Facebook ile yakından ilgilenmeliyiz

“Facebook’un değişmesini sağlayacak tek şey, reklamlara para harcanmaya son verilmesi veya tüketicilerin ayrılmaya başlaması.”

Facebook ile yakından ilgilenmeliyiz-campaigntr

Reklamverenler Facebook harcamalarını geçen yıl 55 milyar dolara (42 milyar £) kadar artırdı fakat dünyanın en büyük sosyal medya şirketini sorumlu tutmuyorlar.

Bazı pazarlamacılar Facebook’un tekrar eden problemleri hakkında endişelense de çoğu 2,3 milyarlık global kullanıcıya sahip Instagram ve WhatsApp’ı kapsayan çeşitli ücretsiz hizmetlerine odaklanmayı tercih ediyor. Satış ve tıklama oranı gibi kısa vadeli performansta oldukça etkili olduğu gerçeğinin de bunda katkısı var tabii ki.

YouTube’a video yüklemenin Facebook’tan daha kolay olduğunu söyleyen ajans başkanlarına göre; aynı kitleye diğer kanallardan ulaşmak daha zor ve daha pahalı. Dahası Mark Zuckerberg’in şirketi, kıdemli pazarlamacıları hoş tutmakta ve “müşteri konseyine” katılmaya davet etmekte uzman.

Birkaç büyük marka harcamalarına ara verse bile – ve bazı çevrimiçi rakiplerin son zamanlarda İngiltere’de hafif bir yükseliş gösterdiği söyleniyor – bu onu çok az etkiledi çünkü Facebook’un yedi milyon reklamvereni var. Bunların çoğu  reklamlarından sonuç alan küçük işletmeler ve olumsuz yorumlar onları endişelendirmiyor. “Facebook’un değişmesini sağlayacak tek şey reklamlara para harcanmaya son verilmesi veya tüketicilerin ayrılmaya başlaması.” diyor bir ajans patronu.

Bununla birlikte politikacılar şu an reklam sektörünün ulaşamadığı bir yere gidiyor. Facebook ve diğer sosyal medya şirketleri gündemlerinde; üst düzey yöneticilerin platformlarında yayınlanan içerikten sorumlu olmaları gerektiği talebinde bulunuyorlar.

Nefret dolu içerikleri hızlı bir şekilde kaldırmayı başaramazsa hapsi boylayacak sosyal medya patronlarının bulunduğu Avustralya ve zorlu bir düzenleyici ve katı cezalar için taslak plan oluşturmuş olan İngiltere de dahil olmak üzere kanunların oluşması mümkün. 

Ana hedef Facebook çünkü çok büyük ve sorunlardan sıyrılamıyor. Bu sorunlar; nefret söylemleri, seçim hilesi, sahte haberler, veri ihlalleri, sahte takipçiler, çocuk istismarı, intihar ve kendine zarar verme gibi akıl sağlığı ile ilgili meseleleri kapsıyor.  

Başka bir başarısızlığın gerçekleşmemesi için en güncel problem ne olursa olsun şirketin özürleri ve politika güncellemeleri daha da sıklaştı. 

En yakın zamanda gerçekleşen en korkunç olay, Christchurch’teki bir terör saldırısının canlı yayınlanması idi. Yeni Zelanda sempatizanları, videonun farklı versiyonlarını 1,5 milyon kez yayınladılar. Teknoloji devlerinin makinelerinin bu kötü içeriği tanıması ve kaldırmasını zorlaştırmak için görüntü ve seste düzeltme yapılmasıyla Facebook, hiç böyle koordine bir çalışma görmediğini söyledi.  

Zuckerberg ve komisyoncuları, ‘ilerleme’ kaydettiklerini ve düzenlemeyi memnuniyetle karşılayabileceklerini iddia etti. Facebook, içeriği denetlemek ve güvenliği artırmak için 30000 kişiyi işe aldı, makine öğreniminin de daha akıllı olacağını ileri sürdü. Şirket ayrıca düzenli “şeffaflık” raporları hazırlıyor ve sitede beliren her politik reklamı, kamu siciline işliyor. 

Fakat sıkıntı kötü niyetli oyunculardan, kötü devletlerden şeytani bireylere kadar herkesin korumaları ihlal etmenin yeni yollarını arayacak olmasında. Son birkaç yıl içinde Cambridge Analytica’dan Christchurch saldırısına kadar gerçekleşen her şey, Facebook’un yönetilemeyecek kadar büyük olduğunu gösteriyor.

Facebook’u nasıl düzene sokacağımız içinde bulunduğumuz zamanların belirleyici konusu. Kar elde etmek için dünyayla bağlantı kurmayı amaçlayan bir organizasyonun sonunun gelmesi gerekip gerekmediğine ve kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğe dayanan bir platformun yayınladığı içerikler için %100 sorumluluk almadığı sürece markayı koruyup koruyamayacağına dair varoluşsal sorular doğuruyor.   

Düzenleyici bir çözüm bulmak çok büyük, teknik bir zorluk ve politik olarak karmaşık çünkü kanunlar ulusal olarak belirleniyor ancak teknoloji global.

Sosyal medyayı finanse eden markaların kaçamak yanıtlardan kendini kurtarması gerekiyor. Facebook’u sorumlu tutmak hepimizin görevi.

Campaign Global Medya Yöneticisi Gideon Spanier

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 89. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.