Emoji, küresel bir dil olmak üzere

Ayima Genel Müdürü Nicky Applegarth, emojilerin kampanyalardaki kullanımlarından örnekler verirken pazarlama iletişiminde dikkate alınması gereken bazı temel ilkeleri hatırlatıyor.

emoji, küresel bir dil olmak üzere

Emojiler 1999 yılında oluşturulduğunda, tek amaçları elektronik iletişimde bazı kolaylıklar sağlamaktı. Emojilerin babası olarak bilinen Shigetaka Kurita, SMS ve resimli mesajların yaygınlaşmasıyla beraber sadece mesaj iletmenin değil aynı zamanda mesajın tonunun da iletilmesiyle ilgili bir kaygı olduğunu fark etti.

Yavaş download hızlarına rağmen resimli mesajlaşmanın kullanıcılar arasında daha çok yaygınlaşması Kurita’nın bugün kullandığımız emojileri tasarlamasına neden oldu.

Emojiler her geçen gün hızla dünyada yayılıyor. Sadece Facebook Messenger üzerinden her gün 5 milyondan fazla emoji gönderildiği tahmin ediliyor. Kişisel iletişimin yanı sıra, dünya genelinde şirketler, “glocal” yani hem küresel bir yapı olduklarını hem de kültür ve tercihlerinizi anlayabilen lokal bir komşunuz olduklarını hissettirebilmek için emoji kullanmaya başladı. Ancak yine de bu konuda pazarlamacılar oldukça dikkatli davranmalı. Markalar çoğu zaman bu tip konuları doğru anlayıp hareket edebilseler de zaman zaman da yanlış hamlelerde bulunabiliyorlar. Tıpkı dil ve imgeler gibi emojilerin anlamları da global olarak çılgın bir şekilde değişebiliyor.

Emojinin içeriksel evrimi ve belirsizliği, o kültürde bazı belli başlı şeylerin çoğunluk tarafından benimsenmesiyle ortaya çıkıyor.

emoji, küresel bir dil olmak üzereTırnakların boyandığı emojiyi düşünün; bu belki de başarısız olmaya ihtimal vermeyen, küçük düşürücü şeyleri görmezden gelen, kendine güvenen bir anlam taşıyor olabilir. Yani bir nesil mesajınızı olduğu gibi okurken bir diğer nesil ise aynı mesajı ince ve alaycı bir eleştiri gibi görebilir.

Emojilerin anlamlarında aynı zamanda coğrafi olarak da farklılar görülebiliyor. Örneğin; başparmağın havada olduğu el, İngiltere’de “hoş, iyi” gibi anlamlar taşırken, İran’da özellikle eski kuşaklar arasında son derece kaba kabul edilir.

Bunun yanında mesajı gönderen ve alan, aynı kültür ve anlayışı paylaşsa bile teknolojik farklılıklar da bir emojinin anlamını değiştirebilir.

2014 yılına dönersek kullanıcılar, iOS’teki sarı kalp emojisinin Android’de kıllı bir kalp olarak karşılarına çıktıklarını fark ettiler. Pek zararsız görünen bu ufak değişiklik kültürel farklılıklarla birleşince utanç verici durumlara neden olabilir.

emoji, küresel bir dil olmak üzere

Bazı şirketler, markalarını temsil etmek için özellikle bazı emojileri benimseyebiliyorlar. Dominos’un ‘pizza emoji’sini yazarak pizza sipariş edebilme özelliği sayesinde, pizza dilimi emojisi, Twitter’da Dominos markasının resmi bir parçası olarak kabul gördü. Benzer şekilde, McDonald’s burger emojisinin sahibi oldu.

Ancak Dominos ya da McDonald’s dışında bazı markaların bu konuda pek de başarılı olamadığı bir gerçek.

House of Fraser 2016’nın Şubat ayında Emojinal ismini verdiği kampanya ile resmen reklamcılık endüstrisine rezil oldu. Kampanya milennial’ları çekmeyi amaçlasa da ne bunu başarabildi ne de var olan müşterilerinden olumlu tepkiler alabildi. Yorum yapanların çoğu bu hareketi, 167 yıllık prestijli bir markanın “cool” olmaya çalışırken utanç verici bir duruma düşmesi olarak gördü.

Emojiler, markaların genç kuşaklarla bağlantı kurabilmesi için kolay bir yöntem olabilir; ancak sadece bu yolu kullanarak kampanyalarınızın daha ilginç hale gelmeyeceğini de anlamanız çok önemli.

İyi bir kreatif duruşla güçlü bir mesaj hala bir kampanyanın en önemli parçası. Eğer emoji kullanmayı düşünürseniz de kendinize şunu sormayı unutmayın: Kazançları kayıplarından fazla olacak mı?

Emoji kullanırken pek çok markanın uyguladığı ve tuzak durumlarını da engelleyecek üç önemli nokta var:

Yapmak zorundaymışsınız gibi hissetmeyin

Emojileri içeriksel anlamda mantıklı olduğunda kullanın. Sırf çoğunluk kullanılması gerektiğini düşündüğü için ya da milennial’ları ve Z Jenerasyonu’nu otomatik olarak kazanacağınızı sandığınız için kullanmayın.

Emojiinizi tanıyın

Böyle bir çağda bir şey öğrenmek için Google arkadaşınız olarak orada duruyor. Patlıcan emojisini kullanacağınız kampanyanızı hayata geçirmeden önce patlıcan emojisinin ne anlama geldiğini Google’da aratabilirsiniz. Bu, her emoji için geçerli. O emojinin, en yeni anlamını bilmeniz çok önemli.

Kitlenizi tanıyın

Pazarlamanın altın kuralı! Sinirli emojiyi daha sık kullanan ve görünce de yadsımayan kitle bu emojiyi diğer kitlelere göre daha normal karşılayacaktır.

Pazarlama iletişiminde şu anda emojilerden, milenniallardan bahsediyor olsak da bu konuların gelecekte de yaygın olacağını garanti etmek zor. Gelecekte bir gün insanlar geriye dönüp şimdinin kampanyalarına baktıklarında 1950’lerin reklamlarını nasıl küçümsüyorlarsa bu reklamları da öyle küçümseyebilirler. Zamana meydan okuyabilmek ve aynı zamanda da emojileri kullanmak istiyorsanız gerçekten yaratıcı bir şey bulmanız gerekir.

Nicky Applegarth

Ayima Genel Müdürü

 

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.