Ezberleri bozmak

Günümüz gençleri, Z kuşağı, nam-ı diğer dijital yerliler… Onlar dijital teknolojinin içine doğmuş bir kuşak dolayısıyla kendinden önceki nesillerden ve hatta dijital göçmenlerden bile çok farklı düşünce, algılama ve karakter yapısına sahipler. Bu sebeple onlara eski tarz söylem ve imajlarla ulaşmak pek de mümkün değil.

Z kuşağı sosyalleşme, kendini ifade etme gibi birçok şeyi sosyal medya platformlarıyla yapıyor; kendi fikir, değer ve görüşlerine uymayan durumlarda fiziksel güç kullanmaktansa tepkilerini bu platformlarda gösteriyorlar. Bu nedenle onlara hitap etmek isteyen lider; gazete, televizyon, radyo gibi geleneksel kitle iletişim araçları yerine mutlaka sosyal medyada aktif varlık göstermeli, sıkça paylaşım yapmalı, kendisine yapılan yorumlara cevap vermeli fakat tüm bunları yaparken kullandığı dil ve üsluba dikkat etmeli. Z kuşağı eğlenceyi sevdiğinden, lider bürokratik dilden uzaklaşarak, daha espritüel bir söylemi benimsemelidir. Paylaşımları kısa, net olmalı ve görsellerle desteklenmeli zira aceleci olan bu neslin uzun metinleri okumaya veya uzun videoları seyretmeye pek tahammülü yoktur. Lider söylemek istediğini birkaç dakikalık YouTube Shorts, Instagram Reels veya birkaç cümlelik bir tweet ile aktarmalı; tweet atarken de hashtag’lerin gücünden yararlanmalı. 

Z kuşağına mensup birey özgür ruhludur, canını sıkan bir konu konuşulduğunda gerilmemek için ortamdan ayrılır veya o kişiyi engeller. Son yıllarda dünya genelinde yaşanan kaoslar, ekonomik sıkıntılar, sınav kaygıları, pandemi gibi sorunlarla baş etmeye çalışan bu gençlerin negatif söylemlerden ve kavgalardan arınmış; kendilerine umut verecek söylemleri duymaya ihtiyaçları var. Dolayısıyla Z kuşağını hedefleyen lider, kutuplaştırıcı söylemlerden, karamsar tablolardan ve polemiklerden kaçınmalı. Bu tarz söylemleri benimseyen lider, Z kuşağı tarafından “engellenirken”; endişeleri gidermek için umutlu ama ayağı yere basan, gerçekleşmesi mümkün tablolar çizen lider ise Z kuşağının ilgi alanına giriyor.

Her birey gibi Z kuşağı da önemsenmek ister. Onlar artık çocuk değil, geleceğe yön ve şekil verecek birer yetişkin. Aktif, sonuç odaklı ve dinamik bir yapıya sahip olan bu kuşak küresel ısınma, çevre, göç, insan hakları, hayvan hakları gibi küresel sorunlar hakkında sosyal medya üzerinden farkındalık yaratmaya çalışıyor. Kendilerinin bu önceliklerini dikkate alan, seslerine kulak veren ve bu konularda farkındalığı olan liderleri daha fazla önemserler. Dolayısıyla onları hedefleyen liderin kimi zaman kendi politik ve ekonomik gündeminden uzaklaşarak, gündemlerine ilişkin paylaşımlar yapması gerekir. Öte yandan ifade özgürlüğü onların olmazsa olmazıdır; Z kuşağını yakalamak için lider mutlak suretle ifade özgürlüğüne önem vermelidir.

Kendinden önceki nesiller tarafından telefon ve internet bağımlısı olmakla eleştirilseler de aslında bu teknoloji sayesinde Z kuşağı her bilgiye anlık olarak ulaşıyor, araştırma yapıyor ve görüşlerini özgürce ifade ediyor. Bu gençleri yakalamak için liderin söylediklerini inkâr etmekten, çelişkili ve muğlak ifadelerden kesinlikle kaçınması gerekir. Zira bu nesle mensup bireyler, dijital platformlarda yaptıkları araştırmalarla liderin gaf, çelişki ve inkârlarını yakalayıp, bunlara ilişkin kısa videolar hazırlayarak dolaşıma sokabiliyor ve bu yolla genel kanıyı etkileyebiliyor. Bu tarz ifadelere başvurmak yerine lider, yaptığı hatayı kabullenmelidir. Doğallıktan yana olan Z kuşağı, güç ve gövde gösterisi yapan liderlerden ziyade egolarından arınmış, hatalarını kabullenebilecek samimiyette olan liderlere sıcak bakıyor.

Liderin dış görünümü de Z kuşağı açısından önemlidir. Bu kuşağın ilgisini bürokratik düşünen ve görünen, takım elbiseli liderlerle yakalamak pek mümkün değil. Kompleksten uzak ve esnek bir yapıya sahip olan bu kuşağa hitap edebilmenin yolu, kendileri gibi bir liderden geçiyor. Bu sebeple takım elbiselerin, döpiyeslerin, kravatların çıkması öncelik arz eder. Sportif giyim tarzı, kolları kıvrılmış bir gömlek, bu gençlerin zihninde samimi, içten, çalışkan ve dinamik bir lider algısını canlandırıyor. 

Özetle Z kuşağını hedefleyen liderin ezberlerini bozması, işe sıfırdan başlayarak öncelikle bu neslin dilini ve önceliklerini öğrenmesi gerekir. 

Doç. Dr. Ece Ünür

Haliç Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 125. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.