En iyi deneyimi sağlamak

Mobil dünyanın içine doğmuş olan genç kuşaklar, özellikle de Z kuşağı dediğimiz 2000’li yıllarda doğan gençler bu dünyayı çok daha yoğun yaşıyor. Mobil teknolojinin onların yaşam tarzında tuttuğu yer çok daha fazla.

Çevrimiçi sürelerimiz her geçen gün uzuyor. Araştırmalara göre; üç yıl önceye göre kullanıcılar bu yıl yarım saat daha fazla çevrimiçi olmaya başladı. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunun nedeni ne olabilir?

İnternetin hayatımızdaki rolü gelişen yeni teknolojilerle birlikte ağırlık kazanıyor. Bugün gerek profesyonel hayatımızda gerekse de kişisel yaşantımızda sıklıkla kullandığımız internetin iletişim teknolojileriyle bütünleşmesinin çevrimiçi olma süresinin uzamasında önemli bir etken olduğunu düşünüyorum. Yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut gibi teknolojiler internet altyapısıyla birlikte hayatımıza giriyor. Buna ek olarak içerik oluşturma ve sosyal medyanın yaygın kullanımı da kullanıcıların daha uzun süreler online olmasını sağlıyor. Tabii ki çevrimiçi olma sürelerinin uzamasında mobilitenin payı oldukça büyük. Kullanıcılar mobil iletişim teknolojileri sayesinde istedikleri yerden hızlı bir şekilde online olabiliyorlar. Biz de OPPO olarak mobil cihazlarımızı tasarlarken kullanıcıların çevrimiçi süreçlerde mükemmel bir deneyim yaşamasını sağlamaya odaklanıyoruz. 2019’da 5 dakika şarj et 2 saat konuşma süresine ulaş derken, değişen tüketici davranışlarını takip ederek 2020 yılında 5 dakika sarj ile 4 saat video izleme imkanı sunmaya başladık.

Sizce mobil stratejiler nasıl oluşturulmalı?

Günümüzde yapılan araştırmalar internete en çok mobil cihazlar, özellikle de akıllı telefonlar üzerinden bağlanıldığını gösteriyor. Dünyada mobil cihaz kullananların sayısı 5 milyara ulaşmış durumda. 2021 itibarıyla e-ticaret satışlarının da yarısının mobil cihazlar üzerinden gerçekleşeceği öngörülüyor. Tüm bu rakamlar mobilin hızlı yükselişini ortaya koyuyor. Markalar mobil stratejilerini oluştururken bu yükselişi mutlaka göz önünde bulundurmalılar. Bir mobil cihaz üreticisi olarak OPPO’ya baktığımızda, kendimize belirlediğimiz stratejiyi şu şekilde anlatabilirim: Bizim öncelikli amacımız kullanıcılarımızın ürettiğimiz mobil ürünlerle en iyi deneyimi yaşamalarını sağlamak.

Covid dönemiyle beraber de kullanıcıların bu konuda ayrı bir eğilimi olduğunu söyleyebiliriz. Siz bu dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

COVID-19 pandemisinde evde geçirilen sürenin artması internette geçirilen süreyi de artırdı. DoubleVerify adlı dijital medya ölçüm şirketinin hazırladığı, ‘Medya ve Reklamcılıktaki Temel Değişimler 2020’ raporu bu artışın boyutlarını ortaya koyuyor. Fransa, Almanya, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD’de 10 bin kişinin katılımıyla yapılan bir çalışmanın sonuçlarına dayanan bu rapora göre internetten içerik tüketimi yoğun bir şekilde artıyor. 23 Eylül’de yayımlanan rapora göre, pandemiden önce 3 saat 17 dakika olan ortalama çevrimiçi kalma süresi pandemi süreciyle birlikte 6 saat 59 dakikaya çıktı. Katılımcıların %48’i sosyal platformlarda öncesine göre daha fazla zaman geçirdiklerini, %43’ü daha çok YouTube kullandıklarını söylüyor. İnternete bağlı televizyon kullanımı ise %44 artış göstermiş durumda. Biz de OPPO olarak pandemi döneminde hayata geçirmek istediğimiz projelerden vazgeçmedik. Nisan ayının sonunda Türkiye’ye ilk kez getirdiğimiz üst segment modelimiz Find X2’nin tanıtımını gerçekleştirdik. Mayıs ayında Reno3 Serisi akıllı telefonları tüketicilerle buluşturduk. Haziran ayında ilk kez akıllı telefon kategorisinin dışına çıkarak Enco W31 kulaklık modelimizi pazarda satışa sunduk. Temmuz ayında Acun Ilıcalı ile Reno3 Serisi’nin reklam filmini çektik. Ağustos ayında A Serisi’nin yeni modellerini Türkiye’ye getirdik. Eylül ayında yeni kulaklık modeli Enco W51’i ve OPPO Watch’u tüketicilerimizle buluşturduk. Tüm bunları pandemi döneminde yapabiliyor olmamızın tüketicilerin bize güvenmesini sağladığını söyleyebilirim.

Kuşaklara göre mobil kullanımını nasıl değerlendirirsiniz?

Dünyayla paralel bir seyir içerisinde olan Türkiye pazarında da mobil teknolojilerin kullanım yaşı her geçen yıl daha da düşüyor. Mobil dünyanın içine doğmuş olan genç kuşaklar, özellikle de Z kuşağı dediğimiz 2000’li yıllarda doğan gençler bu dünyayı çok daha yoğun yaşıyor. Mobil teknolojinin onların yaşam tarzında tuttuğu yer çok daha fazla. Yaş ortalaması arttıkça kullanım oranları da düşüşe geçiyor. Özellikle 65 yaş üstüne baktığımızda mobil teknolojilerin kullanımının en düşük seviyede olduğunu görüyoruz.

Kişisel verilerin korunması ile ilgili aksiyonlar aldınız mı? Bu konuya yaklaşımınız nasıl? OPPO olarak kullanıcılarımızın bilgilerinin güvenliği bizim için en öncelikli sırada yer alıyor. Bu sebeple kullanıcılarımızın kişisel bilgilerine izinsiz erişim, izinsiz kullanım ya da ifşasını önlemek için bilgi saklama ve iletiminin tam şifrelenmesini sağlamak gibi güvenlik önlemlerini uyguluyoruz. Şifrelenmiş verilerin belirli içeriklerine kullanıcıdan başka kimsenin erişim hakkı bulunmuyor.

OPPO, sosyal etkileşimin aracı olan akıllı telefonların bir tehdit değil, özel bilgilerin koruyucusu olması gerektiğine inanıyor. Biz OPPO olarak en son tanıttığımız Reno4 modelinde yapay zeka ile güçlendirilmiş akıllı sensör kullanıyoruz. Bu teknolojimiz sayesinde mesaj geldiğinde yapay zeka destekli sensör, kullanıcının yanında veya arkasında ekrana bakan başkaları olup olmadığını tespit edebiliyor. Böyle bir durum varsa, kullanıcının kişisel bilgilerini korumak için mesajın içeriği gizleniyor.

Tanıma algoritması mesajlarınızın özel kalmasını kapsamlı bir şekilde sağlıyor ve fark edilen yüzlerin sayısına göre aksiyon kararı alıyor.

Eğer sadece bir yüz fark ediliyorsa ana kamera bunun kullanıcının kendi yüzü olup olmadığını tespit etmek üzere devreye giriyor. Eğer öyleyse, mesajın tamamı gösteriliyor.

Eğer sensör ekrana bakan birden fazla kişi olduğunu (veya kimsenin bakmadığını) tespit ederse mesajın alındığı bilgisi veriliyor, ama içerik gösterilmiyor.

Ayrıca marka olarak yer aldığınız projeler, bu konuda eklemek istediğiniz farklı şeyler varsa lütfen ekleyiniz.

OPPO olarak Türkiye’ye daha fazla ürün getirmeye ve iş ortaklarımızla daha iyi ilişkiler kurmaya odaklanıyoruz. Akıllı telefonların yanı sıra kablosuz kulaklık, akıllı saat gibi ürünlerimizle portföyümüzü genişletiyoruz. Önümüzdeki 3 yıl içinde Ar- Ge’ye 7 milyar dolarlık bir yatırım yapmayı hedefliyoruz. Bu yatırım 5G’yi, yapay zekayı, büyük veriyi ve beraberindeki diğer ürünleri kapsayacak. Kendi ürettiğimiz teknolojilerle tüketicilerin karşısına çıkmaya devam edeceğiz.

 

Weijian Zhou

OPPO Türkiye, Genel Müdürü

 

 

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 105. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.