Elon Musk’ın ifade özgürlüğü duruşu, Twitter’da reklamverenleri nasıl etkileyebilir?

Milyarder girişimci, Twitter‘ı “dijital bir şehir meydanı” olarak görüyor ancak endüstri gözlemcileri, başarısız olan içerik kısıtlamalarının toksikliğie, yanlış bilgilere ve dezenformasyona neden olabileceği konusunda ciddi endişelere sahip.

Twitter’ın yeni sahibi, platformda ifade özgürlüğünü destekleme sözü verdi. Şirketin denetleme politikalarını gevşetmeyi, kullanıcıları bölmeyi ve reklam alanında uyarı sinyallerini geliştirmeyi ima etti.

Reklam ajansları ticaret birliği olan 4A Başkanı ve CEO’su Marla Kaplowitz’e göre; Elon Musk nisan ayı başlarında çoğunluk hissedarı olduğundan bu yana Twitter’da birkaç büyük değişiklik önerdi ve bu da reklam topluluğu arasında endişeleri tetikledi.

Kaplowitz, Campaign US’e verdiği demeçte: “Musk, Twitter’daki %9 hissesini aldığından beri, insanların bize ulaşıp ‘ne yapacağız, bu ne anlama geliyor?’ dediğini duyduk.

Şimdi, Musk’ın Twitter’da önerdiği değişikliklerin hayata geçebileceği ihtimaliyle karşı karşıya kalınca, endişeler yoğunlaştı.

Özellikle reklamcılar, Musk’ın önerdiği gibi içerik denetleme kurallarının gevşetilmesi durumunda Twitter’ın güvensiz bir ortam haline geleceğinden endişe duyuyor. Kendini “ifade özgürlüğü savunucusu” olarak tanımlayan kişi, bu ayın başlarında Twitter’ın içerik moderatörlerinin “dijital şehir meydanı” olarak gördüğü platforma çok fazla müdahale ettiklerini belirtti.

Twitter’ın mevcut içerik politikaları, 6 Ocak Capitol isyanının ardından Ocak 2021’de kalıcı olarak askıya alınan eski ABD Başkanı Donald Trump da dahil olmak üzere çeşitli yüksek profilli kişilerin platformdan men edilmesine neden oldu. Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, yasağı kaldırılsa bile platforma geri dönmeyeceğini söyledi.

Yasaklanan rakamlar eski haline getirilirse ve yazılanlar kısıtlanmazsa, bazıları Twitter’ın hızlı bir şekilde reklamcıların uzak duracağı zararlı bir platforma dönüşebileceğinden endişe duyuyor.

Liberal medya gözlemcisi Media Matters Başkanı Angelo Carusone, ifade özgürlüğü adına taciz, suistimal ve dezenformasyona karşı korumaları geri alarak Musk’ın “nefret ve yalan barajlarını açması” konusundaki endişelerini dile getirdi.

Carusone yaptığı açıklamada, “hesap verme sorumluluğu artık Twitter’ın en iyi reklamverenlerindedir; Twitter nefret, aşırılık ve dezenformasyondan tamamen arınmış bir hale gelirse, burada bulunmak istemediklerini açıkça belirtmeleri gerekir.”

Reklamverenler, sosyal medya platformlarının, markalarını tatsız veya yasa dışı içeriğin yanında görünmesini önlemek için içeriği düzenlemesini talep etti.

GroupM’de İş Zekası Global Başkanı Brian Wieser şunları söyledi: “Reklamverenler genellikle ifade özgürlüğü ile ilişkilendirilmek isterler, yasa dışı olan şeylerle değil. Gri bir alan olduğunda, çok sorun çıkabilir.”

Kaplowitz, marka güvenliğini koruma ve yanlış ve dezenformasyonun yayılmasını engelleme çabaları azalırsa Twitter’ın “ciddi sonuçlarla” karşılaşacağını öne sürdü.

“Twitter, 4A’nın Reklamveren Koruma Bürosu olan Global Alliance for Responsible Media ile birlikte çalışarak ve marka güvenliği ölçümlerine yönelik bir MRC denetimi taahhüdünde bulunarak, marka güvenliği ve uygunluğunu ele almak için son birkaç yılda kararlı bir adım attı.” dedi.

“Yanlış bilgi ve dezenformasyon, son birkaç yılda yatırımlarda artış gördüğümüz ve çok endişe duyduğumuz alandır. İleride ciddiye alınmazsa ciddi sonuçlar doğuracaktır.” dedi.

Uzayın fethinden internetin fethine…

Musk, elektrikli araçlar ve uzay araştırmaları da dahil olmak üzere çeşitli girişimlerle tanınır ancak önemli bir sosyal medya platformuna sahip olmak, dünyanın en zengin insanına yeni bir güç verir.

Twitter, 2021’in 4. çeyreği itibarıyla 38 milyon ABD’de olmak üzere günlük 217 milyon aktif kullanıcıya sahipti. We Are Social ve Hootsuite raporuna göre Twitter, dünya genelinde en çok ziyaret edilen dokuzuncu site. Bu büyüklükteki bir kitlenin siyaseti ve kamusal karar alma sürecini etkileme gücü var ve bu nedenle Twitter, 2016 ABD seçimlerini etkileyebilecek dezenformasyonu yaymadaki rolü nedeniyle dikkatle incelendi.

Sosyal medyanın tehlikelerinin giderek daha fazla farkına varan internet kullanıcıları, korumaların geri alınması durumunda platformdan ayrılmayı seçebilir. Anlaşmanın açıklanmasından kısa bir süre sonra, #leavingtwitter hashtag’i platformda trend olmaya başladı ve “Twitter alternatiflerini” vurgulayan makaleler filizlendi. Kuralların gevşetilmesi ABD’li muhafazakarlar tarafından büyük ölçüde memnuniyetle karşılandı.

Kaplowitz, Twitter’ın kullanıcı sayıları aynı kalsa bile kitlenin değişebileceğini ve bunun reklamcılık üzerinde bir etkisi olacağını öne sürüyor.

Bir reklam rakibi

Kaplowitz, “Elon Musk reklamcılığı benimsemiş veya reklamcılığa ilgi göstermiş biri değildi bu yüzden Twitter’ın nereye gittiği konusu, insanları endişelendiriyor.” dedi.

GroupM’den Wieser: “Artan borcu desteklemek için nakit akışı olması gerekiyor. Musk’ın tek sermaye yatırımcısı olmadığını varsayarsak, reklamcılık işinin anlamlı bir şekilde bozulmasına neden olacak şeyler yapmayı düşünmek zor. Bir abonelik modelini, yatırımcıları memnun edecek kadar hızlı bir şekilde finansal olarak uygulanabilir hale getirmenin zor olacağını da sözlerine ekledi.

Musk’ın ne kadar ileri gidebileceği ve Twitter’ın politikasını değiştirmek için ne kadar güce sahip olabileceği belirsiz. Düzenleyiciler sosyal medya platformlarında daha sıkı kontroller uygularken, dünyanın dört bir yanındaki hükümetler ifade özgürlüğünün sınırlarını zorluyor. Avrupa Birliği salı günü Twitter’ı, “kurallarımıza uyması” aksi durumda yaptırımlarla karşılaşacağı konusunda uyardı. AB’nin iç pazardan sorumlu üyesi Thierry Breton, Financial Times’a “Burada uygulanacak olan sizin kurallarınız değil.” dedi.

 

Çeviri ve Uyarlama: Necla Eylül Durukan

Kaynak: Campaign US

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.