Fibrika: Fikir işleri ajansı

“İstanbul Dışı” sayfalarımızın bu ayki konuğu 2017 yılında Konya’da kurulan Fibrika oldu. Fibrika ile ‘fikir işleri ajansı’ olmayı konuştuk.

Bilmeyenler için kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ajansımız 2017 yılının yaz aylarında kuruldu. Aslında fikir fabrikası olarak lanse edilse de, biz ona kısaca ‘Fibrika’ diyoruz. Fikirlerin işlendiği bir fabrika… Markanın bizdeki anlamı aslında çok farklı. Fi sayısını bir çoğunuz duymuşsunuzdur. Ajansın kuruluş zamanlarında markanın çıkacağı hikayeyi kurgularken tasarımdaki altın oran ‘fi’ sayısından (1, 618) yola çıkmaya karar verdik. Reklamın ana malzemesi olan fikri de içinde barındıran ve kendi hayallerimizden kurguladığımız bir marka olmasını istedik ve Fibrika Workshop’ı kurduk. Bir de sloganımız olsun dedik: Fikir işleri ajansı… Söylemimiz hep fikre dayalı oldu. Unvanlarımızı klişeleşmiş ajans unvanlarından sıyırdık ve ajans başkanı yerine ‘fibrikatör’, yaratıcı yönetmen yerine ‘fikir mühendisi’ gibi unvanlarla süsledik. Kısacası marka evrenimizi yarattık. Şu anda bunu okuyanların da Fibrika markasını beğendiğini umuyoruz. 

Ajans hangi alanlara yöneliyor, neler yapıyor? 

Ajansın çıkış noktası marka konumlandırma üzerineyken, dijital pazarlamadan kurumsal kimlik ajanslığına kadar ilerledi. Aslında mütevazılık mı dersiniz bilmiyoruz ama biz ekipçe kendimizi hep amatör ruhla besliyoruz. Sürekli öğrenmeye açık ve reklamın teorisini, pratiğini kendimizce zenginleştirip hobi edinircesine dijital alanlarda uzmanlaşmaya çalışıyoruz; çünkü ajansın içinde sürekli proje üretiyoruz. Ürettiğimiz ve hayata geçiremediğimiz birçok proje var. Bunları hayata geçirmek için çalışıyoruz, çünkü birileri için yazmak, çekmek, editlemek; kısacası üretmek çok güzel. 

Konya’daki bir ajansın İstanbul’daki ajanslara göre avantajları ve dezavantajları neler? 

Trafik başlıca avantajlarımızdan biri olabilir sanırım. Kalabalık şehirler insanları bunaltır. Bunalım yaratıcı bir projenin katili olabilir. Konya İstanbul’a göre daha sakin bir şehir. Prodüksiyon süreçlerinden tutun işi alıp teslim ettiğimiz sürece kadar Konya’nın coğrafyası bizi rahatlatıyor. İstanbul’da çalıştığımız markalarımız oluşmaya başladı. İstanbul’dan gelen markaların bizde bulduğu avantaj; fiyata göre performansı yüksek fikirler oluşturmak. ‘Fikir aldık, pahalı geldi’ diyen olmadı. Dezavantajlara gelecek olursak Konya markalarının genel olarak öncelikle İstanbul ajanslarıyla çalışma azmi diyebiliriz. Öncelikle global bir şehir olmasından dolayı birçok markanın İstanbul’a kadar gidip orada yüksek fiyatlara iş yaptırdığını görüyoruz. Sonra gelip bizimle çalıştıklarında ‘burada bu işler çıkıyormuş.’ dediklerini duyuyoruz. Marka göçünü burada çokça yaşıyoruz. 

Fibrika olarak çalışan bulmakta zorlanıyor musunuz, yeni iş arkadaşları alırken kriterleriniz neler? 

En çok zorlandığımız konu diyebiliriz. Ekip ruhu oluşturabileceğimiz arkadaşlar bulmak… Bu çok zor bi konu. Mesai saatleri genelde ailenize ayırdığınız zamandan daha da fazla olduğu için hem fikir birliği sağlayabileceğimiz arkadaşlar hem de hayal dünyası ve idealleri bizi heyecanlandıran karakterlerle çalışmayı hedefliyoruz. Bunu sağlamak bazen çok zor oluyor. 

Bundan sonrası için hedefleriniz neler? 

Ajansın açıldığı günden beri hedefimiz; kendi coğrafyamızı sınır olarak tanımadan, dünyaya fikirlerimizi sunmak. Pazarlamanın birçok unsuruyla bu yönde ilerliyoruz. Geçen hafta ilk fikir ihracatımızı da Azerbaycan’a gerçekleştirdik. Dünyanın global bir pazar olduğunu düşünüyor, ‘Neden bir Leo Burnett Türkiye’den çıkmasın?’ diye düşünüyoruz. Ne de olsa reklam, bir fikirdir; fikirler her yere ulaşabilir. 

Konya’da reklamcılığın başlıca sorunları neler? 

Bu soruya öncelikle şunu belirterek cevap vermek istiyorum: Bilinir ki, Türkiye’ de markalaşmaya ihtiyaç duyan, reklamcılık arayışına girmiş ve dijital pazarlama alanında marka olma gayesinde bulunan şehirlerden biri Konya. Fakat bizim analizlerimize göre Konya’daki işletmeler genelde bu adımları kendi çözümlemeleriyle atmak istiyorlar, hatta reklama ayrılacak bütçeyi olabildiğince azaltmaya çalışıyorlar. Bu oldukça büyük bir hata. Bu sorun sadece firmaları markalaşma gayesinden uzaklaştırmakla kalmıyor, sektörel daralmalar da meydana getiriyor. 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.