Eve iş getirme v.2

Şehirler kurduk. Evimizi ve işimizi ayırdık. Eve işi, işe evi getirmemekle övündük. Son bir yılda ofis çalışanları büyük ölçüde ofis hayatlarını evlerine taşıdı. İş arkadaşlarımızın kırlentlerinin renklerine kadar biliyoruz. Twentify İçgörü Direktörü Dr. Bilge Terzioğlu yazdı.

İş süreçlerimizi evden yürütmek için birçok pratiğimizi hızlıca değiştirdik ancak iş kültürümüzün bu pratiklere uyumu hala soru işaretini koruyor. Twentify’ın araştırma ve İK departmanlarındaki iş ortaklarıyla rolleri değiştirdik ve bu sefer soruları biz sorduk. Hep birlikte ve birbirimizden öğrendiğimiz bu süreci Clubhouse üzerinden gerçekleştirdiğimiz açık bir odak grup toplantısında irdeledik.

Enformel iletişimden mahrumiyet

Beraberce gidilen öğle yemekleri, ayaküstü içilen çaylar, hatta asansörde denk gelince yapılan kısa sohbetler pandemi öncesi iş kültürümüzün önemli bir parçasıydı. Bu kısa görüşmelerde, ofisteki harala gürele içinde unutulan, ertelenen konulara kısa bir sürede çözümler buluyor, yenilikler çıkarıyorduk. Tüm katılımcılar pandemi sürecinde bu spontan bilgi akışından mahrum kalmanın olumsuz etkilerine vurgu yapıyor. Çalışma arkadaşlarıyla uzaktan iletişimin internet kesintileri, ses sorunları gibi pratik zorlukları yanında sadece yazıyla veya jest-mimikler ile desteklenmeden yapılan konuşmalarla anlaşmaktaki zorluk özellikle vurgulanıyor.

Bunun yanında yüz yüze olmadığımız için iş konusundaki aktarımlarımızı çok daha iyi ifade etmemiz gereken asenkron iletişim önem kazanıyor. İş zamanlamalarımızın birbirinden uzaklaştığı bir çalışma sisteminde süreçleri yol üstünde kısa aralıklı iletişimlerle çözmek artık mümkün değil. Bu sebeple süreçlerin daha rafine ve daha uzun aralıklı iletişimle çözülebilir şekilde tekrar tasarlanması gerekiyor.

Usta – Çırak vs. Açık öğretim

İş kültürümüzdeki değişimler yanında bu kültürün tüm şirketçe paylaşılması, sürdürülmesi ve yenilere aktarılması da bir sorunsal olarak öne çıkıyor. Tek başımıza evde kendi işimize odaklanmanın ve sadece doğrudan iş yapılan kişilerle görüşmenin bir sonucu olarak aidiyet hissi sönükleşiyor. İşte yaşanan sorunların açıklıkla konuşulması, bu sorunların şirketin hedefleri, stratejisi ile ilişkisi konusunda bilgilerin doğru aktarılması gerekiyor. Sorunların sorumlularını bulup çıkarma ve hesap sorma olarak ele alınmasından ziyade bir süreç iyileştirmesi fırsatı olarak görülerek birlikte çözüm için çaba gösterilmesi zorunlu görülüyor.

Bizim için bilgisayarda bir vesikalık olan insanlarla alışageldiğimiz usta-çırak tarzı iletişim kurmakta zorlanıyoruz. Katılımcılar bu sorundan şikayet etmekle birlikte sorunun “çıraklardan” ziyade konfor alanını kaybeden “ustalardan” kaynaklandığını düşünüyor. Yeniler, eskiyle “kirlenmemiş” olduklarından ve zaten bundan sonra da uzaktan çalışacakları için eskilerin yenilerin istekleri ve durumun gereklerine kendilerini adapte etmeleri gerektiği belirtiliyor.

Uzay boşluğunda birbirinden kopuk kapsüllerde telsizle iletişim kuran insanları takdir etmek de bu takdirle başka insanlara ilham vermek de zorlaşıyor. Övücü iletişimleri atlamamak adına özel bir mesai harcanmasının faydalarının üstünde duruluyor.

Peşimizdeler

Alışageldik iş kültürümüzün en sorunlu noktalarından olan mikro-yönetim ve sürekli takip konuları pandemide hem çalışanları hem yöneticileri zorluyor. Şirket bilgisayarının özel ihtiyaçlar için kullanımı, ofiste sosyal medyaya ayrılan vakit gibi sorulara tam bir cevap bulamamışken, insanların verimliliğini evlerinde takip
etmek derdine düşüldü. Özel hayatın mahremiyeti bir yanda, evin aslında şirket adına kullanılan bir çalışma alanı haline gelmesi diğer yanda düğümleniyor. Bu konu toplantılarda nasıl giyinileceğinden, yemek molalarına karışmaya uzanıyor. Odak grup toplantımıza katılan avukatların bahsettiği “çalışma saatinde evde uğranılacak bir kazada şirketin sorumluluğu” da tüm bu karmaşanın üstüne ekleniyor. Katılımcılar tam bir cevap bulamamakla birlikte çalışan takibinde çözümün, çalışan motivasyonu veya şirket aidiyeti gibi konularda olduğu gibi doğrudan, asenkron ve şeffaf bir iletişimin yeni çalışma kültürü haline gelmesi ile sağlanabileceğinde hemfikir.

İpuçları

Katılımcılara çok geniş kültür konuları dışında herkesin faydalanabileceği küçük pratikleri de sorduk. Tüm cevapların ortak noktasında evle iş arası çizgi saydamlaşsa da kompartımanları ayrı tutmak adına kendimize ait zamanlar ayırmak bulunuyor. İş ve ev kıyafetlerini ayrı tutmak, mesai öncesi/ sonrası spora (mümkünse dışarıda) vakit ayırmak, arada gizliliği koruyabildiğimiz farklı yerlerde çalışmak gibi. Bir de farklı iletişim teknolojilerinde mikrofonun ve kameranın açma kapama düğmelerini iyi ezberlemek gerekiyor. Biraz da kameraya çıkan kedilere alışmak.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.