, para odak noktaysa bu, şeffaflıkla birlikte olmalı. Teknolojimiz sayesinde sektörümüzün, reklamcılık ve çevrimiçi ekosisteme olan güveni yeniden inşa edebileceğini umuyorum.

Son olarak, ajanslar bağımsız uzmanlar olarak inovasyon ve teknolojik gelişmelere yatırım yapmak zorundalar. Değişen yaratıcı ortamı ve bunun dijital medya için ne anlama geldiğini anlamalı ve en iyi sonuçları elde etmek için yenilikçi ve deneysel teknolojileri kullanmalılar.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 96. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.