artwork

En önemli kaynak insan

5 ay önce

0

Yaratıcılığa, yeniliğe ve değişime olan tepkiselliğimizin bir çıktısı olarak, ülkemizde yaratıcı endüstride özgün bir eser ortaya çıkarmak zordur çünkü bilindiği gibi insanlar genellikle değişikliklere tepki gösterirler. Küçük değişiklikler küçük tepkileri, büyük değişiklikler de büyük tepkileri ortaya çıkarır. Direnç her yaratıcı fikir için tabii ve kaçınılmazdır. Piyasaya bir proje/ürün/eser çıkarmaya çalıştığınız süre boyunca, yaşanan değişime karşı koyan güçlerle yani “değişime direnç” ile başa çıkmak, bu endüstride ayakta kalabilmeniz için kullanacağınız yegâne yetenek olmalıdır. Yeni ve özgün olmayan bir fikri/eseri kimseye satamazsınız. 

Bu özel yetenekli çalışanları bulmanın zor olması kadar, elde tutmanın da zor olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu marjinal kişiliklerin dünyaya bakış açısı farklıdır ve içinde oldukları ekibin uyumlu olması gerekir. Normal bir personel, yan haklarını yalnızca talep eder olmazsa işine devam eder, bu endüstrideki personelin işi tercih etmesine sebep olabilir. Örgütsel kültür açısından bakacak olursak, ortaya konan bu tasarımlara gerek örgüt içerisinde gerekse toplum tarafından “altı üstü bir çizim bu kadar etmez “ gibi olumsuz yorumlar alması, endüstriyel tasarım yapan bu insan kaynağının değer gördüğü bir teklif alması halinde göç etmesine sebep oluyor. Bu kaybı yaşamamak için aidiyet duygusunu yüksek ve canlı tutmamız gerekir.

Üniversitelerin mimarlık, reklamcılık, edebiyat, matbaa, endüstri ürünleri tasarımı, moda tasarımı gibi bölümlerinde, tıpkı konservatuvar bölümü gibi mülakat yapılması ve kişilerin yetenekleriyle ilgili bölümlere kabul edilmesi; eğitim sürecinde de uygulamalara daha çok yer verilmesiyle çözümün sağlanabileceğini düşünüyorum ama en büyük sorun da, çözüm de kişilerin kendisinde başlayıp bitiyor.

Doğru kişiyi bulmak için ilk önce o işin işletmemiz nezdinde iyi tanımlanması gerekir. İyi bir iş analizi yapılarak, hangi iş kalemlerine ihtiyacı olduğunu görev tanımıyla ortaya koyar ve dolayısıyla hangi vasıflara sahip çalışana gereksinimi olduğunu tanımlamış olur. İhtiyaçları doğru belirledikten sonra doğru kişiyi bulmak için ikinci adım, iyi bir işe alım uzmanı ile daha kolay olacaktır. 

İnsan kaynakları departmanının başvuruları elerken ve mülakat yaparken uygun teknikleri kullanması gerekir. Problem çözme yeteneğinin ve iş alanı ile ilgili karşılaşılabilecek spesifik bir problemin örnek gösterilerek, kriz yönetiminin mülakat komisyonunca değerlendirilmesi önem arz eder. Bu sayede adayların olaylara bakış açıları analiz edilerek doğru iş alanına yönlendirilmeleri hem işletme hem de aday için daha uygun olacaktır.

Kurumların ve işletmelerin rekabet edebilme, karlılığı artırma ve beklentiyi karşılama ihtiyaçları her geçen gün artıyor. Bu amaca ulaşabilmek adına teknoloji, finans, ekipman, vb. kaynaklar önem arz ediyor ancak en önemli kaynağın “insan” olduğu olgusu günümüz dünyasında gitgide benimsenmeye başlandı. İnsan kaynağı, düşünce ve davranış sistemine dayalı, insan odaklı, yeni üretim ve yönetim teknikleri olan belirli standartlarda çalışan, analiz, planlama ve uygulama esasları olan stratejik bir alan olarak iş hayatında yerini aldı. Bu çerçevede kurum ve işletmelerde bu alanda çalışan kişilerin insan kaynakları faaliyetlerinin bu stratejik yönünü bilerek sürekli gelişim arzusu içinde olması gerekiyor.

İK-DER, misyonunda belirttiği üzere İnsan kaynakları teorileri, süreçleri ve uygulamalarının sistematik olarak çalışılmasını sağlamak adına, ülkemizde ilk kez meslek derneği olarak İK-DER İnsan Kaynakları süreçlerini belirlemiş ve bu süreçlere uygun prosedürler oluşturmuştur. Bu prosedürler çerçevesinde insan kaynakları eğitimleri düzenlenecek ve bu standartlar meslek mensuplarına aktarılacaktır.

Çalışanların, şirket yönetiminin hedefleriyle ortak hareket etmesini sağlayabilmek için iş yerinde tüm çalışanların iyi derecede motivasyonu olması artık bilinen bir gerçek çünkü motivasyonsuz olup aidiyet duygusu olmayan çalışanların şirket için risk teşkil ediyor olması muhtemeldir. Şirketin hedefinde yer alan üretkenliğin artması, istenilen hızda devam etmesi yeteri kadar motive olmuş çalışanı sayesindedir. Şirket kaynaklarının boşa harcanması demek; iş yerinde yeterli derecede motivasyonu sağlanamamış çalışanların iş gücü yetersizliği demektir. 

Sonuç olarak diyebiliriz ki çalışanından verim bekleyen yöneticinin, çalışanının iş yerinde yüksek motivasyon ile çalışabilmesi için ona değer verildiğini göstermesi gerekir.  

Rukiye Pekrü 

İnsan Kaynakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 126. sayısında yayımlanmıştır.