Doğum izni sonrası ajansa dönmenin aslı

Bir halıcıda satış danışmanlığı yapmak. Avon satıcısı olmak ve DonutTime ekibine katılmak.

Bu işler, bir yetenek avcısı bana çocuğumu kreşten almak istiyorsam reklamcılık dışında bir kariyer seçmemi önerdiği zaman baktığım yarı zamanlı işler. DonutTime üniformasının üzerimde nasıl duracağını düşünerek birkaç saat geçirdikten sonra Central Saint Martins’de geçirdiğim 4 yılı ve toplamda 14 yılı bulan kreatif kariyerimi çöpe atamayacağımı fark ettim.

 

Bebek adımları

Birazdan okuyacaklarınız, şu anda 2 yaşında olan oğlumu doğurduktan sonra sektöre yeniden girme denememin ilk zamanları. Doğum iznimi aldığım zaman kreatif partnerim Lol, dışlanmış komedyenleri tanıtmayı amaçlayan Lemon Comedy adlı global bir marka kurdu. Dolayısıyla haftada 4 gün çalışacağımız bir iş ikimize de uygun olacaktı. Planımıza göre o kendi işiyle ilgilenebilecekti, ben de bir günümü yumuşak malzemelerle donatılmış ve aşırı ısıtılmış oyun merkezlerinde geçirebilecektim.

Bir yetenek avcısı bize ulaşıp kulağa çok iyi gelen bir ajans işi önerdi. Ona esnek saatlere sahip, haftada 4 gün çalışmamıza olanak tanıyacak bir ajans istediğimizi söyledik. İşlerimize bayıldıklarını ve bizimle tanışmak istediklerini söyledi. Ajansın yaratıcı departman yöneticisiyle görüşüp eski patronumuz Trevor Beattie’den nazik bir referans almamızdan sonra işi bize teklif ettiler.

Başlamak için sabırsızlanıyorduk. İnsan kaynakları, kontratımız hakkında konuşmak için aradı. Onlara oğlumu kreşten almak için haftanın birkaç günü işten 5’te çıkmam gerektiğini ama sabah daha erken başlayacağımı, öğle arasında ve akşamları oğlum uyuduktan sonra da çalışacağımı söylemiştim. Ayrıca gerekli olduğu zamanlarda Lol’un mesaiye kalabileceğini de belirtmiştim.

 

Bilgisayar kabul etmiyor

Birkaç gün sonra iş teklifini geri çekmek için aradılar. Yaptıkları açıklama, şirketin büyüklüğü ve yapısı nedeniyle taleplerimizin uygun olmadığı şeklindeydi. Her akşam ofiste olabilecek kreatiflere ihtiyaçları vardı. Eğer 5’te işten çıkarsam, bu hem kendisi hem de diğer çalışanlar üzerinde baskıya neden olacaktı ve adil değildi.

Bir bakıcı tutarsam ve belirli bir süre mesaiye kalabilirsem teklifi yeniden düşünebilirler mi diye sordum. Cevap yine hayır oldu. Bunun için de öne sürdükleri neden, taviz verip oğlumu göremeyecek olmamın onlara kötü hissettirmesiydi çünkü kendileri de birer ebeveyndi. Hiçbir şekilde kazanamıyordum. Bir de insanlar tüm kadın kreatiflerin nereye gittiğini ve kreatif direktörlerin sadece %11’inin kadın olmasının nedenini soruyorlar. İnsan kaynakları bana, doğum izninden önce de orada çalışanların aksine, benim şirket içinde kurduğum sağlam bağların bulunmadığını, bu nedenle 5’te çıkması gereken yeni birini işe alamayacaklarını söyledi.

Lol ile birlikte bu sektöre gösterdiğimiz sadakatin, aldığımız ödüllerin ve referanslarımızın tamamen boşa çıkması gerçekten utanç verici.

Telefon görüşmesinden sonraki gece rüyamda kendimi bir yönetim kurulu odasında büyük bir sunum yaparken gördüm. Sunumu yaparken ofisteki dolapları bebek bezi ve pişik kremiyle dolduruyor, bir mama sandalyesi kurmaya çalışıyordum. Bilinçaltım içinde bulunduğum duruma açık açık çözüm bulmaya çalışıyor, çocuğumu işe götürmem gerektiğini söylüyordu. Kazan-kazan! Kreşe yetişmeye çalışmak yok. Eskiden izlediğim Mr. Brittas dizisinde resepsiyonistin kırtasiye dolabında tuttuğu bebeği aklıma geldi.

Meğer hata bendeymiş

Bir sonraki gün yetenek avcısı fırça çekmek için aradı. Ajansın açık açık ayrımcılık yapması ve kendisinin “esnek çalışma saatleri” isteğimizi yanlış anlaması nedeniyle özür dilemek yerine, teklifin geri çekilmesinin sorumlusu sadece benmişim gibi davrandı. Saat 5’te işten çıkma isteğim hiç makul değildi (kaldı ki kendisi bu bilgiyi ajansa en başında, yani 3 ay önce iletebilirdi). Gösterdiği tepki bana, sadece Jüpiter’de güneş doğarken işe gitmek gibi deli saçması bir şey talep ediyormuşum gibi hissettirdi. Bana “tüm taleplerimi karşılayacak” bir ajans bulmam konusunda şans diledi ve kendi ihtiyaçlarımı düşünmek yerine işletmenin ihtiyaçlarına odaklanmamı tavsiye etti.

Avukat tutma zamanı

Avukat bir arkadaşım bana hemen iş teklifinin geri çekilmesi konusunda hukuki bakış açısı kazandırdı. İş başvurusu yapanların da ayrımcılık konusunda çalışanlarla aynı haklara sahip olduğunu söyledi. Ona göre benim yaşadığım durum iki açıdan cinsiyet ayrımcılığı örneğiydi. Birincisi, çocuk bakma sorumluluğum olduğu için indirekt, ikincisi de kadın olduğum için kötü muameleye maruz kaldığımdan doğrudan ayrımcılıktı. Onu asıl şoke eden, bakıcı tutma teklifime verdikleri cevap oldu. Buna verdikleri cevap, tamamen cinsiyetimle ilgili doğrudan bir ayrımcılıktı ve bir babaya asla bu cevabı vermezlerdi. Doğrudan ayrımcılığa karşı haklı görülebilecek hiçbir savunma olamazdı.

Desteğin annesini buldum

Hikayemi Clemmie Telford tarafından yönetilen ve kreatif annelere destek veren “Herkesin annesi buluşmaları” adlı Facebook grubunda paylaştım. Konu hakkındaki görüşlerini ve 5’te çıkma talebimin onlara göre mantıklı olup olmadığını merak ediyordum. Hiç de mantıksız değilmiş. BBH Kreatif Direktörü Kimberly Gill, “Çalışma saatlerimi bana uyacak şekilde yonttum. Çoğu zaman işten 17:15’te çıkıyorum. Bunun için özür de dilemiyorum, olay da yaratmıyorum, kızım uyuduktan sonra çalışmaya devam ediyorum. Arada birkaç saatini ‘Let it go’ söyleyerek geçirmek kafaya inanılmaz iyi geliyor” cevabını verdi.

Ajansların annelere uygun fırsatlar sunabildiklerini öğrenmek çok iyi oldu. Cheil’in kıdemli kreatifi Lottie Nusca da bunu destekleyen durumunu anlattı: “Haftada 4 günlük bir anlaşmam var ve kreşe yetişmek için 5 gibi çıkıyorum. İşim bitmediği zaman bilgisayarımı alıp eve götürüyorum, çocuğum yattığı zaman çalışmaya devam ediyorum. Çocuğumun ateşi çıktığında ve öğle vakti yanına gitmem gerektiğinde kimse kaşını bile kaldırmadı. Bunu hava atmak için söylemiyorum, ortamdaki tek olumlu örnek olduğumu düşünmek aslında çok üzücü. Neden işverenlerin ‘iş, iş yerinde yapılır’ gibi tarih öncesi bir görüşe saplandıklarını anlamak çok zor. Tüm sektörler içinde bunu en iyi anlayanın reklamcılık olması lazım. En iyi fikirler aklımıza yolda veya duşta geliyor, neden iyi bir iş çıkarmak için günde x saat masalarımızda oturtulduğumuz bir mikro yönetimin kurbanı olalım ki?”

Lottie tam yerine parmak bastı. Başvurduğumuz ajans neden Lol ve benim fikir bulmak için ofiste bulunmamız gerektiği konusunda ısrar ediyordu? Eski kafalılıktı bu. Hiç akıllı telefon diye bir şey duymuşlar mıydı acaba? Peki ya video konferans? Elbette akşam ofiste olmamın gerektiği durumlarda ayarlamalar yapılırdı ama bu durum norm olmamalıydı.

AMV BBDO Kreatif Direktörü Charlotte Adorjan durumu mükemmel özetledi: “Esnek çalışma sadece annelerin değil, herkesin geleceği. İş dışında bir hayata ya da sorumluluklara izin vermeyen şirketlerde kimsenin çalışmak istemediğini ajanslar çok yakında fark edecekler. O ajanslar, herkes sürekli aynı masalarda oturup aynı mutsuz yüzlere bakmak zorunda kaldığı için fikir üretemez hale gelecekler.”

Bu konuda bir işverenin görüşünü almak istedim ve 4Creative Yöneticisi Alice Tonge ile konuştum. “4C bu durumları her zaman destekliyor. Kreatifler harika fikirleri masalarına oturtularak bulmazlar. Ben esnek çalışma saatlerini çok uygun buluyorum. İnsanların yeteneklerini destekleyen ortamlarda bulunmalarını tercih ederim. Daha iyi sonuçlar almanın yolu da kesinlikle bu değil mi?” yorumunda bulundu.

Kimberly Gill yine çok doğru bir noktaya parmak bastı: “Aynı zamanda anne ve kreatif olmak seni ikinci sınıf bir çalışan yapmaz. Ajansların yaratıcı departmanlarda annelere ihtiyacı var ve müşteriler de işlerini annelerin yapmasını istiyorlar. Biz değerliyiz.”

Doğru söylüyor. Satın alma kararlarının büyük bölümünü anneler verirken markanızla bir annenin ilgilenmesi elbette mantıklı. Annelerin son derece verimli olduğu, zamanlarını mükemmel yönettikleri ve arabuluculuk yeteneklerinin hayli geliştiği de bir gerçek. Dışarı mayosuyla çıkmak isteyen bir çocuğu giydirmek için sadece beş dakikanız varsa, bundan daha iyi bir problem çözme teknikleri eğitimini hiçbir yerde alamayacağınızı anlıyorsunuz.

Ofiste değilim

Eğer iş gücünde çeşitlilik gerçekten isteniyorsa, ajansların “ofiste” çalışma saatleri ve şirket yapısı gibi temel kavramları tekrar gözden geçirmeleri gerekiyor. İnsanların işlerini sunma ve paylaşma şekillerini yeniden düşünmeliyiz. Google Docs sayesinde fikirlerinizi nerede olursanız olun paylaşabilirsiniz. Ofisteki kişiler doğrudan belge üzerine yorumlarını yazabilir ve anında aksiyon alabilirler. Google Hangouts ile bir toplantıya katılabilir ve bulunduğunuz yerden bağımsız olarak çalışmanızı sunabilirsiniz. Bunları yaparken hâlâ çalışıyorsunuz, sadece ofiste değilsiniz. Önemli olan, ihtiyaç duyulan yerde mevcut olmanız.

Saat 20:00’de hâlâ ofiste olan ve sipariş ettiği tatsız yemeği kemiren birinin fiziksel form dışında gerçekten orada olduğunu söyleyebilir misiniz? Belki de tek yaptığı Facebook’ta takılmak ve eve dönerken bineceği taksinin fişini düşünmektir.

2018 yılında bir ajansın sadece 17:00-18:00 arasında bedenen ofiste olmayacağı için birini işe almaktan vazgeçmesi tam anlamıyla dinozorluk. Eğer ajanslar gerçekten yetenek çeşitliliği istiyor ve yaratıcı departmanlarda giderek artan 35 yaş üstü kadın çalışan boşluğunu doldurmayı planlıyorlarsa, dijital iş birliği araçlarını daha fazla kullanmaları gerekiyor demektir.

Nasıl olduğuna örnek vermek gerekirse, Lol’un şirketi Lemon Comedy Toronto, Melbourne ve Londra’da faaliyet gösteriyor. Ekibi hiçbir zaman aynı odada bulunmadı. Sadece Facebook Messenger, Google Drive ve Docs kullanarak tasarım değişimi sürecinin tamamını yönetti ve Melbourne Komedi Festivali programını hazırladı. Bütün bu süreçlerde kullanılan bir ofis olmadı. Bütün reklam sektörünün evden çalışması gerektiğini söylemiyorum ama ofiste bulunmanın yanı sıra buna da olanak tanıyan bir iş yapma şekli benimsersek, çocuklarına bakmak zorunda olan aileler için son derece uygulanabilir bir çözüm bulmuş oluruz. Buna çocuğunuz uyuduktan sonra işe devam etmek veya iyi hissetmediği günlerde evden çalışmak da dahil. Teknoloji sayesinde artık “Ofiste değilim” gibi bir durum yaşanmıyor.

 

Daha iyisi yapılabilir

Peki değişimin daha kısa sürede gerçekleşmesini nasıl sağlarız? Henüz sektörümüzde ebeveyn izni olanakları, işe dönüş anlaşmaları ve esnek çalışma politikaları konusunda ajans karşılaştırmaları yapılmıyor. Bu nedenle her yıl “Okul raporları” yayımlayan Campaign’e, “Çocuk Yuvası Raporları” fikrimizi Lol ile birlikte anlattık. Bu sayede ajansları ebeveyn hakları açısından karşılaştırabileceğimizi düşündük. Veya belki de Creature’ın stajyer haklarını korumak üzere oluşturduğu ve ajansların imzaladığı “Placement Poverty Pledge” gibi ebeveyn dostu ajanslar oluşturma planı hazırlanabilir, böylece kriterlere uymayanlar ortaya çıkarılabilirdi. Campaign de yakın zamanda Duke ile bir anlaşma yaptıklarını, reklam sektöründeki annelerin ne durumda olduğunu gösteren kapsamlı bir araştırma yayımlayacaklarını söyledi. Bunu duymak harika oldu. Umarım iyi ajansları takdir ederek diğerlerinin de kendilerine çeki düzen vermelerini sağlar, böylece bu alanda gerçek bir değişim başlatabiliriz.

 

Annelere ihtiyaç var

Son olarak, gelişimi sürekli kılmak için anne olan yönetici kreatif direktör sayısını daha da artırmamız gerekiyor. Sadece sektörden birkaç ay veya birkaç yıl uzak kalmış ve sonrasında reklamcılığa geri dönmüş, bebek sahibi bir anne bu geri dönüşün nasıl bir şey olduğunu anlayabilir. Bu empatiyi kuranların yönetimde olması, çalışmaya geri dönen annelere nasıl destek olmaları gerektiğini ve onlardan en iyi çalışmaları nasıl elde edeceklerini bilecekleri anlamına gelir.

Umarım reklam dünyasının zirvesindeki 180 kadının sektörü eskimiş yapılardan ve davranışlardan kurtarmak için başlattığı “Times Up” hareketinin de verdiği güçle değişimin artık başladığını söyleyebiliriz.

Lütfen bu değişim ben Westfield’de donut dağıtmaya başlamadan önce gelsin.

 

 

Natalie Turton

Kreatif Direktör

 

 

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 78. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.